Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Kuzey Irak’ta petrol kavgası

Başbakan Tayyip Erdoğan, Irak’ın kuzeyindeki gerginliğe ilişkin, “Mezhep çatışması dışında bu aynı zamanda bir petrol kavgası da olabilir” dedi. Korkulan senaryo Irak’ta yaşanan petrol gerginliğinin bir iç savaşa dönüşmesi.

 




petrol_kiyamet1.png

Irak’ın zengin petrol ve doğalgaz yatakları, Bağdat ile Erbil arasındaki gerginlikte önemli rol oynuyor. Kuzey Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi (KRG), Bağdat’ın onayı olmadan uluslararası petrol şirketleriyle kendi arama ve üretim programını başlattı. KRG, Exxon gibi enerji devleriyle masaya oturmayı başarırken, bu şirketlerle karlı üretim paylaşımı anlaşmaları yapıyor. Ancak Irak’ın, ülkenin enerji geleceği için bir an önce hidrokarbon yasası çıkarması gerektiği vurgulanıyor. Son dönemde KRG ile enerji alanında yakın işbirliği içinde olan  Türkiye, Irak’taki gelişmeleri yakından takip ediyor. Başbakan Erdoğan, Irak’ın kuzeyindeki olayların mezhep çatışmasının dışında ‘bir petrol kavgası da olabileceğini’ vurguladı. Irak’ta özellikle petrol gelirlerinin paylaşımı konusunda bir an önce çözüm bulunması gerektiği belirtilirken, bunun ülkede faaliyet gösteren şirketler için de önemli olduğu kaydediliyor.

 

Yetki kavgası

 

Uluslararası Enerji Ajansı, Irak’taki petrol üretiminin 2020 yılında günlük 6 milyon varil, 2035 yılında ise 8 milyon varile ulaşacağını öngörüyor. Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Irak’ta petrol ve doğalgaz kaynaklarının nasıl değerlendirileceği konusunda Bağdat ve Erbil arasında ciddi görüş farklılığı olduğunu belirterek, “Hangi yönetim hangi yetkiye sahip olacak, tüm yetkiler merkezde mi olacak, federal sistem tüm unsurlarıyla çalışacak mı, bu konular önem taşıyor” dedi.

Irak’ta bir petrol yasasının olmaması bölgede iş yapan şirketler için de önemli bir risk unsuru. Yeni bir petrol yasası konusunda konsensusun nasıl sağlanacağı ise soru işareti. Bağdat, Irak’ın kuzeyinde iş yapan şirketlere “kara liste” tehditleri savurmasına karşın, KRG, Exxon, Chevron, Gazprom gibi dev petrol şirketlerini bölgeye çekmeyi başardı. 2015’te Kuzey Irak’ın üreteceği petrolün günlük 1 milyon varil olacağı tahmin ediliyor. Yani, Türkiye’nin ihtiyacı olan petrolün iki misli Kuzey Irak’tan Türkiye’ye gelebilir.

 

Basit anlaşmalar

 

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkileri      yakından takip eden bir işadamı, Bağdat ile Erbil arasında en son 13 Eylül’de yapılan bir pratik anlaşma olduğuna dikkat çekerek, “Irak Anayasası’nın bir numaralı maddesi ‘Tüm petrol gelirleri Irak halkına gider’ diyor. Şu anda Kürt tarafına gidecek pay gelirin yüzde 17’si olarak görülüyor ama bu çeşitli nedenlerle    kesilebiliyor Irak’ta bir hidrokarbon kanunu çıkması belki de yıllar sürebilir. Ancak bu kanun çıkmadan da birtakım daha basit anlaşmalar imzalanabilir.

 

45 milyar varil petrol

 

Kuzeydeki petrol ve gaz sahalarının uluslararası şirketlerin kullanımına açılması konusunda yaşanan yetki krizinde, Bağdat’ın KRG’ye, “Bölgede faaliyet gösterecek şirketleri bize sormadan seçemezsin” resti çektiği, ancak KRG’nin ise artık kendi petrol ve doğalgaz kaynaklarını bağımsız olarak geliştirmek istediği belirtiliyor. KRG Doğal Kaynaklar Bakanı Aşti Havrami, geçtiğimiz hafta İstanbul’da yaptığı açıklamada Kuzey Irak’ta var olan 45 milyar varillik petrol ve doğalgaz rezervlerinin Irak merkezi yönetimi ile bölgesel Kürt yönetimi arasındaki sorunlar nedeniyle durmayacağını, bir şekilde hızla talep artışı yaşanan dış piyasalara ihraç edileceğini vurgulamıştı.

 

Boru hattının lafına bile tepki

 

Bağdat, Türkiye ile KRG arasında enerji alanında yaşanan yakınlaşmaya yönelik olumsuz açıklamalar yapmayı sürdürüyor. Türkiye’ye, Kuzey Irak’tan inşa edilmesi planlanan yeni boru hatlarıyla ilgili bugüne kadar Ankara ve Erbil’den sadece sözlü açıklamalar gelmesine karşın, lafının bile Bağdat’ın reaksiyon göstermesine neden olduğu görülüyor.KRG Başbakanı Neçirvan Barzani ile geçtiğimiz hafta görüşen Başbakan Erdoğan, “Gerek doğalgazda gerek ham petrole yönelik neler yapılabilir bunun üzerine çalışmalar yapıldı. Burada merkezi yönetimi aslında sıkıntıya düşürecek bir şey söz konusu değil. Kuzey Irak kendi potansiyeli içinde, kendi tasarruf alanı içinde yapması gereken neyse bunu yapıyor” dedi.

 

Kaynak: AA


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz