Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Otomotiv sektörünün önceliği temiz ve kesintisiz enerji

Türkiye sanayinin lokomotif sektörlerinden otomotiv endüstrisi, temiz ve kesintisiz enerji teminine odaklanıyor.





otomobil_fabrika.jpg

Sektörün temiz ve düzenli enerji temininde özellikle bazı bölgelerde ciddi sorunlar yaşadığına dikkat çeken Otomotiv Sanayii Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer, “Enerji teminindeki dalgalanmalar, enerji kesintisine eşdeğer bazen daha büyük zararlar verebilmekte. Bunun için altyapı güçlendirilmeli ve standart dışı tesisatın şebekeye zarar vermesine izin verilmemeli” diyor. 

1960’lı yıllardan bugüne önemli aşamalar kaydeden Türkiye otomotiv sektörü, özellikle son 10 yılda yakaladığı büyümeyle göz  dolduruyor. 1963 yılında yıllık 11 bin adetlerde olan üretimini 2011’de 1 milyonların üzerine çıkaran ve 18,5 milyar dolar düzeyinde ihracat gerçekleştiren sektör, enerji stratejisini ise verimlilik ve süreklilik üzerine oturtuyor.

Mevcut durumda otomotiv sektörünün enerji temininde bir kapasite sorunu yaşanmadığını belirten Otomotiv Sanayii Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer, diğer taraftan temiz ve düzenli enerji sağlamakta özellikle belirli bölgelerde ciddi sorunlar yaşandığını vurguluyor. Enerji teminindeki dalgalanmaların enerji kesintisine eşdeğer bazen daha büyük zararlar verdiğinin altını çizen Tezer, “Bunun için de altyapı güçlendirilmeli ve özellikle standart dışı tesisatın şebekeye zarar vermesine izin verilmemelidir. Enerji fiyatları konusunda ise belirli bir politika olmadığı için şirketler yıllık enerji bütçelerini bile yapmakta zorlanmakta. Enerji fiyatlarındaki artış ve azalış kuralları net olarak belirlenmeli ve mevcut yaklaşımlar terk edilmelidir” diyor.

 

Tasarruf için yatırım artıyor

Otomotiv sanayinin 2011 yılı içinde doğal gaz tüketiminin 957 bin MWh, elektrik tüketiminin ise 730 bin MWh ulaştığı bilgisini veren Tezer, “Genel olarak bakıldığında yıllar içerisinde yapılan yeni yatırımlara bağlı olarak toplam enerji tüketiminde bir artış olsa da üretilen araç/kamyon/otobüs/traktör başına doğal gaz ve elektrik tüketim değerlerinde önemli bir düşüş olduğu gözlemlenmekte” diye konuşuyor.

Otomotiv sanayi için araç maliyetleri açısından önem taşıyan enerjinin,  günümüzde çevresel rekabette de rol oynadığının altını çizen Tezer, sektörün sıcak su sağlamak amacıyla güneş enerjisinin kullanılması dışında yenilenebilir enerji alanında dikkate değer yatırımlar yapılamasa da, özellikle tüketimde tasarruf tedbirlerine yöneldiğini söylüyor. Sektörün elektrik ve doğal gaz tüketiminde enerji tasarrufuna yönelik yatırımlar yaptığını ve bu alanda iyi sonuçlar aldığını vurgulayan Tezer, “Bunun dışında fabrikalarda çalışanlara da bilinçlendirme ve bilgilendirme eğitimleri verilerek çalışanların ve ailelerin günlük yaşamlarında da enerji tasarrufuna yönelmeleri sağlanmakta” diyor. 

 

Otomasyon uygulamaları yaygınlaşıyor

Tezer, otomotiv sanayinde üretilen araçlardaki (otomobil, kamyon, kamyonet, minibüs, otobüs ve traktör) çeşitlilik nedeniyle proses gereği enerji tasarruf oranlarının farklı olduğunu söylüyor. Sektörün üretim tesislerinde enerji kullanımında iyileştirmelere gitmek için iki temel yöntemi benimsediğini belirten Tezer, şunları aktarıyor: “İyileştirmelerin bir kısmı kapasite kullanımının artmasından, bir kısmı ise kısmı ise verimlilik projelerinden elde edilmekte. Özellikle otomobil fabrikalarında, yalıtım, aydınlatma, daha verimli ekipman vb. gibi kolay ve ucuz iyileştirme alanlarının çok azalması nedeniyle, bu iyileştirmeler daha teknik ve innovatif alanlara kaymıştır. Çalışmalar daha çok üretim esnasında kullanılan enerji kayıplarının belirlenmesi ve bunların azaltılması şeklinde olmakta. Proses geçişleri esnasında katma değerli olmayan kısımların örneğin herhangi işleme tezgahında parça yükleme anında çalışmakta olan, hidrolik pompa, soğutma pompası vb. gibi ekipmanların, işlem geçişlerinde kapatılarak veya kısılarak enerjinin sabit kısmının azaltılmaya çalışılmasıdır. Burada en önemli adım enerji kayıplarının analiz edilmesidir. Dolayısıyla enerji kullanımı, kullanım yerine göre ve üretime endeksli olarak ölçülmekte. Diğer taraftan enerji birim fiyatlarının artması nedeniyle otomasyon uygulamaları da ekonomik olarak uygun hale gelmekte ve kullanımı artmakta. Örneğin; dış aydınlatmaların güneş ışığına, iş alanlarının çalışma saatlerine göre otomatik olarak açılıp kapanması ve veya şiddetinin ayarlanması gibi.”

 

Yük tüketicinin sırtından alınmalı

Tezer, enerji maliyetlerinin azaltılmasındaki eylem planının yakın ve orta vadeli olmak üzere iki şekilde planlanması gerektiğini vurguluyor. Yakın vadede enerji dağıtım altyapısının tekrar gözden geçirilmesi ile kaçak ve kayıp oranının azaltılarak mevcut durumdaki yükün öncelikle tüketicinin sırtından alınması gerektiğine dikkat çeken Tezer, “Orta vadede ise özellikle şu anda bazı belirli sektörlere (çimento, demir-çelik vb.) verilen destek, orta ve ufak işletmelere de yaygınlaştırılarak, verimliliklerinin arttırılması sonucu toplam talep artış hızı yavaşlatılmalı ayrıca enerji çeşitlemesi yapılarak, özellikle şu andaki dışa bağımlılık oranları azaltılması sağlanmalı” diyor.

Otomotiv sanayinin 2011’deki doğal gaz tüketimi 957 bin MWh, elektrik tüketimi ise 730 bin MWh olarak gerçekleşti. Genel olarak bakıldığında yıllar içerisinde yapılan yeni yatırımlara bağlı olarak toplam enerji tüketiminde bir artış olsa da üretilen araç/kamyon/otobüs/traktör başına doğal gaz ve elektrik tüketim değerlerinde önemli bir düşüş olduğu gözlemlendi.

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz