Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
2013 Yılı Enerji Bakanlığı Bütçesi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Irak Petrol Bakanlığı’nın Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nı (TPAO) bir petrol arama sözleşmesinden çıkaracağını duyurmasıyla ilgili olarak, “Biz tercihimizi kardeş ülke Irak’ın normalleşmesiyle alakalı kullanacağız ama tercih kendilerinindir” dedi.





enerji_bakan.png

Yıldız, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, bakanlığının bütçesi üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

 

Irak’ta TPAO’nun ihale aldığı sahalarda risk olup olmadığının sorulması üzerine Yıldız, kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına kadar Irak’ın tamamında merkezi hükümetten 25 milyar dolarlık iş alındığını söyledi.

 

Bu işlerin zaman zaman “Rusya, Kuveyt, Güney Kore” gibi ülkelerin şirketlerinin de bulunduğu farklı konsorsiyumlarla beraber alındığını ve TPAO’nun hissesinin genelde yüzde 20 civarında olduğunu anlatan Yıldız, şöyle konuştu:

 

“Yüzde 20 pay olduğu düşünülürse biz Irak’ta 5,2 milyar dolarlık iş aldık. Arkasından bir ihale daha açtılar, oradan da 236 milyon dolarlık ayrı bir iş aldık. Sonra ‘bunun sözleşmesini imzalamıyoruz’ dediler. Bu yaptığımız anlaşmalar servis anlaşmasıdır. Biz ‘saygı duyuyoruz, varsa başka vazgeçmek istediğiniz onları söyleyin’ dedik. TPAO olarak Irak’ın normalleşmesiyle alakalı işler yapıyoruz. Şu anda Irak’ta günlük 2,7 milyon varil petrol üretiliyor ve bu miktarın 2017′ye kadar 7 milyon varile kadar çıkartılması planlanıyor. Eğer Irak, bizim kardeş ülke olarak düşünmeye çalıştığımız Irak, kendisini bu manada düşünmüyorsa bizim orada yapacak pek bir şeyimiz yok. Biz tercihimizi kardeş ülke Irak’ın normalleşmesiyle alakalı kullanacağız ama tercih kendilerinindir ve biz buna saygı duyarız. Zaten ben arkadaşlara da söyledim ‘sakın itiraz etmeyin’ dedim. Irak’ın her tarafına kayıtsız kalamayacağımızı söyledim, yine söylüyorum. Petrolle alakalı olarak eğer Kolombiya’da, Venezuela’da operasyon yapıyorsak, hemen 100 kilometre yakınımızdaki bir yere kayıtsız kalmamız düşünülemez.”

 

Bakan Yıldız, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve ekibiyle uyumlu bir şekilde çalıştıklarını da vurguladı.

 

Türkiye’de 6 bin 500 yıllık tarihe sahip olan şehirlerin, tarihi ve kültür varlıklarının, meraların, turizm alanlarının, zeytinliklerin, meyve bahçelerinin bulunduğunu bildiren Yıldız, tabiatta hiçbir şeye dokunmadan enerji yatırımlarını yapmanın kolay bir şey olmadığını söyledi.

 

Kömürün çıktığı, rüzgarın estiği, suyun aktığı, güneşin olduğu yerde enerji tesisi yapılabileceğini kaydeden Yıldız, “Türkiye’nin kıyı şeridi yaklaşık 8 bin 400 kilometre. Sahilde 46 proje, 46 tane de itiraz var. Eğer biz enerji üretmeyeceksek bu ekibin işi kolay. Çayımızı, kahvemizi içip telefondan doğalgaz siparişi verebiliriz. Oysa biz ithalatı olabildiğince minimize etmek istiyoruz” diye konuştu.

 

Yıldız, Kanada’dan Avustralya’ya ve Çin’e kadar dünyadaki madenciliğin en gelişmiş olduğu ülkelerin hepsinde de coğrafya ile oynandığını kaydederek, toprağın altı üstünden değerliyse altının, üstü altından değerliyse üstünün değerlendirileceğini bildirdi.

 

Yıldız, “Bizim kaynaklarımızı mutlaka harekete geçirmemiz lazım. Ama şuna da katılıyorum. Çok hoyratça iş yapanlar oldu, onlara da müsaade etmememiz lazım” dedi.

 

Elektrik ve doğalgaz fiyatları

 

Bakan Yıldız, AB üyesi 27 ülke arasında doğalgazın en ucuz olduğu ikinci ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.

 

Türkiye’deki elektrik fiyatlarının da AB üyesi ülkelerin ortalamasından daha aşağıda olduğunu belirten Yıldız, “Elektrik fiyatı Romanya gibi ülkelerden pahalı, Finlandiya gibi ülkelerden ucuzdur” dedi.

 

“Bir evin kullandığı elektrik 200 kWh olsun. 1 Ocak 2002 tarihinde asgari ücret 163,56 liraydı. O elektrik parası için asgari ücret alan bir işçi kardeşimiz o dönemde ücretinin yüzde 20,2′sini elektrik faturasına ödüyordu. 1 Ekim 2012′de asgari ücret 739 lira. Asgari ücret alan bir işçi 200 kWh elektrik için maaşının yüzde 9,6′sını ödüyor. Doğalgaza bakalım. 163 lira asgari ücret. 1 Ocak 2002′de 125 metreküp gaz için maaşın yüzde 32,2′si harcanıyor. 1 Ekim 2012′de ise 739 lira asgari ücret alan bir işçi, 125 metreküp doğalgaz için maaşının yüzde 18′ini yatırıyor.”

Bor madeninin özelleştirilmesinin kesinlikle düşünülmediğini belirten Yıldız, “Biz bunu ayakta söylüyoruz, oturarak söylüyoruz, su içerken söylüyoruz. Bu rağmen nasıl bir anlam çıkıyor anlamıyorum. Hizmet alımının özelleştirilmesi borun kendisinin özelleştirileceği anlamına gelmiyor” diye konuştu. Yıldız, bor madeninin hammadde olarak satılmadığını, işlenerek satıldığını da vurguladı.

 

Bakan Yıldız, elektrik bedelleri içindeki vergi ürün paylarına değindi. Yıldız, 100 liralık elektrik faturasındaki enerji bedelinin toplamının 56,9 olduğunu ve bunun dağıtım, sayaç okuma, iletim, TRT payı gibi bedellerle devam ettiğini söyledi.

 

“TRT payını neden kaldırmıyorsunuz-” sorusu üzerine Yıldız, “TRT payının kalkması aslında doğru bir şeydir. Bu, bizim partimizin beyannamesinde de vardır. TRT’nin kamu bütçesi ile finanse edilmesi, özerkliğini tartışılır hale getirir. Bunun yerine bir fon ikame etmeden bizim kaldırmamız, yalnızca ticari kaygılarla değil, sosyal kaygılarla da çalışan TRT’ye darbe vurmak demektir” dedi.

 

Tarımsal sulama

 

Tarımsal sulamada enerji faturasına ilişkin soruyu yanıtlayan Yıldız, şunları söyledi:

 

“14-15 yıl önce bu işin genel müdürlüğünü yaptım. Yılda bir kez ödeniyordu. Çiftçi, ‘bir yılda bu kadar borç ödenir mi-’ dedi, aylığa çevirdik. Sonra, ‘biz aylık almıyoruz’ dediler, dönemsel yaptık. Bu dördüncü kez değişiklik yalnız. Biz sattığımız elektriğin parasını almamız lazım. Her çiftçinin, her tüccarın, her sanayicinin ödemediği para, hep beraber paylaştığımız paradır. Herkes kullandığı elektriğin parasını ödeyecek. Bu hem devlet hem kul hakkıdır.

 

Şu anda bir çözüm önerimiz var. 18 bin tane su pompası var 5 bölgede. Bu kardeşlerimize yeni model geliştiriyoruz. Güneş enerjisinden kullanıp, yalnızca tükettiği kadar üretebilen… ve bunun için yüzde 20′lik bir marj var. Bütün güneş paneli üreticilerine, ‘getirin finansman modellerinizi’ dedik. Kayıp, kaçağın 2 yıl içinde oralarda sıfırlanacağına inanıyorum. Bu, kendi ayakları üzerinde durabilen çiftçimizi geliştirir. Biz de kayıp ve kaçaktan kar ederiz, aynı zamanda, ‘elektrik faturamı tahsil ediyor muyum etmiyor muyum’ tartışmasından ben de bir an önce uzaklaşmış olurum.”

 

Yıldız, görüşmelerde, “Azerbaycan’a 1,2 milyar dolar mı verdiniz-” yönünde bir iddiada bulunulduğunu belirterek, “1,2 milyar dolar değil, 1,2 bin lira verebilir mi bir memur bir bakan keyfi olarak bir yere. Bu örneği veren arkadaşın, İran’dan pahalı olduğu için tahkim yoluyla 736 milyon dolara aldığımızı ve bunu ilk faturada kestiğimizi de söylemesi lazım. Bu, kontratta taraflara fiyat ve revizyon hakkı veren bir maddedir.

 

İran’la şu anki tartışmamızın konusu… İran, doğalgazı uluslararası piyasadan şu anda formül gereği daha yüksek satmaktadır. Biz de diyoruz ki taraflara, ‘fiyatınızı düşürün’. ‘Düşüremiyoruz’ diyorlar. O zaman tahkim yoluyla biz onu aldığımızda tekrar düşeceğiz oradan. Neden fiyat düşüşlerinde hükümete teşekkür edilmiyor da fiyat artışında eleştiriliyor-”

 

Yıldız’ın konuşmasının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün bütçeleri kabul edildi.


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz