Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Enerjide liberalleşme GSYİH’da yüzde 2,6 artış yaratır

Elektrik sektöründe tam bir serbestlikten söz edebilmek için öncelikle doğal gaz piyasasının liberalleşmesi gerektiğini belirten Enerji Ticareti Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karahan, piyasasının tümüyle liberal bir  yapıya dönüşmesinin 2019 itibariyle GSYİH’da ek %2,6 artmasını sağlayacağını söyledi.





etd.png

Türkiye, enerji sektöründe stratejik olarak liberalleşmeyi seçti. Bu bilinçli seçimin gerekliliklerinin bazı sebeplerden dolayı ertelendiğini belirten Enerji Ticareti Derneği (ETD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karahan, bu nedenle bazı sorunlar yaşandığını söyledi. Bu engellerin hızla bertaraf edilerek, belirlenen stratejinin biran önce hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Karahan, “Gerek özelleştirme gerek kamuya ait şirketlerin müdahalesi, gerek tarife yapısı ve piyasayı bozucu sübvansiyonlar ile doğal gaz pazarının açıklığının sağlanması gibi konular acil biçimde ele alınmalıdır. Buradaki gecikmelerin maliyetleri orta vadede arz güvenliği konusunda ciddi sorunlar yaratabilir” dedi. Yaptıkları bir araştırmaya göre enerji piyasasında liberalleşme ile adil ticaret koşullarının yanı sıra 2019 yılı itibarı ile GSYİH’da ek %2.6, istihdam da ise %3 ilave atış sağlanacağını vurgulayan Karahan, aynı zamanda daha önce liberalleşen telekomünikasyon ve havayolları sektörlerinde olduğu gibi kalite artışı ve etkin fiyatlamaya yol açacağını belirtti.

 

Avrupa ülkeleriyle bir kıyaslama yaptığınızda Türkiye elektrik ticareti piyasasının durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Pazarın en güçlü oyuncuları kimler?

 

Türkiye’de yıllık tüketilen elektrik enerjisinin piyasa değeri yaklaşık olarak 30 milyar TL civarındadır. Ancak batıdaki anlamıyla yapılan bir elektrik ticaretinden bahsetmek henüz mümkün değildir. Gelişmiş pazarlarda tüketilen 1 MWh elektrik fiziki tüketim öncesinde 7-10 kez el değiştiriyor. Türkiye’de ise çalışan bir borsa yapısı olmadığından ve tezgah üzeri piyasanın oluşmadığından bu katsayı oluşmuyor. Son süreçte özellikle batı sınırımızdan bir aylık kapasiteler ile ithal edilen elektrik nedeniyle ancak bu vadede bazı işlemler görülmeye başlandı. Daha uzun vadede ikili anlaşmalar pazarındaki büyüklük ise henüz çok küçüktür. Hali hazırda EPDK tarafından 150 adetin üzerinde lisans verilmiş olduğu halde, aktif olarak ticaret ve satış yapan firma sayısı bu toplamın 1/3’den daha azdır. Piyasa ile ilgili genellemelerde gerek borsa gerek tezgah üstü pazarlar ve fiyat oluşumu bakımından kamusal oyuncu olarak sadece TETAŞ ve EÜAŞ’ın olduğunu görmekteyiz. Burada TETAŞ’ın zorunlu taraf olduğu kontratlar dışında özellikle EÜAŞ elindeki büyük portföyü nedeniyle, pazarda bir oyuncu olmamasına rağmen, bir piyasa yapıcısı gibi spot fiyatlar üzerine etki edebilmektedir.

 

Özelleştirmelerde son süreçte sıkıntılar yaşandığı görülüyor. Özelleştirmeler tamamlanmadan liberal bir piyasa hayata geçirilebilir mi?

 

Geçirilebilir. Liberal piyasaların bazılarında kamusal yapıların varlığını koruduğu modellere rastlanıyor ancak bu durumda elbette bu kamu şirketlerinin davranış sistematiklerinin sorgulanması gerekiyor. Fransa ve Kuzey Avrupa gibi piyasalarda bunun örneklerine rastlıyoruz. Ancak son dönemlerde, örneğin bankacılık piyasasında olduğu gibi bankaların sahibinin kamu olmasının piyasayı bozucu etki yapmamasının sistematiğinin kurulması gerekiyor. Ayrıca bu konuda ürün tipi tek olduğundan ve maliyet avantajları sebebi ile piyasaya haksız rekabet fiyatlarının yansımaması önemlidir. Bunun sağlanamaması halinde ise şirketlerin özelleştirilmesi yerine, üretilen ürünün adil şekilde piyasaya satışı gerçekleştirilebilir.

 

 

Türkiye’de elektrik piyasası için doğal gaz sektöründeki serbestleşmenin önemi nedir? Bu noktada BOTAŞ’ın üçe bölünmesi doğal gaz piyasasını ve elektrik ticareti sektörünü nasıl etkileyecek?

 

Türkiye’de elektriğin yarısı doğal gazdan üretiliyor ve bu uzun yıllar boyunca da devam edecek bir durum. Herhangi bir yatırımcı ya da spekülatör, maliyetler bir fiyat tahmini yapamazken, üretilecek ürünün fiyatını tahmin modelini kuramaz. Bu nedenle BOTAŞ tarafından ilan edilen doğal gaz fiyatının tahmin edilebilir hale gelmesi gereklidir. Bunu sağlamanın metodları ise bellidir; ya gaz ticareti serbestleşecek ve kendi fiyatını arz ve talebe göre belirleyecektir ya da BOTAŞ otomatik fiyat veya sabit formül gibi bazı gecici metotlar belirleyecektir. Elbette arz güvenliği bakımından gazın her an var olması en önemli etkenlerdendir ve bu sebeple BOTAŞ’ın ciddi altyapı yatırımları yapması gerekiyor. Bu nedenle BOTAŞ’ın fonksiyonel olarak bölünmesi doğrudur ancak yeterli değildir. Bölünen fonksiyonları işlerini gerektiği gibi yapması ve eksiklikleri giderebilmesi daha önemli ve öncelikli konulardır.

 

EPDK’nın elektrik sektöründe dağıtım ve satış faaliyetlerinin birbirinden ayrılmasına yönelik kararı, elektrik ticareti sektörünü nasıl etkileyecek?

 

Mantık olarak perakende satışta bir homojenlik sağlayacak gibi görünüyor olsa da uygulamanın farklı olacağı gözükmektedir. Zira halen devam eden geçiş dönemi sözleşmelerinin uzatılması ve tarife yapısının değişmemesi tam rekabet koşullarının şimdilik oluşamayacağının göstergeleridir.

 

Enerji ticaretinin adil ve serbest yapılabilmesi için başka hangi alanlarda adımların atılması gerekiyor?

 

Öncelikle piyasayı bozan sübvansiyon yapısı hem gaz hem de elektrik için kaldırılmalı ve bunun yerine “sosyal direkt” sübvansiyonlar uygulanmalıdır. Özelleştirmeler hızla yapılmalı, süreç içerisinde kamunun elindeki enerji pazar koşulları ile pazara verilmelidir. Geçici uygulamaların kalıcı olmasının önüne geçilmelidir. Tarife yapıları değiştirilmeli ve rekabeti bozucu yapısından kurtulmalıdır. Altyapı eksiklikleri konusunda hızla çalışmalar yapılmadır. Ticareti engelleyici ve bilinmeyen maliyetler kaldırılmalı ya da maliyete sebep olan taraflara yansıtılmalıdır. Enerji kontratlarında “damga vergisi” istisnası mutlak suretle getirilmeli ve tezgah üzeri piyasaların çalışması sağlanmalıdır. En önemli olarak, aynen serbest ticaretteki engeller gibi eşit taraflar arasındaki rekabeti kısıtlayıcı uygulamalara hemen son verilmeli ve piyasa yapısı rekabet koşullarına göre düzenlenmelidir. 

 

Enerji borsası için adımlar hızlandırılmalı

 

Enerji Borsası bünyesinde oluşacak elektrik piyasasının, pazarın rekabete açık kısmı için belli bir fiyat öngörüsü sağlayarak çok ciddi bir işlevi yerine getireceğini belirten Enerji Ticareti Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karahan, “Borsanın şeffaflık sağlaması bakımından da çok önemli bir işlevselliği olacak. Gerek üretici gerek tüccar gerekse tüketici bakımından güvenilir bir referans fiyat oluşması vadeye yönelik hesap imkanı getirecek, risklerin hesaplanması ve giderilmesi bakımından önemli bir fonksiyonu yerine getirecektir. EPİAŞ’ın kurulmasını öngören taslağın yasalaşmasını takiben 12-18 ay içerisinde kurulması öngörülüyor. Enerji Borsası, hızla kurulmalı ve bölgesel bir borsa olması için gereken altyapı çalışmaları hızla tamamlanmalıdır” dedi.

 

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz