Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
GE Energy global pazarda Türk iş ortaklarıyla güçleniyor

Yenilenebilirden nükleere, gelişmiş gaz türbinlerinden akıllı şebekelere kadar pek çok iş koluna sunduğu çözümlerle Türkiye’de 10 bin MW kurulu güce ulaşan GE Energy, yurtdışında hayata geçirdiği projelerle adından söz ettiriyor. Türk iş ortaklarıyla Ortadoğu’dan Doğu Avrupa’da, Rusya’da İrlanda’ya kadar uzanan şirket, esnek ve verimli çözümleriyle önümüzdeki dönem de öncü rolünü korumayı hedefliyor. GE Energy Türkiye Genel Müdürü Mete Maltepe ve Müşteri İlişkileri Direktörü Yavuz Aydın, gündemlerindeki projeleri ve geleceğe dönük hedeflerini açıkladı.





ge.png

GE Energy’nin Türkiye’de ulaştığı mevcut kurulu güçten söz ederek müşteri portföyünüz hakkında bilgi verir misiniz?

 

Mete Maltepe: GE olarak, Türkiye’de uzun yıllardır faaliyet gösteriyoruz. Şu anda Türkiye’de faaliyette 8 bin 200 MW, proje halinde 2200 MW olmak üzere yaklaşık 10 bin 500 MW’lık bir kurulu güce ulaştık. Türkiye’deki kurulu gücün yaklaşık ’inde GE teknolojisinden oluşuyor. Yine Türkiye’deki elektrik üretiminin ise %25’inden fazlası GE enerji teknolojisinden üretiliyor. Portföyümüz 300’den fazla ekipman bulunuyor. Bu ekipmanlar; ağır yük ve aeroderivatif gaz türbinleri, buhar türbinleri, jenbacher gaz motorları ve rüzgar türbinlerini içeriyor. Ürünlerimiz en çok doğal gaz santrallerinde kullanılıyor. Türkiye’deki en büyük müşterilerimizden bir tanesi ENKA’dır. Kurulu gücümüzün 3500 megawattlık kısmı ENKA’nın sahip olduğu ve işlettiği santrallerde kullanılıyor. Ayrıca Enerjisa,  Ak Enerji, Erdemir, Palmed, Mis Enerji ve Zorlu Enerji’nin de aralarında bulunduğu birçok firma müşteri portföyümüz arasında yer alıyor.

 

Enerji sektöründe tercih edilen bir firma olmanızda satış sonrası hizmetleriniz nasıl bir rol oynuyor?

 

Yavuz Aydın: GE teknolojisinin bu kadar tercih edilmesinde, satış sonrası hizmetlerin ve onun arkasındaki çok güçlü bir organizasyonun büyük bir payı var. Biz bu organizasyonu oluştururken, uluslararası büyük üreticilerin genelde uyguladığı yöntemin aksine, yurtdışına bağımlı bir çizgi oluşturmamaya gayret ettik. Türkiye’den mühendis ve teknisyenlerin oluşturduğu bir servis gücü oluşturduk. Bu ekip, kısa süre içerisinde gerekli tecrübeye ulaşarak, tam zamanında, yerinde, son derece hızlı bir şekilde servis hizmeti sağlayan bir yapı haline geldi. Bunun sonucunda da GE ekipmanlarıyla kurulan santraller bizim “emre amade” diye tabir ettiğimiz, çalışmaya hazır, sorunsuz yapılar haline geldi. Bunun bir örneği de ENKA santralleridir. ENKA santralleri geçtiğimiz yıl F-sınıfı gaz türbini teknolojisinde dünyanda “emre amadelik” rekoru kırdı. Başlangıçtaki başarılı kurumlar ve satış sonrası servis desteğinin güçlü olması bizi bu noktaya taşıdı.

 

GE Energy’nin yurtdışı operasyonları hakkında bilgi verir misiniz?

 

Mete Maltepe: Rüzgar enerjisine bakacak olursak, özellikle kule ve kanat alanında uluslararası tedarikçilerimizi Türkiye’de yatırım yapmaya teşvik ettik. Böylece, bu yıldan itibaren bu firmalar hem Türkiye’deki projelere hem de yurtdışındaki projelere kanat ve kule tedarik edilebilecek. GE Energy Türkiye’ye yalnızca ürün ithal edilmiyor. Türkiye’deki tedarikçilerle ve partnerlerle yurtiçindeki projelere değer katarken, yurtdışındaki projelerle de katkı sağlıyor. Burada, uzun yıllardır birlikte çalıştığımız müteahhitlik firmaları bize destek oluyor. Rusya, Litvanya, İrlanda, Irak, Türkmenistan gibi bölgedeki çeşitli ülkelerde, Türk müteahhitlik firmalarıyla çalışıyor ve santraller kuruyoruz. Bu işbirliği, önümüzdeki süreçte de devam edecek.

 

Yavuz Aydın:  Türkiye’de bizim pek çok teknolojide sourcing kaynağı olarak kullandığımız bazı imalatçılarımız var. Örneğin ENKA’nın Çimtaş’ını örnek gösterebiliriz. Çimtaş, heavy duty gaz türbinlerine yönelik ciddi katkı sunan bir firma. Sadece Türkiye için değil, dünyanın diğer yerlerinde de bundan faydalanıyoruz. Bunun dışında Eskişehir’de uçak motorlarına yedek parça üreten TEI firması, bizim endüstriyel alanda kullandığımız, uçak motorundan türetilmiş endüstriyel gaz türbinlerini de üretmekte.  Burada üretilen yedek parçalar tüm dünyaya dağıtılıyor ve kullanılıyor. Tedarikçi firmalarla, ortak üretim yaptığımız firmalarla birlikte çalışıyoruz. Bundan iki yıl önce Artesis firması ile bir ortaklık kurduk. Artesis firması, dönen cihazların sürekli olarak uzaktan kontrolünü sağlayana bir düzenek geliştirmişti. Geliştirdikleri düzenek, bizim sistemlerimizle çok başarılı bir uyum sağladı. Biz buna “Anom Alert” adını verdik. Türk mühendislerinin geliştirdiği bu ürün şu anda bütün dünyada kullanılmaya devam ediyor.

 

GE Energy olarak 2011 yılını nasıl geçirdiğiniz, 2012 yılına ilişkin beklenti ve hedefleriniz neler?

 

Mete Maltepe: 2011 yılının şirket hedefleri açısından son derece olumlu geçtiğini söyleyebilirim. Bir önceki yıla göre, aldığımız siparişlerde ciddi bir artış sağladık. Neredeyse iki misli bir büyüme yaşadık. 2010 senesinin sonunda anlaşmasını yaptığımız Ak Enerji projesi, 2011 yılında kesinleşmiş oldu. Türkiye’nin en büyük rüzgar enerjisi projesi olan Enerjisa’nın Balıkesir rüzgar enerjisi projesi de 2011 yılında faaliyete geçti. Yine 2011 yılında 48 MW’lık gaz türbini olan LM 6000 projesinden üç sipariş aldık. Karaman’da Metcap ile gerçekleştirilen Derviş projesi bizler için çok önemliydi. Anlaşma ilk etapta 500 MW’lık için gerçekleştirilmişti ancak lisansta belli değişikliklere gidildi. Burada kurulacak santralin 1000 MW’a çıkarılma işlemleri devam ediyor. Yine Metcap ile Kırklareli’nde 890 MW’lık bir doğalgaz projesi olan Eurostar imzalandı. Kısacası, geçen yılı çok faal ve verimli geçirdik. 2012 yılında da aynı yoğunlukla devam ediyoruz.

 

Yavuz Aydın: Enerji alanında ciddi yatırımlara sahip olan Fina Enerji ile İzmir ve Hatay’da 87.5 MW’lık projelere imza atmıştık. Şirketin İstanbul'da gerçekleşecek ve 50 MW'lık kurulu güce sahip olacak Tayakadın RES Projesi’nde dünyanın en verimli rüzgar türbinlerinden olan GE’nin 1.600 rüzgar türbinlerini ilk defa Türkiye’de ve Avrupa’da kullanmış olacağız. Yine Karaman’daki Derviş Projesi GE’nin yeni doğalgaz teknolojisi Flex Efficiency 50 kullanılıyor. Ürün, yoğunlaştırılmış güneş enerjisi kullanması itibariyle, son derece yenilikçi bir özelliğe sahip. Derviş projesinde rüzgar enerjisinden de faydalanılacak. Yani doğalgaz, güneş ve rüzgar enerjilerinden faydalanılarak bir üretim gerçekleştirilecek. Bu, dünyanın ilk yenilenebilir kombine çevrim elektrik santrali olacak. Hem GE için, hem de sektör adına çok önemli bir ilke imza attığımızı düşünüyoruz.

 

GE Energy’nin Türkiye enerji pazarındaki büyüme planları hakkında bilgi verir misiniz? Orta ve uzun vadeli hedefleriniz neler?

 

Mete Maltepe: GE Energy, yalnızca elektrik üretimi alanında ekipman sağlamıyor. Dağıtım sistemleri, çeşitli donanımların, yazılımların oluşturulması konusunda da teçhizat veriyor. Türkiye’nin bu alanlarda ciddi bir yatırım ihtiyacı var. Önümüzdeki yıllarda “akıllı şebeke”nin ana teçhizatına ilişkin önemli yatırımlar bekliyoruz. Burada da belli firmalarla önemli ortaklıklarımız var. İlerleyen süreçte, yurtdışında bu projeleri görme imkanı olacaktır. GE Energy akıllı şebekenin ana teçhizatını, donanımını ve yazılımını yürüten ana firma pozisyonunda bulunuyor. Burada yatırım yapan firmalara, bu hizmetleri GE olarak biz sunuyoruz. Bunların dışında, son dönemlerde sanayi ile de önemli bağlantılar kurduk. Dünyada ve Türkiye’de, sanayide daha verimli sistemlere ve elektrifikasyon yöntemine geçme eğilimi gözlemleniyor. Önümüzdeki süreçte elektrifikasyon konusuna ağırlık vermeyi planlıyoruz.

 

Yavuz Aydın: Gelişimimizi sürekli kılmak için de Ar-Ge faaliyetlerine çok yoğun yatırım yapan, bütçe harcayan bir şirket politikamız var. GE Energy adı her zaman teknolojiyle özdeşleşmiştir. Bu yüzden yeni teknolojileri, hızlı bir devinim içinde ve en kaliteli haliyle müşterilerimize sunuyoruz. Türk yatırımcılarda, yeni teknolojilere ciddi bir destek sunuyorlar. Bu destek bizi de motive ediyor.

Türkiye’nin önümüzdeki on yıl içindeki kurulu gücünün iki katına çıkacağını belirtiyor. Bu ikiye katlanacak olan kurulu gücün içinde doğalgaz da, nükleer de, kömür de, rüzgar da yer alacak. Biz teknolojilerimizle bu büyümeyi destekleyeceğiz. GE Energy olarak Ar-Ge yatırımlarımıza devam ederek, farklı yeniliklerle ortaya çıkarıyoruz. Amacımız bu belirleyici rolü devam ettirebilmek. Bildiğiniz gibi, yeni dağıtım şirketlerinin en büyük hedefi, kayıp ve kaçakları azaltıp sistemleri verimli hale getirmek.

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz