Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Eczacıbaşı’ndan daha yeşil süreçler için etkin stratejiler

Eczacıbaşı Topluluğu küresel ısınmadan, fırsat eşitliğine ve eko-inovasyona kadar uzanan, toplum- ekonomi-çevre arasında dengeyi gözeten, bütünsel bir sürdürülebilir kalkınma yaklaşımını benimsiyor ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını gönüllü olarak yürütüyor. Üretimden lojistiğe tüm süreçlerinin daha yeşil olması için çaba gösteren Eczacıbaşı, 2008-2011 yılları arasında karbon emisyonlarında %8,6 oranında düşüş kaydetti.





eczacibasi.jpg

Günümüzde kuruluşların değeri, artık sadece fiziksel varlıkları ile değil, sürdürülebilirlik, marka, itibar gibi, fiziksel olmayan varlıkları ile de ölçümleniyor. İş dünyası için etkin bir büyüme stratejisi olarak da nitelendirilebilecek olan sürdürülebilir kalkınma, inovasyonda sürdürülebilirliğe odaklanarak rekabette farklılık yaratmak için de çok çeşitli fırsatlar sunuyor. Bu hedefe yönelen şirketlerde yürütülen araştırma-geliştirme çalışmaları ve desteklenen yaratıcılık ile girdi kullanımı azalıyor, maliyetler düşüyor. İnovatif ürünlerde olduğu gibi, yeni ve daha yeşil ürünler satışları artırıyor; yeni ve daha yeşil süreçler, yeni iş alanları yaratıyor. Öte yandan sürdürülebilir pazarlama ve insan kaynakları stratejileri, tüketicileri ve çalışanlarıyla uzun dönemli ilişkiler/bağlantılar kurmalarını sağlıyor. Sürdürülebilirliğe yöneliş, kuruluşlarda, düşünce ve iş yapma tarzlarını da dönüştürüyor ve geleceğin talebini karşılayacak yetkinlikler bugünden gelişiyor.

 

Eczacıbaşı Topluluğu da sürdürülebilir kalkınma politikalarını şekillendirirken Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin bütüncül yaklaşımını benimsiyor. Bu yaklaşımın temelinde iş dünyası ve insan yaşamının gereksinimleri ile doğal kaynakların sürdürülebilirliği arasında denge kurmak yatıyor. Topluluk, sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde, ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarıyla bugünden geleceğe uyumlu bir planlama yapmayı amaçlıyor. Bu kapsamda ürün, hizmet, marka, faaliyet alanı, iş süreçleri ve teknoloji kullanımını da entegre etmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

 

Topluluk tüm iş süreçlerinin yanı sıra yönetimine kademesine sürdürülebilirliği taşımasıyla da bir adım öne çıkıyor. 2010 yılında kurulan Sürdürülebilir Kalkınma Grup Başkanlığı’nın yanı sıra Kurumsal İletişim’in de tepe yöneticisi olan Okşan Atilla Sanön, aynı zamanda İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (TBCSD) Yönetim Kurulu’nda Başkan Yardımcılığı ve Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nde delege, TÜSİAD Sürdürülebilir Kalkınma Görev Gücü’nde de Başkanlık görevlerini üstleniyor. Eczacıbaşı Topluluğu’nda sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının genel uygulama alanlarının enerji ve su tüketimi, malzeme tüketimi, atık azaltma, sürdürülebilir ürünler, teknoloji seçimi, farkındalık ve süreç iyileştirme odaklı olduğuna işaret eden Sanön, “Dolayısıyla, ‘çevre sorunlarını giderme amaçlı yatırımlar’ yerine Eczacıbaşı Topluluğu’nun sürdürülebilirlik yaklaşımını hayata geçiren/somutlaştıran çalışmalarına yer veriyoruz” diye konuşuyor.

 

Sürdürülebilir başarı için çalışıyor

 

Topluluk bünyesinde 2007 yılında “Sürdürülebilir Kalkınma Çalışma Grubu” oluşturulduğuna da işaret eden Sanön şu bilgileri veriyor: “Çalışma Grubu, Topluluğun ‘Sürdürülebilir Başarısı’ için kaynakların etkin kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma konusunda Topluluk genelinde duyarlılık ve bilgi birikimi oluşturma amacını da taşıyor. Kuruluşlar seçilen özel raporlama tekniğine uygun olarak, aylık göstergeler halinde insan kaynakları uygulamalarından üretime kadar pek çok alandaki pek çok veriyi izleyerek, merkezi raporlama sistemine iletiyor. Bu veriler yıllık bazda incelenerek, gelecek yıllarda hedeflenecek olan iyileştirme planlarını oluşturmak üzere değerlendiriliyor. Böylece sürdürülebilir kalkınma kapsamında uygun parametreler saptanarak kuruluşlarda yapılan çalışmaların ölçümlenmesi, izlenmesi ve iyileştirmelerin planlanması, sürdürülebilir kalkınma çalışmaları içinde en iyi uygulama örneklerinin paylaşılması ve artırılması teşvik ediliyor.” Bu izleme ve değerlendirme çalışmalarının ortaya koyduğu tabloya göre Eczacıbaşı Topluluğu, üretimde ton başına tükettiği enerji ve su miktarı ile karbon salınımında önemli düşüşler sağladı. 2008-2011 yılları arasında Topluluk kuruluşlarının ton başına enerji tüketiminde %7,2; ton başına su tüketiminde ,5 ve ton başına karbon emisyonlarında %8,6 oranında düşüş yaşandı. Eczacıbaşı Topluluğu’nun 2011 Sürdürülebilirlik Raporu’nda yayımladığı PwC tarafından güvence çalışması gerçekleştirilmiş konsolide enerji tüketimi ve karbon emisyonu verileri, Türkiye’deki 26 üretim tesisini ve bu tesislerdeki arıtma sistemlerini, depoları, laboratuvarları ve yönetim binalarını kapsıyor.

 

İnovasyonu teşvik ediyor

 

Topluluk, her yıl “İnovasyon Buluşması” etkinliği ile kuruluşların sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarındaki en iyi uygulamalarını paylaşıyor, her kategori için teşvik ödülleri veriyor. Etkinlik ile, kuruluşlarda yaratıcılık ve yenilikçiliği teşvik eden bir ortam oluşmasını ve çalışanların gerek bireysel gerekse takım çalışmaları sırasında kuruluşun stratejik hedef ve iş sonuçlarına katkılarını artırmayı amaçlıyor. 2011 yılı itibari ile 53 projenin Eczacıbaşı Topluluğu’na sağladığı katkı 46,1 milyon dolar olurken, 1999 yılından bu yana yarışan 300’e varan projenin Topluluğa katkısı ise 164 milyon dolara ulaştı.

 

BM küresel ilkeler sözleşmesini 2006’da imzaladı

 

Eczacıbaşı Topluluğu, 2006 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzaladı ve bu tarihten beri Sözleşme’nin 10 ilkesine karşılık gelen alanlardaki gelişimini izliyor, raporluyor ve sürdürülebilirlik hedeflerini tüm süreçlerine entegre hale getiriyor. Karbon salımı, 2008 yılından bu yana izlenen ve 2009 yılından itibaren Eczacıbaşı Topluluğu Sürdürülebilirlik raporlarında yer bulan değerlendirme ölçütlerinden biri. Topluluk, 2008 yılından beri Türkiye’deki tesislerinde ton başına karbon salımını azaltıyor.

Okşan Atilla Sanön, “Önümüzdeki yıllarda da Eczacıbaşı Topluluğu, sürdürülebilir kalkınma ilkelerini bütünsel yaklaşımı çerçevesinde ürün, hizmet, marka, faaliyet alanı, iş süreçleri ve teknoloji kullanımına entegre etmeye, iç iletişimini bu ilkelere göre güçlendirmeye ve gelişimini raporlayarak kamuoyuyla paylaşmaya devam edecek” diye konuşuyor.

 

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz