Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Çelik boru ihracatını uluslararası enerji projeleri sıçratacak

Dünyanın en fazla dikişli çelik boru ihraç eden 5. ülkesi konumunda bulunan Türkiye, uluslararası projelerin önemli aktörü olarak dünya pazarındaki konumunu güçlendirecek. 2011 yılında gerçekleştirdikleri 1,57 milyar dolar değerindeki ihracatla ülke ekonomisine büyük katkı sağladıklarını vurgulayan Çelik Boru İmalatçıları Derneği Genel Sekreteri Mehmet Zeren, yılsonunda başlayacak Trans Anadolu ve Nabucco Doğalgaz Boru Hattı olmak üzere global ölçekli projelerde yer alarak üretim ve ihracatta önemli artışlar kaydedeceklerini açıklıyor.





celik_boru.png

Türkiye’de 55 yıllık bir üretim geçmişine sahip olan çelik boru sektörü imalatta dünyada ilk 3 için yarışırken, 2023 hedefi olan 7.9 milyar dolarlık ihracatı yakalamak için de atağa kalktı. 30 firmanın faaliyet gösterdiği, 8 binden fazla kişiye istihdam sağlayan Türkiye çelik boru sektörü, yıllık 6 milyon tonluk üretim kapasitesi ve 4 milyon tona yakın üretimiyle global pazarın önemli aktörlerinden biri konumunda. 2011 yılı rakamlarına göre Türkiye’nin 3,76 milyon ton dikişli çelik boru üretimiyle Avrupa’da birinci, dünyada ise Çin, Rusya, Japonya ve Güney Kore’nin ardından beşinci sırada yer aldığına dikkat çeken Çelik Boru İmalatçıları Derneği (ÇEBİD) Genel Sekreteri Mehmet Zeren, sektörün her yıl üretiminin yaklaşık yarısını ihraç ettiğinin altını çiziyor. Zeren, “2011 yılında üretimin % 42’sine tekabül eden 1,59 milyon tonluk kısmı ihraç edilirken, kalan kısmı yurtiçinde değerlendirildi. 2011 yılı Türkiye dikişli çelik boru ithalatı ise 106 bin ton oldu” diye konuşuyor.

 

Türkiye çelik boru sektörünün bundan sonraki en önemli hedefinin dünyanın en fazla çelik boru üretimi yapan ilk üç ülkesi arasına yerleşmek olduğunu açıklayan Zeren, kısa vadede hayata geçecek önemli projelerin sektörün ihracatını tırmandıracağını vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Bakü-Tiflis-Ceyhan, Mavi Akım ve Şahdeniz gibi uluslararası projelerde kalitesini kanıtlayan Türk çelik boru üreticileri, ülkemiz adına büyük önem taşıyan Trans Anadolu projesini de tamamlayabilecek kapasite ve teknolojiye sahip. 5 milyar dolar maliyetli Trans Anadolu Boru Hattı’nın yılsonuna kadar başlaması öngörülüyor. Hazar ile Kafkaslardaki doğalgazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıması planlanan Nabucco Projesi ve dünyadaki diğer çelik boru hattı projelerini de sektör olarak yakından takip ediyoruz.”

 

Türkiye çelik boru sektörü 2011 yılında üretim ve ihracatta nasıl bir performans sergilendi? 2012 yılına ilişkin beklentileriniz neler?

 

2011 yılında çelik boru üretimi bir önceki yıla göre yaklaşık artış göstererek 3,76 milyon tona ulaştı. 2011 yılında küresel ekonomideki belirsizlikler nedeniyle çelik boru ihracatında önemli bir değişiklik olmazken iç piyasada inşaat ve otomotiv sektörlerinin gelişimine paralel olarak yurtiçi talebin artması çelik boru üretiminin artmasına katkıda bulundu.

2012 yılında Türkiye ekonomisinin büyüme hızının ve küresel ekonominin yavaşlamasına rağmen çelik boru üretiminde ve ihracatında artışlar olacağına inanıyoruz. 2012 yılında, 4 milyon tona yakın üretim ve bunun yaklaşık yarısı olan 1,8 milyon ton ihracat hedefliyoruz.

 

Sektörün önde gelen ihracat pazarlarını aktarır mısınız? AB pazarlarındaki daralma eğilimini telafi etmek için birçok sektör alternatif pazarlara yöneldi. Bu tablo Türkiye çelik boru sektörüne ne kadar yansıdı?

 

Türkiye çelik boru imalatçıları mevcut teknolojisi, lojistik avantajı ve uygun fiyatlarıyla şu anda dünyanın her yerinde tüm rakipleriyle hem fiyat hem kalite yönünden rekabet edebilecek güçtedir. 2011 yılında 130’dan fazla ülkeye yapılan çelik boru ihracatı bunun en büyük kanıtı… Çelik boru sektörünün en önemli ihracat pazarları Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleri olarak öne çıkarken, 2011 yılında en fazla ihracat yapılan ilk üç ülke ise Irak, ABD ve İngiltere oldu.

İhracatımızın neredeyse yarısının yapıldığı Avrupa Birliği ülkelerindeki borç krizi ve bu ülkelerde uygulanan sıkı maliye politikaları nedeniyle AB ülkelerinde azalan talep dolayısıyla AB ülkelerine ihracatımızda önemli derecede bir azalma meydana geldi. 2012 yılının Ocak-Nisan dönemini ele aldığımızda; AB ülkelerine yaptığımız ihracat yaklaşık oranında azaldı. Buna rağmen çelik boru sektörü, ihracatını özellikle Arap Baharı ve petrol fiyatlarının yükselmesi sonucu altyapı ihtiyaç ve taleplerinin arttığı Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine ve Amerika pazarlarına kaydırarak ihracatında bir denge yakalamayı başardı. 2012 yılının ilk dört ayında; Türkiye çelik boru ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %5,6 artarak 610.731 tona ulaştı.

 

Türkiye ekonomisindeki hızlı büyümeye paralel olarak enerji ihtiyacı ve yatırımları her geçen gün artıyor. Bu anlamda enerji pazarındaki büyümeyi nasıl görüyorsunuz?

 

Enerji tüketimi bir ülkenin gelişmişlik düzeyini anlamak için değerlendirilmesi gereken en önemli kıstaslardan birisidir. Türkiye’de de gelişmekte olan diğer ülkeler gibi enerji talebi sürekli artıyor. Dolayısıyla, enerjide büyük ölçüde diğer ülkelere bağımlı durumda olan Türkiye, enerji arz güvenliğini bir şekilde sağlamak zorunda... Bunun için atılacak en önemli adımlardan birisi de enerji kaynaklarını çeşitlendirmekten geçiyor.

Ayrıca, enerjinin güvenli ve verimli bir şekilde dağıtımı her geçen gün daha önemli bir hale geliyor. Dünyada enerji nakli yapılırken en sık kullanılan yöntemlerden birisi de boru hatları ile enerjinin taşınmasıdır. Şu anda doğalgaz ve petrol taşımada çelik boruların alternatifi yoktur. Dünyadaki en önemli doğalgaz ve petrol kaynaklarının merkezinde bulunan Türkiye, enerji dağıtım görevini en iyi şekilde üstlenmelidir. 

 

Çelik boru sektörünün ihracat ağırlıklı bir yapıya kavuşması için hangi adımların atılması gerekiyor? Bu anlamda kamudan beklentileriniz neler?

 

Çelik boru sektöründe ihracatların artırılması için yapılması gereken en önemli şey hammadde tedarikinde yaşanan engellerin kaldırılmasıdır. Çünkü yurtiçinde ve yurtdışında açılan ihalelerde ve satışlarda yoğun bir rekabet içerisinde olan çelik boru sektörü, rakipleriyle rekabet edebilmek için hammaddeyi uygun fiyatla tedarik etmek mecburiyetindedir.

Genelde birçok sektörde, hammadde için düşük vergi, mamul için yüksek vergi uygulanırken sektörümüzde tam tersi uygulanıyor. Sektörümüzün üretiminde kullanılan sıcak hadde yassı ürünler için %9 ve soğuk hadde yassı ürünler için ithalatta gümrük vergisi uygulanırken çelik boru ürünlerinin ithalatında gümrük vergisi %0 olarak uygulanıyor. İthalatta alınan gümrük vergileri nedeniyle iç piyasadaki yassı çelik fiyatları ise dünya piyasalarının üzerinde seyrediyor. Bu nedenle, yassı çelik ithalatında uygulanmakta olan gümrük vergilerinin çelik boru ithalatında olduğu gibi %0’a düşürülmesi gerekiyor. Gümrük vergilerinin kaldırılması halinde; dünya piyasalarındaki en önemli rakiplerimiz olan Çin, Hindistan, Rusya ve Ukrayna gibi ülkelerle eşit koşullarda rekabet imkânı bularak ihracatımızı önemli ölçüde artırma şansı yakalayacağız. Aynı zamanda, yurtiçi hammadde fiyatları da dünya piyasalarıyla uyumlu hale geleceğinden çelik boru üreticileri lojistik ve termin avantajı nedeniyle yurtiçi yassı çelik üreticilerini tercih edecek ve böylece yassı çelik ithalatında azalma meydana gelecektir.

 

Anti damping soruşturması ihracata darbe vurdu

 

31 Mart 2012 tarihinde Türkiye’nin en büyük ihraç pazarı olan Avrupa Birliği tarafından Türkiye’nin dikişli boru ve profiller ihracatına yönelik açılan anti damping soruşturmasının sektöre olan etkilerini değerlendiren ÇEBİD Genel Sekreteri Mehmet Zeren şöyle konuşuyor: “Kaliteli üretimleri ve zamanında teslimatlarıyla Avrupa pazarında özellikle aranan Türkiye kaynaklı çelik boruların ihracatı, açılmış olan soruşturma nedeniyle olumsuz yönde etkileniyor. Çelik boru üreticileri, AB kurallarına aykırı herhangi bir devlet desteği almazken, AB üreticileri ile eşit şartlarda rekabet etmelerine rağmen soruşturmalar açılabiliyor. Bu tür soruşturmaların açılmasını engellemek adına Devlet Yardımlarını İzleme ve Denetleme Kurulu’nun işler bir hale getirilmesi çok önemli. Kurul’un oluşturulmasına ilişkin kanun Ekim 2010’da yayımlanmasına rağmen, bu kanunun uygulanmasına ilişkin uygulama yönetmelikleri hala yayımlanmadığından çelik boru sektörü bu tür soruşturmalarla karşı karşıya kalabiliyor.”

Öte yandan son yıllarda belediyeler ve kamu kurumları tarafından su iletim hatlarında çelik borular yerine diğer boru çeşitlerinin kullanılmasının sorunlara yol açtığına işaret eden Zeren, kamu kurumlarının ihalelere çıkarken çelik boruları göz ardı etmemesi gerektiğini ifade ediyor.

 

 

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz