Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
İhracatta ilk sıra enerji kablolarının

5 milyar dolara yaklaşan büyüklüğüyle dünya pazarından aldığı payı artırmaya odaklanan Türkiye kablo sektörünün‘dünya üssü’ niteliğini pekiştirerek yoluna devam etmeye kararlı olduğunu söyleyen Kablo ve İletken Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, yetişmiş insan gücü ve kaliteli üretimin en güçlü kozları olacağını vurguluyor. Kavaklıoğlu, sektörün ihracatta 2 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkabilmesi için standart dışı kablo üretiminin önüne set çekilmesi gerektiğini vurguluyor.  





kablo.png

Küresel kriz döneminde yaşadığı düşüşlerin ardından son iki yılda yeniden toparlanma sürecine giren Türkiye kablo sektörü, ihracatta da hedef büyütüyor. 2011’de 330 milyon tonla 2.1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, yeni pazarlara açılmanın planlarını yaparken önündeki engellerin de kaldırılmasını istiyor. “Çok sayıda ve farklı vasıflarda üreticinin olması, kablo arzının talepten fazla olması ve piyasada etkin bir kalite denetiminin olmaması sisteme standart dışı ve kalitesiz kabloların girmesine sebep oluyor” diyen Kablo ve İletken Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu bu durumun kablo ihracatının geleceğini de tehdit ettiğini aktarıyor. Kavaklıoğlu, “Kalıcı sonuç alınabilmesi için denetim faaliyetlerinin artması ve olumsuz neticelerin kamuoyuna duyurulmasının yaptırımcı olacağını, kalitesiz ve standart dışı ürünleri tespit edilen üreticilerin cezalandırılmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuşuyor.

 

Öncelikle Türkiye kablo sektörünün bugün ulaştığı konumu değerlendirir misiniz?

 

Türkiye’de bazı özel kablolar hariç dünyada kullanılan tüm kablo çeşitleri üretilebiliyor. Kablonun temel yapısı çok değişmezken, teknolojik gelişmeler genellikle üretim verimliliğini artırma ve maliyetleri düşürme yönünde ortaya çıkıyor.

Türkiye’de kablo üreticisi olarak faaliyet gösteren irili ufaklı birçok firma bulunuyor. Son bilgilere göre bunlardan 77 adedinin (TSE- HAR veya TSEK) ulusal, bazılarının Uluslararası Kalite Güvence, çok azının da İSO 14001 Çevre yönetim Sistemi Belgeleri bulunuyor.

İç pazar ve ihracat, sektörde faaliyet gösteren 16 büyük firma tarafından yönlendiriliyor. Bu firmalar aynı zamanda toplam üretimin %85’ini de karşılıyor. Sektörde 50 civarında teknik bilgi ve teçhizatı yeterli, dış rekabete açık orta ve küçük işletme bulunuyor. Kalanların büyük bölümü atölye düzeyinde, ağırlıkla iç piyasaya satış yapan, kalite ve vasıfları pek bilinmeyen üreticiler. Sektörün yaklaşık 8 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını söyleyebiliriz.

 

2011 yılında üretim ve ihracatta nasıl bir performans sergilediniz? 2012 yılına ilişkin beklentileriniz neler?

 

2009 yılı verilerine göre dünya kablo sektörü pazar payımız yaklaşık %1,7 olarak gerçekleşti. Beş milyar dolar büyüklüğe yaklaşan kablo ve iletkenler sektörü Türkiye’nin üretimi ve ihracatında oldukça iddialıdır. Türkiye’nin sahip olduğu yetişmiş insan gücü ve endüstriyel deneyimi, sektöre yapılan yatırımlar, Avrupa standartlarında üretim yapan firmaları ile kablo sektörümüzün dünyanın önemli bir üretim merkezi konumuna oturabileceğine inanıyoruz.

 

Sektörün önde gelen ihracat pazarlarından söz eder misiniz? Orta ve uzun vadede ihracattaki yeni rotalarınız nereler olacak?

 

İngiltere, Irak, Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan, İsrail, Türkmenistan, Almanya, Belçika, Fransa, Azerbaycan - Nahçıvan, Cezayir, Kazakistan, İtalya, Libya, Türkmenistan ve İsveç kablo ihracatında öne çıkan ülkeler arasında. Yeni hedef pazarlar olarak ise Kuzey ve Orta Amerika ile Afrika dikkat çekiyor.

İhracata yönelik firmalarımız dış pazarları sıkı takip ederlerken, yeni pazar arayışlarını da sürdürüyorlar. Ayrıca bu konuda İMMİB nezdinde faaliyetlerimiz devam ediyor.

 

Türkiye kablo sektörü enerji sektörünün ihracatçı kimliğine nasıl katkı sunuyor?

 

Türk kablo sektöründe 2011 yılında ihracatın en fazla olduğu kalem, alçak gerilim (80V-1000 V) enerji kablolarıdır. Ardından Orta ve Yüksek Gerilim Kablolar (>1000 V), Telekomünikasyon, Zayıf Akım ve LAN data kabloları (Gerilimi<80V) geliyor. İhracatta önemli sıralarda yer alan sektör ürünleri arasında Emaye Bobin Telleri, Bağlantı Parçalı İletkenler, Koaksiyel Kablolar ve Fiber Optik Kablolar da bulunuyor.

 

Sektörün orta ve uzun vadede her yönüyle ihracat ağırlıklı bir yapıya kavuşması için hangi adımların atılması gerekiyor?

 

Standart dışı ihraç edilen kablolar konusunda gerekli tedbirler alınmaz ve denetim sağlanmaz ise, hiç kuşku yok ki gelecekte ihracatımıza tahmin edilenden daha fazla olumsuz etkisi olacak. Sektörümüzün en önemli konuları arasında arz fazlalığı ve yeterli kalite bilincinin oturmamış olması ve yaşanılan krizin tüm dünya pazarını etkilemiş olması geliyor.

Bu kapsamda üretici firmalarımız; kaliteli üretim ve ürün yelpazesinin çeşitliliği, yeni pazarlara açılım, katma değeri yüksek ürünlerin ihracatı ile kablo sektörüne canlılık getirecek ve böylelikle ekonomik kriz ihracat ile aşılmış olacak.

Dünya metal fiyatlarındaki dalgalanmalar da sektörü olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle devlet ihalelerinde uygulanan sabit fiyat her iki taraf için de büyük bir risk oluşturuyor. Sektörde özelleştirmelerin hızlanması, dağıtım hatlarının yenilenmesi ve yatırımların ve kapasite kullanımlarının artması bekleniyor.

 

Türkiye ekonomisindeki hızlı büyümeye paralel olarak enerji ihtiyacı ve yatırımlar her geçen gün artıyor. Bu anlamda sektörünüzün büyüme potansiyelini değerlendirir misiniz?

 

Son dönemde Türkiye'de enerji alanında 2 önemli gelişme var. Bunların ilki dağıtım özelleştirmeleri, bir diğeri de yatırımcıların enerji sektörüne girmelerine olanak tanıyan lisans sistemi ve özellikle alternatif enerji uygulamalarındaki büyük ilerlemeler.

Her iki gelişmenin de kablo sektörünü pek çok açıdan olumlu etkilemesini bekliyoruz. Öncelikle kurulacak olan yeni santrallerle kablo talebi artacak, şebeke bağlantıları ve indirme merkezleri için ek kablolar gerekecek. Var olan altyapının iyileştirilmesi ve yeni hatların çekilmesi de kablo talebini arttıracağı gibi verimliliğe yönelik yapılan uygulamalar ve kullanıcıların bilinçlendirilmesiyle kablo seçimi önem kazanacak.

 

Sektörün gündeminde ihracatın yanı sıra hangi başlıklar yer alıyor?

 

Türkiye kablo sektörü olarak TSE ve uluslararası EN standartlarına uygun olarak hazırlanan Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’nin hızla yürürlüğe girmesini istiyoruz. Hastane, okul, alışveriş merkezleri gibi toplu yaşam alanlarında çıkan yangınların nedeninin %30 oranında kablo ve tel ile ilişkili elektrik tesisatı olması da bunun en önemli göstergesi. Bununla birlikte aynı insan hakları gibi tüketicinin de vazgeçilmez temel haklarından ‘güvenlik hakkı’ açısından kablo üretiminde standartların sağlanması kaçınılmazdır.

Müteahhitler ve proje firmalarından, inşaat maliyeti içinde en fazla %2’lik bir paya sahip olan kaliteli kablo kullanmaktan asla ödün vermemesini; insanların can ve mal güvenliğini tehdit eden kablolarla mücadele konusunda dernek çalışmalarına gereken desteği vermesini bekliyoruz.

Kablo ve İletken Sanayicileri Derneği olarak sektörün gelişmesi için kalite konusunda çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz