Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Isınmak için Almanya’nın 10 katı enerji tüketiyoruz!

Türkiye’deki 18 milyon konutun yüzde 85’e yakınının hala yalıtımsız olduğu için israf edilen enerjinin bedelinin yılda ortalama 7,5 milyar doları bulduğuna dikkat çeken XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Yörük, “Isınmak için çok daha soğuk bir iklime sahip olan Almanya’dan 10 kat fazla enerji tüketiyoruz. Bu da ülkemizin bu konuda kat edeceği daha çok mesafe olduğunu gösteriyor” dedi.





ertugrul_yoruk.png

Toplam enerjinin yüzde 73’ünü ithal eden Türkiye’de binalarda yalıtım eksikliğinin hem ekonomik hem de çevresel anlamda verdiği zararlar neler?

 

Enerjide dışa bağımlılığımız ve taraf olduğumuz Kyoto Protokolü gereğince karbon emisyonlarının azaltılması için binalarımızda enerjinin en verimli şekilde kullanılması gerekiyor. Maalesef dünya genelinde yapılan araştırmalar Türkiye’nin enerjisini yeteri kadar verimli kullanmayan ülkeler arasında ön sıralarda olduğunu ortaya koyuyor. Ülkemizde enerjinin en yoğun kullanıldığı yerlerden biri konutlarımız. Ülkemizde enerjinin %34’ünün konutlarda kullanıldığı ve konutlarda kullanılan enerjinin %80’inin ısıtma amaçlı tüketildiği düşünüldüğünde enerjimizin ne kadar büyük bir kısmını boşa harcadığımız ortaya çıkıyor. Türkiye’de maalesef 18 milyon konutun %85’ine yakını hala yalıtımsız, yalıtımsız binalar yüzünden her yıl ortalama 7,5 milyar dolarlık enerjiyi israf ediyoruz. Sadece yalıtımsızlık yüzünden havaya savurduğumuz bu rakam ortalama olarak ülkemiz cari açığının ’ini, 2011 bütçe açığının %33’ünü ve enerji ithalatının %22’sini oluşturuyor.

Toplum olarak büyük oranını ithal ettiğimiz enerjiyi bilinçsizce kullanarak belki de fark etmeden ülke ekonomisine çok büyük darbe indiriyoruz. Tüm bu maddi zararların yanında fosil yakıt tüketimiyle havayı kirletip ekolojik dengeyi bozuyoruz. Oysaki binalarımıza ısı yalıtımı yaptırarak ısıtma ve soğutma için harcadığımız enerjiden en az %50 oranında tasarruf sağlayabilir; konut başına atmosfere yayılan karbondioksit miktarını yarı yarıya düşürebiliriz.

 

Avrupa’da tüm binaların enerji verimliliği yüksek ‘Pasif Evler’e dönüştürülmesi hedefleniyor. Türkiye’de binalarda enerji verimliliği alanındaki çalışmaları Avrupa ülkeleriyle kıyasladığınızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

 

Avrupa ülkeleri ve Türkiye’yi karşılaştırdığımızda ortaya çıkan tablo maalesef çok da parlak değil. Avrupa ülkelerinde kişi başına ısı yalıtımı malzemesi tüketiminin Türkiye’nin tam 13 katı olduğu görülüyor. Türkiye’de yeni yeni konuşulmaya başlanan ‘Pasif Ev’ kavramı Avrupa ülkelerinde uzun yıllardır uygulanıyor. Hatta Avrupa ülkelerinde 2020’ye tüm binaların yıllık enerji tüketimi 15 kWh/m2 altında olan ‘Pasif Evler’e dönüştürülmesi hedefleniyor. ‘Pasif Evler’, %95’lere varan oranda düşük enerji tüketimi ile sıfır emisyon salınımını sağlıyor. Ülkemizde ise yalıtımsız binalar, sadece ısınmak için ‘Pasif Ev’lere göre 20 kat daha fazla enerji tüketerek hem ekonomik hem de ekolojik bir tahribata neden oluyor. 

Türkiye’de konutlarda ısıtma ve soğutma için harcanan enerji Avrupa ülkelerinin oldukça gerisinde. Örneğin TS 825 Isı Yalıtım Yönetmeliği ile binalarda metrekare başına enerji tüketimi 100-120 kWh/m2 olarak hedefleniyor. Ayrıca kişi başına düşen ısı yalıtım malzemesi miktarı da bizden daha soğuk olan Avrupa ülkelerine göre yaklaşık 13 kat daha az. Türkiye, ısınmak için çok daha soğuk bir iklime sahip olan Almanya’dan 10 kat fazla enerji tüketiyor. Bu da ülkemizin bu konuda kat edeceği daha çok mesafe olduğunu anlatıyor.

 

1 Ocak 2011’de yürürlüğe giren Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği kapsamında bugüne kadar nasıl bir ilerleme kaydedildi? Mevcut binaların tümünün 2017 yılına kadar bu belgeyi temin edeceğini düşünüyor musunuz?

 

Yönetmelikle Enerji Kimlik Belgesi’nin zorunlu hale gelmesi ve Yapı Denetimi Kanunu’nun tüm Türkiye’yi kapsar hale getirilmesiyle ısı yalıtımı da zorunlu hale geldi. Mevcut binalarda ise Enerji Kimlik Belgesi almak 2017 yılından itibaren zorunlu olacak. Binaların görünür bir yerine asılacak “Enerji Kimlik Belgesi”, asgari olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri ve ısıtma-soğutma sistemlerinin verimiyle ilgili bilgileri içerecek. Kimlik belgesinin zorunlu hale gelmesiyle birlikte ısı yalıtımı pazarında gerçek bir büyüme gözleniyor. Fakat 2017 yılına kadar tüm binaların yalıtım yaptırmış olması öngörüsü bugünkü şartlarda çok gerçekçi bir yaklaşım değil. Eskiye oranla hem insanlarda yalıtımın önemi ile ilgili artan bilinç hem de yasal zorunluluklar yalıtımı yapılan bina sayısında önemli bir artışa sebep oldu. Ancak 2017 yılına kadar tüm binaların yalıtımının yapılmasının bir zorunluluğa bağlanması maalesef tek başına yeterli değil. Bunun için denetimlerin yapılması gerekiyor.

Isı yalıtımı yaptırmanın önünde engel olan konuların başında da ısı yalıtımının maliyetli bir uygulama olduğu konusundaki yanlış algı geliyor. Oysaki ısı yalıtımının getirdiği maliyetin payı, yeni inşa edilen bir binanın toplam maliyeti içinde sadece %3 ile %5 arasında değişiyor. Mevcut binalarda ise bu maliyet; yalıtım ürünleri, sıva, boya ve uygulama da dâhil olmak üzere metrekarede ortalama yaklaşık 30-40 TL arasında. Birkaç yıl içinde kendini amorti eden ısı yalıtımı, sonrasında ömür boyu kazandıran kârlı bir yatırıma dönüşüyor.

 

 

Enerji verimliliği kapsamında özellikle ısı yatılımı konusunda verilen teşvikleri yeterli buluyor musunuz? Bu alanda nasıl bir yol haritasını ihtiyaç var?

 

Yalıtım uygulamalarının artması için insanların önüne sadece yasal yükümlülükler koymak yeterli değil. Çeşitli teşvik mekanizmaları ile yalıtım cazip hale getirilmelidir. XPS Isı Yalıtımcıları Sanayi Derneği olarak, yalıtım uygulamalarını doğru anlatmanın ve yalıtımı kolaylaştıracak teşviklerin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Yalıtım ürünlerindeki ve uygulamalarındaki KDV’nin kaldırılması ya da %1’e indirilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra devlet desteği ile mortgage benzeri, düşük faizli ve uzun vadeli yalıtım kredisi sağlanmasının da ısı yalıtımı uygulamalarının artmasında çok etkili olacaktır. Yalıtımlı binaların enerjiyi daha ucuza satın alması da ciddi bir teşvik olabilir.

 

Merdivenaltı üretim sektörü ve tüketiciyi zorluyor

 

XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Yörük, sektördeki en büyük sorunun CE Belgesi taşımayan, standart dışı ve gerçek yalıtım sağlamaktan uzak merdivenaltı malzemelerin olduğunu söyledi. Kötü malzeme kadar kötü işçiliğin de sorun yarattığına dikkat çeken Yörük, “Doğru malzemeyi nasıl uygulayacağını bilmeyen uygulayıcılar yalıtımın sağlıklı olarak yapılmasını engelliyorlar. Uluslararası standartlarda ve CE Belgesi’ne sahip ürünlerle, eğitimli ve uzman uygulayıcılarla hayata geçirilen yalıtımlı binalar enerji verimliliğinin istikrarında önemli rol oynayacaktır. Sonradan mağdur olmamak için binalarına ısı yalıtımı yaptırmak isteyen kişilerin ısı yalıtım üretici firmalarını ve yalıtımda kullanılacak ürünleri iyi araştırmaları gerekir” dedi.

 

 

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz