Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
GENSED: Kamu ve özel sektör işbirliği güneşte 2 yılda patlama yaratır!

Türkiye’de güneş enerji üretiminin artırılması için teşviklerin artırılırken, bürokrasinin azaltılması gerektiğine dikkat çeken Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED), kamu ve özel sektörün ortak çabasıyla fotovoltaik sektöründe en geç iki yıl içinde büyük bir patlama yaşanacağını belirtiyor.

 




gensed.jpg

Türkiye güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı bir coğrafyada bulunuyor. Elektrik İşleri Etüt İdaresi verilerine göre; Türkiye’nin yıllık toplam güneşlenme süresi 2 bin 740 saat ki bu günlük ortalama 7.5 saate karşılık geliyor. Işınım şiddeti topografyaya göre değişmekle beraber ışınım şiddeti m^2 başına 1650 kWh’den fazla olan yerler yüksek potansiyelli bölgeler olarak değerlendiriliyor. Türkiye genelinde yıllık ortalama güneş enerjisi 1315 kWh/metrekare. Buna göre Türkiye’nin tüm yüzeyine gelen enerji miktarı 1025·1012 kWh. Bu miktar Türkiye’nin 1996 yılında ürettiği toplam elektrik enerjisinin yaklaşık 11 bin katına denk gelmekte. Türkiye’de bugüne kadar ısıtma alanında yararlanılan güneş enerjisinin elektriğe dönüştürülmesi için yasal düzenlemeler tek tek tamamlanırken, gelecek 10 yılda bu alanda önemli gelişmeler bekleniyor. GENSED Yönetim Kurulu’da bu görüşü destekliyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) tarafından 2013 yılının Haziran ayına kadar verilecek toplam 600 MW'lık lisansı sembolik bir değer olarak gören GENSED Yönetim Kurulu, bunun altında yatan en önemli nedeni ise rüzgar enerjisinde yaşanan sıkıntıların güneş enerjisi sektöründe yaşanmaması olarak görüyor. GENSED Yönetim Kurulu, bu dönem sonrasında elde edilen bulgulara göre ikinci açılacak olan ihalenin 3 bin MW’dan az olmayacağını düşünüyor.

 

Lisansız üretim sektörü canlandıracak

Bu yılın Haziran ayında EPDK tarafından yapılan düzenlemeyle lisansız elektriğin önünü açıldı. Yapılan düzenleme ile azami kurulu gücü 500 kW’ya kadar olan elektrik üretim tesislerinin lisanssız olarak kurulmasına olanak sağlandı. GENSED Yönetim Kurulu, 500kWp altı kurulumlara yönelik uzun vadeli krediler için finansman olanakları yaratmasının sektörü belirgin ölçüde canlandıracağını vurguluyor. Türkiye’de kuvvetli bir altyapı olduğu ve bunun istikrarlı ve verimli kullanılması durumunda bunun ciddi bir ekonomik kaynak yaratacağına dikkat çekilen GENSED Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada şu değerlendirmelere yer veriliyor: “Gerek özel sektör gerekse gerekse hükümet kanadından herkesin ortak bir çaba göstermesi halinde fotovoltaik sektöründe en geç iki yıl içinde büyük bir patlama yaşanacağına şüphe yok. 500 kWp yatırımların özellikle büyük küçük tüm illerimizde bulunan ve ticarethane statüsünde elektrik kullanan alış veriş merkezleri ve konut elektriği kullanan yapılar için son derece uygun bir yatırım olduğu gözlenmekte. Öte yandan mevzuat açısından bakıldığında ise 500 kWp altı lisanssız yatırımların neredeyse lisanslı üretime eşdeğer büyüklükte detay ve formaliteleri berberinde getirdiği görülmekte ve bu da caydırıcılık unsurunun artmasına neden olmakta. Bu tip yatırımları cazip hale getirmek ve ardından finansman kaynakları sağlanıp yatırımcılara uzun vadeli kredi olanakları sunulabildiği taktirde bu sektörün ekonomiye dolaylı yoldan da olsa katkısı büyük olacağı açık.”

 

Bürokrasi ve formalite engeli aşılamadı

GENSED Yönetim Kurulu, sektördeki temel sorunu mevzuatlar olarak görüyor. Yapılan bir takım düzenlemelere rağmen halen gerek lisanslı gerekse lisanssız üretim için yoğun bir bürokrasi ve formalite ile karşı karşıya kalındığına dikkat çeken Yönetim Kurulu açıklamasında, “Oysaki bu tip kurulumların gerçekleştiği Avrupa ülkelerinde ülkemizde haftalarca sürecek işler basit bazı düzenlemeler ile birkaç gün içinde sonuçlanabilmektedir. Örneğin hiç bir Avrupa ülkesinde ülkemizde lisanslı kurulum için ön şart koşulan farklı güneş ölçümlerinin hiç biri istenmemekte. Zira günümüz teknolojisinde coğrafi koordinatları belirli bir yerin küçük bir yanılma payı ile güneşlenme saat süreleri ve güneş ışınım değerleri bulunabilirken, bunu tekrar niteliğinde üstelik de tamamı ithalata dayalı aletler ile ölçüm zorunluluğu getirmek dünya genelinde daha önce yaşanmamış bir deneyim. Bir de lisanlı kurulumlarda kamu arazilerinin kullanımına son onay Başbakanlık tarafından verileceği açıklanmıştır. Bu konu kamuoyunda da tartışılmış ve sektörden gelen talepler değerlendirildiğinde bürokratik sürecin daha da zorlaşacağı değerlendirildi. Ülkemizin her sene enerji için ödediği bedel giderek artmakta. Bu anlamda en azından var olan güneş enerjisi gibi milli kaynaklarımızın kullanımının özendirilesi amacı ile yatırımcının önünde duran bu tip engellerin kaldırılmasının ülke ekonomisine pozitif yönde etkisi olacağı kesindir” değerlendirilmesine yer veriliyor.

 

Dünyada yenilenebilirde %550 kat artış bekleniyor

Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesi’ne göre Türkiye’de yenilenebilir kaynakların, elektrik enerjisi üretimi içindeki payının 2023 yılında en az %30’lar düzeyine çıkarılması planlanıyor. GENSED’in verdiği bilgilere göre bugün dünya genelinde kullanılan elektrik enerjisinin %20’si yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Yenilenebilir enerji kaynakları arasında hidrolik enerji ’luk pay alırken, güneş, rüzgar, biyokütle ve jeotermal kaynaklardan elde edilen enerjinin toplam payı sadece %1. Ancak değişen iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda hidroelektrik kaynaklıklı üretimin giderek azalırken, güneş ve rüzgar enerjisinde artış bekleniyor.

Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım oranının ortalama %550 kat civarında artacağına dikkat çeken GENSED Yönetim Kurulu açıklamasında, “Bu anlamda güneş enerjisinin her geçen gün artan önemi karşısında bizlere düşen görev, en hızlı ve verimli şekilde kaynak kullanımının artmasını sağlamak ve önünde duran tüm bürokratik engelleri karşılıklı diyalog ve ikili çalışmalar ile ortadan kaldırmaktır” deniyor.

500 kWp altı lisanssız yatırımların neredeyse lisanslı üretime eşdeğer büyüklükte detay ve formaliteleri berberinde getirdiği görülmekte ve bu da caydırıcılık unsurunun artmasına neden olmakta. Bu tip yatırımları cazip hale getirmek ve ardından finansman kaynakları sağlanıp yatırımcılara uzun vadeli kredi olanakları sunulabildiği taktirde bu sektörün ekonomiye dolaylı yoldan da olsa katkısı büyük olacağı açıktır

figure.jpg

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz