Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Bankalar yeşil finansman için yarışta

Bir yandan enerji verimliği ve tasarruf uygulamaları ile karbon salınımı azaltmak için harekete geçen bankacılık sektörü, diğer yandan ‘yeşil enerji’ yatırımlarına verdikleri desteklerle sürdürülebilir bir büyümenin sağlanmasına katkı sunuyor. Türkiye enerji sektöründe önümüzdeki 5 yılda 8 milyar dolarını sıfırdan yapılacak yenilenebilir enerji yatırımları olmak üzere yaklaşık 48 milyar dolarlık finansman ihtiyaç olduğuna dikkat çeken finans sektörü temsilcileri, bu ihtiyacın çok rahatlıkla karşılayabileceğini vurguluyor.





akbank.jpg

Küresel ısınma ve doğal felaketlerle dünyanın gündemine oturan iklim değişikliği, “sürdürülebilirlik” hedefi doğrultusunda çevre bilinciyle yatırımları artırıyor. Özellikle enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynakları, sera gazı emisyon oranlarının azaltılması yönünde önemli bir rol oynuyor. Bu alandaki yatırımlara en büyük destek ise finans sektöründen geliyor. Temiz bir çevre ve beraberinde sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşmada önemli bir rol oynayan ve son yıllarda yakaladığı büyümeyle iştah kabartan bir pazar haline gelen “yeşil enerji” yatırımlarını yakın markaja alan bankalar, rüzgar, hidrolik, güneş ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlar için uzun vadeli ve düşük faizli krediler sunuyor. Bu alana dönük finansal ürün seçeneklerine de artıran sektör, sağlıklı yapısı ve likiditesiyle hızla büyümesi beklenen yenilenebilir enerji sektöründen önemli bir pay almayı hedefliyor.

 

Akbank hem üretici hem de tüketicinin yanında

 

Finansal performansın yanında, etik, çevresel, sosyal ve ekonomik değer yaratmaya odaklanan bir kuruluş olduklarını belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Bölüm Başkanı Alper Tolga Selimoğlu, yenilenebilir enerji kullanımı, enerji tasarrufu ve karbon salımının azaltılması konularında da farkındalık yaratacak çalışmalara da öncülük ettiklerini söylüyor. Firmaların enerji maliyetlerini azaltırken, çevreye katkı sağlaması amacıyla Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Kredisi (TurSEFF) sunduklarını aktaran Selimoğlu, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) sağladıkları kaynağın ayrıca Dünya Bankası’na bağlı Temiz Teknoloji Fonu (CTF) ve Avrupa Birliği Komisyonu tarafından da desteklendiğini söylüyor. Selimoğlu, kredi kapsamında yapılan yatırımların bir sonucu olarak, firmaların daha rekabetçi olmasını, fosil yakıtların kullanım yoğunluğunun azaltılmasını ve önemli miktarda sera gazı emisyonunun önüne geçilmesini hedeflediklerini söylüyor. Müşterilerinin çevreyi koruma bilinci ile gerçekleştirecekleri faaliyetlerinin finansmanı amacıyla Akbank Enerji Dostu Kredi’sini hayata geçirdiklerini vurgulayan Selimoğlu, “Kredi kapsamında, müşterilerimizin enerji verimliliği yaratmaya yönelik harcamalarının yanısıra yenilenebilir enerji yatırımlarını proje bazında değerlendiriyoruz. Proje kredilerini maksimum 2 yıl ödemesiz dönem olmak üzere, 7 yıla varan vadelerle müşterilerimize sunuyoruz. Ayrıca, krediyi dövize endeksli kredi, TL veya yabancı para cinsinden (EUR veya USD) spot veya taksitli olarak sabit veya değişken faizli olarak kullanma alternatifleri mevcut” diyor. 

Selimoğlu enerji sektörüne yatırım yapmayı planlayan firmalara, projeye özgü uzun vadeli proje kredileri tesis ederek sektöre destek sunduklarını dile getirerek şunları aktarıyor: “2011 yılında yenilenebilir enerji projeleri ve enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik projelerin finansmanında kullandırılmak üzere EBRD kaynaklı MidSEFF ve TurSEFF, IFC kaynaklı Securitization programı kredilerine aracı olduk. Bu yılda Akbank Enerji Dostu Kredi ile birlikte MidSEFF, TurSEFF gibi kredi kaynaklarına aracı olarak uluslararası çevre kriterlerini gözeten enerji projelerinin teşvik edilmesi ve enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gelişen sanayi ve teknoloji ile enerji ihtiyacının artmakla birlikte enerji tüketiminin sebep olduğu çevre kirliliği, bu konuda yapılan yasal düzenlemeler ve önemli bir maliyet kalemi olan enerji maliyetleri nedenleriyle enerji verimliliği konusu artık daha fazla gündemimizde. Bu doğrultuda firmaların yatırım ihtiyaçlarının arttığı görülmekte ve bankaların yeşil enerji yatırımlarının finansmanına yönelik destekleri de devam ediyor.Biz de Akbank olarak müşterilerimizin çevreye duyarlı işlemlerini finanse etmenin yanı sıra çevre bilincinin artırılmasına, gelecek nesillere daha iyi yaşanabilir bir çevre bırakılmasına katkı sağlamak için finansman modelleri oluşturmaya, işbirlikleri geliştirmeye devam edeceğiz.”

 

TSKB, Türkiye’nin sera gazı salınımı 6 milyon ton azaltacak

 

Türkiye’de yenilenebilir enerjinin finansmanında öncü bir misyon üstlendiğini belirten TSKB Proje Finansmanı ve Kredilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Bala Yücel, kredi verdikleri projeleri belirlerken, verimlilik, fizibilitenin yanı sıra, çevreye zarar verilmemesinin de önceli kriterleri arasında yer aldıklarını söylüyor. Yatırımcılardan Türk Çevre Mevzuatı’nın da ötesinde çalışmalar yapmalarını istediklerini vurgulayan Yücel şunları aktarıyor: “TSKB olarak, 2011 yılsonu itibariyle toplam kurulu gücü 3.300 MW olan 93 adet yenilenebilir  enerji projesi finanse etmiş bulunuyoruz. Bu projelerin 80 adedi Hes, 8 adedi RES, 3 adedi Biokütle ve 2 adedi JES’tir. Projelerin toplam yatırım tutarı 6 milyar dolar, bizim taahhüt ettiğimiz finansman ise 1.7 milyar dolardır. Bu tutarın 1,2 milyon dolarını  fiilen kullandırdık, bu projelerin 50’sinde yatırımların tamamlandığını ve elektrik üretimi fiilen devam ediyor. Bunun dışında doğalgaz ve termik alanındaki projelerle birlikte enerji sektöründeki toplam hacmimizin 2 milyar dolara ulaştığını söylemek mümkün. Finanse ettiğimiz yenilenebilir enerji projelerinin faaliyete geçmesi ile Türkiye’nin sera gazı salınımı 6 milyon ton diğer bir deyişle %1 azalacağız.”   Yücel, ayrıca enerji yoğun olarak kullanılan sektörlerinde enerji verimliliği yatırımlarına özel bir önem verdiklerini ve son iki yılda 20’den fazla projeye yaklaşık 200 milyon dolar  kaynak sağladıklarını vurguluyor. Bu yıl özellikle

RES projeleri, atıklardan elektrik ve buhar üretmeye yönelik yatırımlara yoğunlaştıklarını belirten Yücel, “Yeni kredi kullandırımı olarak bu yıl 600-700 milyon dolara ulaşacağımızı tahmin ediyoruz” diyor.

Elektrik dağıtımı ve nükleer enerji projeleri hariç Türkiye’de her yıl 3500-4000 MW’lık yeni kapasitenin devreye girdiğini, bunun önemli bir kısmının da özel sektör tarafından gerçekleştirildiği de düşünürsek  yıllık en az 3-4 milyar rolar yeni enerji kredisinin verildiğini anlatan Yücel, “5 yıllık  bir perspektifle bakarsak 20-25 milyar dolar tutarında bir kredi ihtiyacından bahsediyoruz. Diğer taraftan global krizin de etkisiyle EÜAŞ’ın elindeki 16 bin MW kurulu güce sahip tesislerin özelleştirilmesi ertelenmiş de olsa önümüzdeki 1-2 yıllık dönemde realize edilmesi gündemde olabilecektir. Dolayısıyla hem her yıl yenisi eklenen yatırımları hem de özelleştirme finansmanının doğuracağı ihtiyacı üst üste eklediğimizde 5 yıldaki finansmanın boyutu 40 milyar USD seviyesine ulaşmaktadır ki bu önemli bir tutardır. Bu rakam içinde sıfırdan yapılacak yenilenebilir enerji yatırımları tarafında oluşacak kredi talebinin de 8 milyar doları civarında olacağını tahmin ediyorum. Türkiye’de bankacılık sektörü içinde bulunduğumuz global krize rağmen sağlıklı yapısı ve likiditesiyle bu finansmanları çok rahatlıkla yaptı ve gelecekte de yapacaktır.”

 

 Yapı Kredi enerji potföyünün %55’i yenilenebilirden oluşuyor

 

Yapı Kredi Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Mert Güvenen, enerji finansman kredisindeki portföylerinde kapasite bazında %55’inin,  kredi hacim bazındaki ise %73’ünün yenilenebilir enerji projelerinden oluştuğunu söylüyor. Güvenen, portföylerindeki 5 bin 102 MW kapasiteli yenilenebilir enerji projelerinde kullandırılan kredi miktarının 3,2 milyar dolara ulaştığına dikkat çekerken, kapasite olarak proje bazında en büyük payı ise %52 ile hidroelektrik santrallerinin aldığını belirtiyor. İklim değişikliğini önleme konusunda gerçekleştirdikleri birçok çalışmanın yanı sıra proje finansmanı konusunda da etkin ve başarılı bir rol oynadıklarını vurgulayan Güvenen, “2011 yılı ve 2012 yılı ilk çeyreği enerji sektörüne ağırlık verdiğimiz bir yıl oldu. Özellikle enerji üretimi, elektrik iletimi ve dağıtımı projelerine odaklandık. Yılın ilk çeyreği itibarıyla 120 farklı yenilenebilir enerji projesine toplam 3,2 milyar dolar tutarında finansman sağladık. Kredi portföyümüzdeki enerji projelerinde kapasite olarak en büyük ağırlık yüzde 94 ile hidroelektrik santrallerinde bulunuyor. Bu projeler enerji sektörünün en temel unsurlarından birini oluşturduğundan, hem bu projelerin hem de özelleştirilmesi devam eden diğer enerji sektörü projelerinin finansmanında yer almaya devam edeceğiz” diyor.

2011 yılında Avrupa Yatırım Bankası ile 200 milyon Avro tutarında 15 yıl vadeli kredi anlaşması imzaladıklarını vurgulayan Güvenen, banka tarafından Türkiye’de özel bankalara verilen en uzun vadeli kredi olma özelliğini taşıdığını bu anlaşmayla çevreye duyarlı yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji verimliliği yatırımlarına destek sağladıklarını aktarıyor. Bunun yanı sıra Dünya Bankası’nın özel sektöre kredi temin eden Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerini de kapsayan 5 yıl vadeli 75 milyon dolar tutarında kredi sözleşmesi imzalandıkları bilgisini veren Güvenen, “ Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından Orta Ölçekli Kurumlar Sürdürülebilir Enerji Finansman imkanının (MIDSEFF) genişletilmiş kapsamına dahil olduk. MIDSEFF kredisi ise 12 yıl vadeli ve 75 milyon Avro tutarındadır. Uluslarüstü kurumlar ve kalkınma bankaları ile önümüzdeki dönemde de bu tarz işbirliklerine devam edeceğiz” diyor. Güvenen iştirakleri Yapı Kredi Leasing’in de, Uluslararası Finans Kurumu, Alman Yatırım Bankası (KfW) ve Güneydoğu Avrupa Enerji Verimliliği Fonu’ndan (Green for Growth Fund/GGF) yenilenebilir enerji ile enerji verimliliği projelerinde kullanılmak üzere yaklaşık 150 milyon dolar tutarında uzun vadeli kredi sağladığını aktarıyor.

Güvenen, tüm bunların yanı sıra yenilenebilir enerji projeleri üzerine gerçekleştirilen akademik çalışmaları da desteklediklerinin altını çiziyor. Yapı Kredi olarak 2011 yılında Koç Üniversitesi işbirliği ile “Yapı Kredi Yenilenebilir Enerji Bursu"nu oluşturduklarının bilgisini veren Güvenen, bu burs programı kapsamında yenilenebilir enerji üzerine yüksek lisans yapan bir öğrencinin konusunda tam donanımlı şekilde mezun olmasını hedeflediklerini söylüyor. Güvenen, “Yeşil enerji alanında devam etmesini beklediğimiz büyümenin sektörde yaratacağı finansman talebi için uluslarüstü finans kurumları ve kalkınma bankaları ile yaptığımız işbirliğini önümüzdeki dönemlerde de sürdürerek bu alandaki finansman ihtiyacını destekleyeceğiz”  diyor. 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz