Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Zorlu Enerji çevreci santral ile verimliliği arttırdı

Enerji verimliliğini tüm operasyonel süreçlerine yayan Zorlu Enerji, 2012 yılında hayata geçirdiği Lüleburgaz Doğal Gaz Santrali Geliştirme Projesi ile santralde kullanılan doğal gazda yılda 61,3 sm3/yıl tasarruf sağladı. Proje sayesinde karbon emisyonunu 100 bin ton/yıl, kullanılan enerji miktarını ise %30 azalttıklarını belirten Zorlu Enerji Genel Müdürü Sinan Ak, ayrıca santralin elektrik verimliliğini ise %5 artırdıklarını söylüyor.





sinan_ak_zorlu.jpg

Enerjide üretim kadar verimlilikte de ‘Doğru enerji’ mottosu ile hareket eden Zorlu Enerji, bu alanda hayata geçirdiği Lüleburgaz Doğal Gaz Santrali Geliştirme Projesi ile önemli kazanımlar sağlıyor. Şirket olarak enerji verimliliğini tüm operasyon süreçlerine yaymayı başardıklarını belirten Zorlu Enerji Genel Müdürü Sinan Ak, çevrenin korunmasından kalite standartlarına, çalışan sağlığından toplumsal sorunlara pek çok alanda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiklerini belirtiyor. “Bu doğrultuda da enerji verimliliğini, öncelik sırasıyla yaşam kalitesini bozmadan enerji tüketimini azaltmak, proseslerde minimum enerji ile maksimum performansı sağlamak ve doğal gaz santrallerimizde atık ısıyı kullanmak olarak tanımlıyoruz” diyen Ak, tüm santral ve işletmelerde bu üç adımı uyguladıklarını, makine ve ekipmanları da bu amaca hizmet edecek şekilde seçtiklerini söylüyor. Ak, “dur kalk” operasyonlarını azaltarak türbinleri daha verimli kullanmayı ve daha az enerji ile daha fazla elektrik üretmeyi hedeflediklerini kaydediyor.

 

Atık su rezervi kullanımında 950 bin 400 ton/yıl tasarruf

Lüleburgaz Doğal Gaz Santrali’nde 2012 yılında hayata gerçekleştirdikleri projeyi enerji verimliliği alanındaki çalışmalara örnek gösteren Sinan Ak, proje sayesinde santralin çevresel etkisinin düşürüldüğünü, enerji arzı oluşturma konusunda ise muadil işletmelere oranla oldukça ileri bir seviyeye yakalandığının altını çiziyor. Tesiste, üretimde sağlanan verimlilik artışıyla kaynak tüketimini ve üretim sonucu oluşan emisyon miktarlarını önemli ölçüde azalttıklarının belirten Ak şunları aktarıyor: “Proje kapsamında, Zorluteks Fabrika’sının atık su tasfiye tesisi çıkış suyu, 130 ton/saat kapasiteli re-osmos tesisi ile tekrar tasfiye edildi ve enerji santralinin ihtiyacı olan soğutma suyu olarak kullanılmaya başlandı. Böylelikle yer altı su rezervi kullanımında 950 bin 400 ton/yıl tasarruf ettik. Yeni yatırım kapsamında devreye giren HRSG kazan ile buhar türbininden geri dönen suyun da kullanımını sağlayarak yılda yaklaşık 500 bin ton suyu geri kazandık. Türkiye enerji sektöründe bir ilk olan bu proje sayesinde, alıcı ortama deşarj edilecek atık suyunu değerlendirerek kirliliğin önüne de geçtik. Projenin hayata geçmesi ile Lüleburgaz santralimizin kapasitesi 148,19 MW elektrik ve 239 ton buhara ulaştı. Kapasite artırılırken uygulanan iyileştirmelerle santralin elektrik verimliliğini %5 artırdık. Kullanılan doğal gazda 61,3 sm3/yıl tasarruf sağladık. Karbon emisyonunu 100 bin ton/yıl, inverter sistemi sayesinde kullanılan enerjiyi de % 30 azalttık.”

 

Karbon ayak izinde yeni raporunu açıklayacak

Enerji verimliliği alanında yatırıma yönelik projelerin yanı sıra önemli rapor ve projelere de imza attıklarını vurgulayan Sinan Ak, 2011 yılında Türkiye’de enerji sektörünün ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladıklarını söylüyor. Ak, kurumsal sürdürülebilirlik, çevre, çalışanlar, paydaş kitlesi ve kurumsal sorumluluk alanlarında gerçekleştirdikleri projeleri değerlendirdikleri raporun ikincisini ise Kasım ayında kamuoyu ile paylaşacaklarını açıklıyor.

Ak, sera gazı azaltımı ve iklim değişikliği ile mücadele konusundaki çalışmalara da son yıllarda hız verdiklerini belirtiyor. 2009 yılından bu yana karbon ayak izlerini hesaplamaya başladıklarını söyleyen Ak, “Teknik birimlerimiz ve sürdürülebilirlik stratejimizi uygulayan ekiplerimiz, düşük karbonlu ekonomiye geçişte karşı karşıya olduğumuz risk ve fırsatları geleceğe yönelik stratejilere dönüştürebilmek için çalışmalar yürütüyor. Karbon ayak izimizi hesaplayabilmek ve yönetmek için teknik ve stratejik planlar hazırlıyoruz. Grup şirketlerimizden Zorlu Enerji Elektrik Üretim A.Ş. 2011 yılında sera gazı emisyonlarının ölçülmesi ve raporlanması ilkelerini kapsayan ISO 14064-1 belgesini alan ilk Türk enerji şirketi oldu. Emisyon yönetimi çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, 2011’de Zorlu Enerji’nin faaliyetlerinden kaynaklanan doğrudan CO2 emisyonları , dolaylı CO2 emisyonları ise %3 oranında azaldı” diyor.

 

Fidanı toprakla buluşturuyor

Bu yıl tüm etkinliklerinin ayak izi karşılığında Türkiye’nin dört bir yanında yeni ormanlar ve karbon emisyonlarına karşılık yutak alanlar oluşturmaya başladıklarını belirten Ak şunları aktarıyor: “Fuar, toplantı gibi kurumsal organizasyonlarımızın karbon ayak izini detaylı şekilde hesaplıyor ve karşılık gelen ağaç sayısından daha fazla fidanı toprakla buluşturuyoruz. 2012’de ilk olarak Denizli’de 8.250 fidanlık bir orman kurduk. Bunu, Arpaçay ve Tunceli’de tesis edeceğimiz yeni ormanlar izleyecek. 2013 yılında ise çalışanlarımızın seyahatleri nedeniyle oluşan karbon emisyonuna karşılık olarak, ülkemize yeni ormanlar kazandırmayı hedefliyoruz. Diğer taraftan, doğal kaynakların tasarruflu kullanımı konusunda aldığımız kararlar sonucunda, 2011 yılında su tüketimimizi %9 oranında azalttık. 2011 yılında atıklarımızın %39’unu geri dönüşüm ve geri kazanım yöntemleriyle bertaraf ettik. Bu çalışmalar maliyetlerimizin kontrolüne de doğrudan fayda sağladı.”

 

Verimlilik gönüllükten çıktı zorunluluk haline geldi!  

Zorlu Enerji Genel Müdürü Sinan Ak, Türkiye’de son yıllarda, kamuoyunda iklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilir enerji kaynak kullanımının her boyutu ile sorgulanmaya başlandığını söylüyor. Artık mevcut enerji kullanım alışkanlıkları ve politikaları ile enerjiden alınan kaynakların geri kazanamayacak şekilde yok edildiğinin anlaşıldığının altını çizen Ak şunları aktarıyor: “Türkiye’de enerji verimliliği ve enerji sürdürülebilirliği ile ilgili regülasyonların oluşturulmaya başlanması, gerekse başta halka açık şirketler olmak üzere, özel sektör temsilcilerinin konu ile ilgili stratejiler geliştirmeye başlaması ile enerji verimliliği daha fazla gündem konusu olmaya başladı. Şirketler gerek paydaşlarından gelen talepleri, gerekse iklim değişikliği gibi her geçen gün dünyamızı daha fazla tehdit eden sorunları göz ardı edemez hale geldi. Sorumlu iş yapma modelleri oluşturmak çağımızda artık gönüllü bir yaklaşım olmaktan çıktı, zorunluluk haline geldi. Enerji ithalatının Türkiye’nin cari işlemler açığındaki büyük payını hepimiz biliyoruz. 2011 yılında ülkemizin enerji ithalatı 48 milyar ABD doları oldu. Yapılan araştırmalar bu rakamın her geçen yıl artarak devam edeceğini gösteriyor. Bu nedenle ülke olarak yakın gelecekte karşı karşıya kalacağımız enerji arzı güvenliğinin sağlanabilmesi için enerji verimliliği ve sürdürülebilir enerji kaynakları konusunda küresel dinamikleri ve eğilimleri iyi okuyan ve iyi değerlendiren bir enerji vizyonuna ve bu doğrultuda oluşturulacak stratejilere ciddi ihtiyacımız var.”

Grup şirketlerimizden Zorlu Enerji Elektrik Üretim A.Ş. 2011 yılında sera gazı emisyonlarının ölçülmesi ve raporlanması ilkelerini kapsayan ISO 14064-1 belgesini alan ilk Türk enerji şirketi oldu. Emisyon yönetimi çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, 2011’de Zorlu Enerji’nin faaliyetlerinden kaynaklanan doğrudan CO2 emisyonları , dolaylı CO2 emisyonları ise %3 oranında azaldı. 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz