Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Petkim petrokimyada rekabeti global ölçeğe taşıyor

2011 yılında ihracatta tarihinin rekorunu kıran Petkim, bu yıl ise 1 milyar dolarlık ihracat hedefliyor. 60’tan fazla ülkeye ihracat yaptıklarını belirten Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk, “Tüm üretim süreçlerinde olduğu gibi ihracata da her zaman rekabet gözlüğü ile bakıyoruz. Dünyada petrokimyasal ürün üreticisi kim varsa, o firma bizim rakibimizdir” diyor.





hayati_ozturk1.png

Bu yıl 47. yılını kutlayan Petkim, üretim kadar ihracatta da yakaladığı başarıyla hem yurtiçi hem de global arenada adından söz ettiriyor. 2011 yılında gerçekleştirdiği 834 milyon dolarlık ihracatla tarihinin rekorunu kıran şirket, bu yıl ise 1 milyar dolarlık ihracat hedefliyor. Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk, ürün fiyatlarında bir gerileme yaşanmazsa bu hedefe rahatlıkla ulaşabileceklerini söylüyor. İhracatın toplam ciroları içindeki payının %36 olduğunu belirten Öztürk, ihracatını gerçekleştirdikleri ürünlerin ise Türkiye’de tüketimi olmayan ürünlerden oluştuğunu aktarıyor. Petkim’in sektörünün en büyük yerli üreticisi olmasına rağmen, esnek üretim kabiliyeti ile pazardaki değişimlere çok kolay ayak uydurduğuna dikkat çeken Öztürk, “İhracata yönelik stratejilerimizin temelini de bu mantık oluşturuyor. Tüm üretim süreçlerinde olduğu gibi ihracata da her zaman rekabet gözlüğü ile bakıyoruz. Ölçeği önemli değil; dünyada petrokimyasal ürün üreticisi kim varsa, o firma bizim rakibimizdir” diyor. Öztürk, ihracat pazarlarında yer alarak iç piyasada yaşanabilecek olası sıkışıklıkları aştıklarını ve performanslarını diri tutuklarını söylüyor.

 

Özelleştirme süreci sonrası önemli bir yatırım hamlesi başlatan Petkim, 2011 yılında nasıl bir performans sergiledi? 2012 yılına ilişkin öngörüleriniz neler?

 

Petkim’in özelleştirme süreci 2008 yılı mayıs ayında tamamlandı. Şirketimiz geçen 4 yıl zarfında 250 milyon dolar yatırım harcaması gerçekleştirdi.  Petkim’in 2011 yılında net dönem kârı bir önceki yıla göre göre %21 azalışla 102 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket, 2011 yılında kapasite artışı, planlı bakım ve üretimde verimlilik artırmaya yönelik 90 milyon dolar yatırım harcaması gerçekleştirdi. 2012 yılında ise yatırım hedefi 177 milyon dolar. Şirketin cirosu 2011 yılında ürün fiyatları ve satış miktarlarındaki artışın etkisiyle önceki yıla göre %34 artarak 3 milyar 891 milyon TL’ye ulaşırken; net satışlar 2011 yılında, 2010 yılındaki 2 milyar 909 milyon TL seviyesinden, %34 artışla 3 milyar 891 milyon TL seviyesine ulaştı. Petkim halen İstanbul Sanayi Odası’nın “İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” sıralamasında 12’inci;  Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin “En Çok İhracat Yapan 1000 Firma” sıralamasında 20’inci; Ege Bölgesi Sanayi Odası tarafından açıklanan “Ege’nin En Büyük 100 Sanayi Kuruluşu” ve “En Çok İhracat Yapan Firmalar” sıralamasında ise 3’üncü sırada yer alıyor.

 

Petkim, güvenli ve rekabetçi enerji kaynakları oluşturmak için ne tür çalışmalar yürütüyor? Bu kapsamda Petkim Yarımadası’nda kurulması planlanan enerji santralinin ayrıntıları hakkında bilgi verir misiniz?

 

SOCAR’ın Petkim Yarımadası için belirlediği ve adına “Value-Site” adını verdiği heyecan verici vizyon; rafineri-petrokimya-lojistik-enerji entegrasyonundan oluşuyor. Başta STAR Rafinerisi olmak üzere, bu entegrasyon çerçevesinde yapılacak tüm yatırımların enerji ihtiyacını karşılayabilecek enerji üretimi, Petkim Yarımadası’nda inşa edilecek STEP Enerji Santrali’nde gerçekleştirilecek. Kendi enerjimizi ürettiğimiz 226 MW kurulu gücünde bir santralimiz bulunuyor. Ancak bu kurulu güç, gelecek vizyonumuzda yapılacak yatırımların ve SOCAR’ın sahamızda yapacağı yatırımların enerji ihtiyacını karşılamada yetersiz kalacak. Enerji santrali yatırımını grup şirketimiz SOCAR Turkey Enerji A.Ş’nin bağlı kuruluşlarından SOCAR Power Enerji Yatırımları A.Ş. üstlenecek.  Santralin temelinin 2013 yılında atılması ve 2015 yılında STAR Rafinerisi ile eşzamanlı olarak devreye alınması planlanıyor. İnşa aşamasında yaklaşık 1000 kişilik istihdam yaratacak. Devreye alınmasından itibaren 300 kişiye kalıcı istihdam sağlayacak.

STEP Enerji Santrali’nin 1 milyar dolarlık toplam yatırım  maliyetinin 300 milyon doları çevre kirliliğini önleyici yatırımlardan oluşuyor. Temiz kömür teknolojisinin kullanılacağı santralin çevreye etkilerini en aza indirmek için  AB normlarında mevcut en iyi teknik kabul edilen arıtma sistemleri kullanılacak. 612 MW kurulu güçteki santral, öncelikli olarak STAR Rafinerisi ve Petkim Yarımadası’nda yapılması planlanan yeni yatırımların enerji ihtiyacını karşılayacak. Tesiste üretilecek elektrik enerjisi, Türkiye’nin artan elektrik ihtiyacının da karşılanmasında önemli bir rol oynayacak. Sağlanacak sürekli, güvenilir ve kaliteli elektrik, yabancı yatırımları Türkiye’ye çekerek ülkenin endüstriyel açıdan gelişmesine katkıda bulunacak. Özel sektörde yeni iş alanları yaratılarak kişi başına düşen gelirin artmasında rol oynayacak.

 

SOCAR’ın Petkim sahasında inşa edeceği bu santralin çevreye yönelik etkileri olacak mı? Bu konudaki karşı çıkışları nasıl yorumluyorsunuz?

 

Son yıllarda temiz kömür teknolojilerinde görülen baş döndürücü teknolojik gelişmelerle termik santrallerin emisyon değerleri, sınır değerlerin çok altına çekilebiliyor. Temiz kömür teknolojileri, günümüzde kullanılan konvansiyonel teknolojilere göre çevresel açıdan üstün teknolojik yenilikler içeriyor. Temiz kömür teknolojisinde, kömürün yanma verimliliği artarken;  yapılan yatırımlarda ısı değeri yüksek, kül miktarı ve kükürt oranı düşük kömür kullanılması, elektrik üretiminde önerilen “mevcut en iyi teknoloji” olarak öne çıkıyor. Dünyanın çevre hassasiyeti, ülkemizle kıyaslanmayacak oranda yüksek olan ülkelerinde, bu teknolojiler rahatlıkla kullanılıyorsa, biz neden kullanmayalım? Doğal kaynakların zenginliği ve düşük maliyetleri nedeni ile AB’nin ülkelerinin birçoğunda ve dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde elektrik üretimi kömüre dayanmakta.  2011 yılında 228,4 milyar kWh enerji üreten ülkemizde,  kömür kaynaklı enerji üretiminin payı sadece %28. Buna karşılık bizden yaklaşık 20 kat fazla enerji üreten Çin’de kömürün payı %71, 21 kat fazla enerji üreten Amerika’da %48,  Almanya’da ise %43 seviyesinde.

Dışa bağımlılığı asgari noktalara çekmek, dünyanın zenginleşen ve refahı her geçen gün artan ülkelerinin enerji stratejilerinde birer “ulusal hedef” olarak kabul ediliyor. Çevreyi ve insanı merkeze alan enerji üretimini, tüm toplum kesimlerinin benimseyerek özümsemesi büyük önem taşıyor.  Bizler de bu küresel kabule paralel olarak Petkim Yarımadası için belirlediğimiz “Value Site” vizyonumuzu, “Yeşil Ekonomi”  konsepti üzerine inşa ediyoruz.  Kurumsal enerji politikalarımızı; Türkiye sanayisini enerjide ithalat bağımlılığından kurtulmasına katkıda bulunmak;  çevreci, verimli ve rekabetçi enerji üretimi gerçekleştirmek üzerine oluşturuyoruz. Dolayısıyla bahsettiğiniz karşı görüşler elbette olabilir. Ancak bizim görevimiz halkımızı ve sivil toplum kuruluşlarını; samimi, bilimsel ve doğru bilgilerle bilgilendirmektir.  Unutmayalım ki sanayileşmenin, üretimin ve kalkınmanın motoru rekabetçi enerjidir. Geleceği yakalamak için çevre dostu, temiz, verimli ve rekabetçi enerji üretiminin şart olduğuna inanıyoruz. Çünkü enerjiyi kim üretiyorsa, o liderdir. Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine karşı çıkmak, dışa bağımlılığı desteklemek demektir. Enerjisini ithal eden ülkeler istihdamını da yurtdışında yaratır.

 

2011 yılının son çeyreğinde ‘Value- Site’ vizyonunun en önemli aşaması olan Star Rafinerisi’nin temelinin atıldı. Bu yatırımın tamamlanmasıyla hem Türkiye hem de dünya petrokimya sektöründe nasıl bir konuma ulaşacak? Yatırım nasıl bir sinerji yaratacak?

 

STAR Rafinerisi, grup şirketimizin bağlı kuruluşlarından STAR Rafineri A.Ş tarafından yapılıyor. Rafinerinin temelini 25 Ekim 2011 tarihinde Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katıldığı muhteşem bir törenle atıldı. Bu yatırım 5 milyar dolarlık bir yatırım bedeline sahip. Bu ölçekte bir yatırım şu an için Türkiye’de yok. Türkiye, bu yatırımın gerçekleşmesiyle her şeyden önemlisi bugüne kadar tek noktaya yapılmış en büyük özel sektör yatırımına ve en kapsamlı yerlileştirme projesine sahip olacak. Rafineride Petkim’in ana hammaddesinin yanı sıra Türkiye’nin net ithalatçı olduğu jet yakıtı, ultra düşük kükürtlü motorin, LPG, petrokok ve ksilen gibi mamuller üreterek cari açığının milyarlarca dolar azalmasına katkı sağlanacak.

STAR Rafinerisi’nde üretilecek ürünlerin tamamının bugün için ithal edilmesi nedeniyle Türkiye’nin en büyük yerlileştirme projesi olacak. Bu rafineri Petkim için de çok büyük öneme haiz. Rafineri devreye alındığında temel hammaddemiz olan naftada bugün %90’lar mertebesinde olan dışa bağımlılığımız sıfır noktasına inecek. Ayrıca navlun, stoklama ve kalite kayıplarından kaynaklanan maliyetlerimiz de tamamen ortadan kalkacak. 25 Ekim 2011 tarihinde temelini attığımız bu dev yatırım Türk insanı için iş, Türk sanayicisi için yerli hammadde, Türk ekonomisi için katma değer ve hepsinden önemlisi Türkiye-Azerbaycan stratejik ortaklığının ekonomik alandaki temeli olacak. İnşa aşamasında 2015 yılına kadar yan sanayi ile birlikte 10 bin kişiye yakın istihdam öngörülüyor. Rafinerinin devreye alınmasından itibaren ise yaklaşık bin kişiye kalıcı istihdam sağlanacak.

 

Bu yıl 177 milyon dolar yatırım yapacak

 

Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk, bu yıl toplam 177 milyon dolar yatırım yapmayı planladıklarını söylüyor. Bu rakama 25 MW gücündeki Rüzgar Enerji Santrali yatırının da dahil olduğunu dile getiren Öztürk, şunları aktarıyor: “100 bin ton/yıl kapasiteli, 2015 yılında devreye alınması planlanan Bütadien Ekstraksyon (BDX) ve 30 bin ton/yıl kapasiteli, 2014 yılında devreye alınması planlanan Çapraz Bağlanabilir Polietilen (XLPE) fabrikalarının yatırımlarına ise bu yıl içinde başlanacak. Yeni yatırımların yanı sıra; Etilen,  Ftalik Anhidrit (PA) ve Saf Tereftalik Asit (PTA) fabrikalarında da kapasite artışı yatırımlarımız sürüyor. PA Fabrikası’ndaki kapasite artışı yatırımının bu yıl içinde tamamlanacağını, 34 bin ton/yıl olan üretimin 49 bin ton/yıl’a çıkacak. PTA fabrikamızdaki kapasite artışı yatırımımız ise 2014 yılında devreye girecek. Kapasitemiz 70 bin tondan, 105 bin tona çıkacak. 2014 yılında devreye almayı planladığımız bir diğer yatırımımız ise Etilen fabrikamıza ait. Üretim kapasitemizi 520 bin tondan 587 bin tona çıkaracak bu yatırımın startını geçen yılın Eylül ayında verdik. Etilen Fabrikası, Aliağa Kompleksi’nin kalbi konumunda. Bu nedenle Etilen üretimimizdeki artış, doğrudan toplam üretim rakamlarımıza yansıyacak.” 

 

 

 

 

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz