Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Kilim GÜNEŞ açacak

Türk mobilya sektöründe saygın bir yeri olan Kilim, enerji tüketimini azaltmak için efektif çözümler üzerinde çalışıyor. Uzun vadede güneş enerjisine odaklandıklarını söyleyen Kilim Mobilya Stratejik Pazarlama ve Marka Müdürü Cihat Şahin, maliyetlerin düşmesiyle birlikte bu alandaki yatırımlarını da hızlandıracaklarını aktarıyor.





kilim.png

Kilim Mobilya’yı daha yakından tanıyabilir miyiz?

 

Kuruluşu 1976’ya dayanan, mobilya ile ilgili birçok konuda atölye bazında uzun yıllar üretim yapan Kilim, 1995’te Hacılar Organize Sanayi’deki kendi tesislerine taşındı. Firmamız sürekli büyüyerek 2011 yılı içerisinde 110 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 400 bin metrekare alan üzerinde, günlük 100 koltuk takımı, 750 kanepe, 400 yatak 400 parça baza, 5 bin metrekare modüler, bin metreküp sünger üretimi yapan entegre bir tesis haline geldi. Ülke genelinde hizmet veren 6 Bölge Müdürlüğümüz, 6 Bölge Bayiliğimiz, 21 il bayiliğimiz ve 400’ün üzerinde satış noktamızla yapılanmamıza devam ediyoruz.

Yurtdışından giderek artan talepler ile doğrultusunda, başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere, İran, Irak, Türkmenistan, Kazakistan, Mısır, Azerbaycan, İngiltere ve Lübnan gibi 30’u aşkın ülkeye faal olarak ihracat yapıyoruz. Önümüzdeki yıl içerisinde ihracat yapılan ülke sayısında ve ihracat miktarımızda önemli artışlar bekliyoruz. TSE EN ISO 9001-2008 Kalite Yönetim Sistemi çalışmaları çerçevesinde de çalışmalarımız sürüyor. Özetle, bütün bölgelerde eğitimli teknik servis personeli, ürün garantisi ve müşteri memnuniyetine dönük Ar-Ge, üretim, satış ve satış sonrası hizmetleriyle Kilim aranılan ve tercih edilen bir marka oldu.

 

Büyük hedeflere doğru emin adımlarla ilerleyen Kilim’in enerji giderleri hakkında bilgi verir misiniz? Tüketim grafiğinizi aşağıya çekmek için nasıl bir misyon çerçevesinde hareket ediyorsunuz?

 

Firmamızın toplam enerji tüketimi ortalama yıllık 1.100.000 TL civarıdır. Elektrik enerjisi kullanım oranımız yüzde 88-90, diğerleri ise yüzde 10-12 aralığındadır. Dolayısıyla firmamızın enerji tüketimindeki ana kaleminin elektrik olduğunu söyleyebiliriz.

Öncelikle her geçen gün sistemlerimizi daha verimli nasıl kullanabiliriz, daha az enerjiyle nasıl daha efektif hareket edebiliriz diye düşünmekteyiz. Dolayısıyla her geçen gün bu konuda çalışmalar yapıp kısa vadeli olanları hemen, uzun vadeli olanları ise zamana yayarak uygulamaktayız.

 

Birçok sektör üretim süreçlerinde enerji tasarrufunu artırmak için temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yatırım yapıyor. Kilim’in bu yönde planları var mı?

 

Kendi elektriğimizi üretme yönünde kısa vadede bir planımız bulunmamakla birlikte orta ve uzun vadede yatırım beklenen 2 farklı proje üzerine kimlik kazandırma çalışmalarımız mevcut. Temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarından ilk bazda güneş enerjisine odaklanmış durumdayız. Fakat bu süreç uzun vadeli bir süreç olduğundan solarcell maliyetlerinin bir miktar daha düşmesini beklemekteyiz. Bu konuda güneş panelini öncelikle iç aydınlatmada LED’lerde kullanarak ilk uygulamalarımızı başlatmış bulunmaktayız. Bu süreç, güneş panellerinin daha makul seviyelere gelmesiyle birlikte hızlanarak devam edecek.

Şirketimizin enerji kullanımının ana kalemini elektrik enerjisi oluşturduğundan dolayı tüm verimlilik ve tasarruf çalışmalarımız bu yönde. Örneğin elektrik enerjisine son 1 yıl içerisinde 3 kez farklı zamanlarda her seferinde yaklaşık olmak üzere %30’un üzerinde zam geldi. Fakat enerji harcamalarımız 2011 yılı ile karşılaştırdığımızda kapasite artışımız olmasına rağmen sadece %5 daha fazla yani neredeyse eşit miktarda oldu. Elektrik enerjisi tüketim miktarlarımıza baktığımızda ise %20’nin üzerinde bir düşüş gözleniyor. Bunları sağlayabilmek için elektrik enerjisinin sanayide en büyük tüketicisi konumunda bulunan elektrik motorlarına odaklanıldı. Bu kapsamda yeni alınan bütün motorlar IE2 ve daha üzerinde bir verimliliğe sahip.

 

Enerji maliyetlerinizi düşürmek için otomasyon sistemlerinden yararlanıyor musunuz?

 

Enerji maliyetlerini düşürmek için otomasyon sistemlerinden azami seviyede faydalanıyoruz. Bunlara örnek verecek olursak geçtiğimiz yıl içerisinde üzerinde IE3 verimlilik sınıfında elektrik motoru bulunan invertörlü kompresör satın alarak sadece bu kompresörle %40’ın üzerinde bir enerji tasarrufu elde ettik. Elektrik sistemlerinde motorlara yol verme olarak tabir edilen yıldız üçgen yol verme yöntemleri yerine tamamen artık sürücüler kullanılmaya başlandı ve yine büyük tasarruflar elde edildi. Sürücülerde de son bir yıl içerisinde artık rejeneratif sürücü sistemleri tercih edilmeye başlandı.

Bu sistemi de kısaca açıklayacak olursak hibrit arabalarda fren sırasında açığa çıkan enerji, tekrar aküyü şarj etmek için kullanılmak üzere sisteme geri verilmekte, yani hiçbir enerji boşa kullanılmıyor. Eskiden sürücülerde fren veya yavaşlama sırasında açığa çıkan enerji fren direcinde kullanılarak boşa gitmekteydi. Şimdi ise sisteme geri verilerek başka bir ünitenin kullanması sağlanmakta. Bunu asansörlerde aşağı inerken yapılan frenin başka bir asansörün aynı anda yukarı çıkarken kullanılması olarak da anlayabiliriz.

Dünyanın en pahalı enerjilerinden birisi de basınçlı hava enerjisi olduğundan tesisatlardaki hatalı bağlantı ve makinelerdeki hava kaçakları azaltılmaya çalışıldı. Tüm bu yapılan çalışmalar sonucunda %25 gibi bir oranda elektrik enerjisi tasarrufu sağlandı.

 

Enerji verimliliği ancak teşviklerle artar

 

Sanayicilerin enerji konusunda yaşadığı sıkıntılardan da söz eden Kilim Mobilya Stratejik Pazarlama ve Marka Müdürü Cihat Şahin, özellikle enerji verimliliği alanındaki çalışmaların teşvik edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. “Enerji alanındaki yurtiçi-yurtdışı, gezi, fuar ve yeniliklerin takibi kısmi anlamda finanse edilmeli. Dünyada elektrik enerjisinin en büyük tüketicisi konumunda bulunan elektrik motorlarında verimli motorlar için teşvik olmalı ve vergi indirimi de dahil her türlü çözüm kullanılmalı” diyen Şahin, ayrıca hibrit araçların mutlaka vergi indirimi ile yaygın kullanımının sağlanması gerektiğinin altını çiziyor. Şahin şunları ekliyor: “Akü teknolojisinin gelişmesine paralel olarak tam elektrikli (0) araçların kullanımının da desteklenmeye başlanması, bu kapsamda işletmelerin şarjlı forklift kullanımının yaygınlaştırılması ve bunun için de vergi indiriminin ve özel teşviklerin kamu tarafından mutlaka sağlanması gerekiyor.”

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz