Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Rekabetçi bir doğal gaz piyasası için

Doğal gaz sektörünü mercek altına alan Rekabet Kurumu, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'ndaki düzenlemelerin hayata geçirilemedi ve rekabetçi bir piyasa oluşturulamadığı sonucuna varırken, rekabetçi bir piyasa yapısının oluşturulması için BOTAŞ’a kontrat devri yerine miktar devri yapmasını önerdi.





rekabet_piyasasi.png

Rekabet Kurumu, Türkiye doğalgaz piyasasının mevcut yapısı ve ilgili mevzuatı ‘Doğalgaz Sektör Araştırması’ ile mercek altına aldı. Yedi bölüm, 160 sayfadan oluşan araştırmada, enerji sektörü ve rekabet politikası, doğal gaz piyasaları ve rekabet politikası, Türkiye doğal gaz piyasalarının mevcut durumlarının analizi, Türkiye doğal gaz piyasaları serbestleşme sürecinde öne çıkan hususlar ve devletin rolü hakkında bilgi verildi ve önerilerde bulunuldu.

Araştırmada, doğal gaz piyasasının serbestleşmesinin, gerek kamunun kurumsal yapısı bakımından bir geçiş sürecini gerekse piyasa mekanizmaları ve piyasa paydaşları bakımından dikey bütünleşik yapıdan rekabetçi serbest piyasaya yapısına dönüşümü içeren meşakkatli bir süreci beraberinde getirdiği kaydedildi. Altyapısı büyük oranda dikey bütünleşik kamu şirketi BOTAŞ tarafından gerçekleştirilen, ancak 2001 yılında 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile başlayan serbestleşme süreciyle birlikte özel sektör teşebbüslerinin de aktif rol aldığı Türkiye doğal gaz piyasaları bakımından serbestleşme süreci devam etmekle birlikte, bu sürecin yeterince etkin işlemediği yönünde görüşlerin yoğunluk kazandığı belirtildi.

 

4646 Sayılı kanun öngörülen şekilde ilerlemedi

 

Türkiye doğal gaz piyasasının yol haritasını belirleyen en önemli unsurun 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu olduğu belirtilen araştırmada, söz konusu kanunun yapısına bakıldığında oldukça rekabetçi bir piyasa yapısını hedefleyen ve rekabete verilen önem bakımından proaktif ve uç noktada bir yaklaşımın olduğunu söylemenin mümkün olabileceği kaydedildi. Araştırmada, “Bununla birlikte 4646 sayılı Kanun’da öngörülen bu düzenlemelerin uygulamada hayata geçirilemediği görülmektedir. Örnek vermek gerekirse, 4646 sayılı Kanun kapsamında kontrat devirleriyle 2009 yılında yüzde 20 pazar payına düşmesi hedeflenen BOTAŞ sadece yüzde 10 oranındaki bir miktar için kontrat devri gerçekleştirilebilmiş; yine kanun kapsamında BOTAŞ’ın önce ayrıştırılması ve ardından özelleştirmelere tabi tutulmasına yönelik hedefte de bir gelişme kaydedilmemiştir” denildi. Araştırmada, doğal gaz piyasalarının serbestleşme sürecinin 4646 sayılı Kanunun öngördüğü şekilde ilerleyememesinin gerekçelerinin ortaya konması, işleyen bir rekabet politikası oluşturmak bakımından önem kazandığı vurgulandı.

 

Mülkiyet ayrıştırması doğru bir yöntem değil

 

BOTAŞ’ın yeniden yapılandırılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan araştırmada, “BOTAŞ’ın yeniden yapılandırılması bakımından; iletim ve ticaret faaliyetlerinin mülkiyet ayrıştırmasına tabi tutularak özelleştirme yöntemiyle devletin oyuncu olarak piyasadan tamamen çıkmasını öngören görüşlerden, TPAO ile dikey bütünleşmeye gitmesi ve bir anlamda ulusal şampiyon yaratılması yönündeki görüşlere kadar geniş bir yelpazede tartışmaların bulunduğu görülmektedir. Mülkiyet ayrıştırması rekabetin tesisi bakımından en etkin yöntem olarak ortaya çıksa da; uluslararası piyasalardaki gelişmeler, Avrupa Komisyonu düzenlemeleri ve üye ülkelerin uygulamaları incelenmiş, ardından Türkiye’nin güçlü ve zayıf yönleri ile rekabetin tesisi sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi hedefi dikkate alınarak BOTAŞ’ın bu aşamada mülkiyet ayrıştırması yoluyla bölünmesinin doğru bir tercih olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır” değerlendirilmesine yer verildi.

 

Ayrıştırılmış ticari bir şirket kurulmalı

 

BOTAŞ’ın nihai tüketicilere yaptığı satışlar için BOTAŞ’tan hukuki/fonksiyonel ayrıştırılmış bir ticaret şirketi kurulması gerektiği belirtilen Rekabet Kurumu araştırmasında, “Kontrat devri yönteminden tamamen vazgeçilerek miktar devri yöntemine ilişkin çalışmaların başlatılması” önerisi getirildi. Rekabet Kurumu raporuna göre BOTAŞ’ın tüketicilere yaptığı satışlar için hukuki olarak ayrıştırılmış bir ticaret şirketi kurulması gerekiyor. Fiyatlamada ise maliyetin göz önünde bulundurulması gerektiğinin altı çizildi. Depolama ve LNG terminalleri altyapı yatırımları bakımından üçüncü tarafların erişimi konusunda etkin muafiyet rejiminin geliştirilmesine vurgu yapıldı. Araştırmanın ‘öneriler’ bölümünde, “Dağıtım şirketleri ve Yİ-YİD projeleri kapsamında yaptığı satışlar hariç olmak üzere, WW nihai tüketicilere yaptığı satışlar için, BOTAŞ’tan hukuki/ fonksiyonel olarak ayrıştırılmış bir ticaret şirketi kurulması, özellikle hane halkına yapılacak satışlar bakımından uygulanacak fiyatlandırma mekanizmasının ve olağan tedarikçi/son kaynak tedarikçisi gibi mekanizmaların geliştirilmesi” gerektiği vurgulandı.

 

Dört aşamalı model ile doğal gaz piyasası

 

Doğal gaz piyasalarının gelişimine ilişkin Javier Estrada, Arild Moe ve Kare Dahl Martinsen tarafından 1998 yılında Avrupa Birliği için geliştirilen, “dört aşamalı evrim modeli”ne göre doğal gaz piyasalarının gelişimi “doğuş, büyüme, gelişme ve olgunlaşma olarak” dört aşamaya ayrıldığı belirtilen araştırmada, bu modele göre Türkiye’nin mevcut konumu ve hedeflerin ortaya konulduğu kaydedildi. Bu çerçevede Türkiye doğal gaz piyasasının serbestleşme sürecinde 2013-2018 büyüme, 2018-2023 gelişme, 2023 sonrası da olgunlaşma evresi olarak adlandırıldı.  İlk aşamada yapılması gerekenlere ilişkin ise şu önerilerde bulunuldu: “Depolama ve LNG terminalleri altyapı yatırımları bakımından üçüncü tarafların erişimi konusunda etkin muafiyet rejiminin geliştirilmesi, dağıtım şirketleri ve Yİ-YİD projeleri kapsamında yaptığı satışlar hariç olmak üzere, BOTAŞ’ın nihai tüketicilere yaptığı satışlar için, BOTAŞ’tan hukuki/fonksiyonel olarak ayrıştırılmış bir ticaret şirketi kurulması, özellikle hane halkına yapılacak satışlar bakımından uygulanacak fiyatlandırma mekanizmasının ve olağan tedarikçi / son kaynak tedarikçisi gibi mekanizmaların geliştirilmesi, gerçek zamanlı veri akışının sağlanması için dağıtım şirketleri, serbest tüketiciler ve BOTAŞ tarafından yapılması gereken altyapı yatırımlarının tamamlanması ve Elektronik Bülten Tablosunun bu çerçevede teknik anlamda geliştirilmesi ve kontrat devri yönteminden tamamen vazgeçilmesi, miktar devri yöntemine ilişkin çalışmaların başlatılması.”

Araştırmada, 2018-2023 dönemini içeren gelişme döneminde, kapasite ticaretinin gerçekleştirilmesini teminen gereken hukuki ve finansal altyapının tamamlanması, ticari faaliyetlerin tamamının iletim faaliyetlerinden hukuku/fonksiyonel olarak ayrıştırılması, finansal oyuncular ve araçların çeşit ve sayı olarak piyasada yerlerini almalarının sağlanması gerektiği bildirildi.

2023 dönemi ve sonrasını içeren olgunlaşma döneminde ise “talebin doygunluğa ulaştığı, fiyatların tamamen piyasada oluştuğu, tarife formüllerinin şeffaflaştığı, tüm tüketicilerin tedarikçisini seçebildiği, tam gelişmiş altyapının kurulduğu, ticaret merkezlerinin oluştuğu, oldukça yüksek sayıda katılımcının bulunduğu, kar marjlarının düştüğü, fiyatların tamamen serbestleştiği, gelişmiş finansal ve türev piyasaların ortaya çıktığı, gerçek anlamda likiditenin söz konusu olduğu” rekabetçi bir piyasa modelinin ortaya çıkmasının hedeflendiği kaydedildi.

 

 

Gelecek 10 yıl için öneriler

 

•              Miktar devrinin başlatılarak katılımcı sayısında artışın sağlanması,

•              Özellikle elektrik santrallerine ve serbest tüketicilere yönelik satışlarda gerçek maliyetlerin piyasaya yansımasının sağlandığı bir fiyatlandırma mekanizmasının hayata geçirilmesi,

•              BOTAŞ’ın bir doğal gaz şirketi konumundan enerji şirketi konumuna geçişinin sağlanması; ticari yapı olarak mümkün olduğunca imtiyaz ve yükümlülüklerden arındırılarak kamu hizmeti yürüten bir kurum kimliğinden ticari  bir teşebbüs kimliğine evrilmesi; bu sürecin halka arz gibi yöntemlerle desteklenmesi,

•              Dengeleme mekanizmasının etkinleştirilmesi yönünde gerek hukuki gerekse fiziki altyapının tamamlanması,

•              İkincil kapasite ticaretine yönelik gerekli hukuki ve finansal altyapı çalışmalarına başlanması,

•              İletim ve dağıtım altyapısı bakımından yatırımların tamamlanması,

•              İletim faaliyetleri ve sistem işleticiliği faaliyetlerinin hukuki / fonksiyonel ayrışmasına ilişkin sürecin tamamlanması,

•              Kesintili-kesintisiz müşteri uygulamalarının etkin bir şekilde hayata geçirilmesi.

•              Gelişmiş esneklik araçlarıyla beraber dengeleme mekanizmasının etkinleştirilmesi ve iletim şirketinin odağının dengeleme ve gaz akışının optimizasyonu haline getirilmesi,

•              Kapasite ticaretinin gerçekleşmesini teminen gereken hukuki ve finansal altyapının tamamlanması,

•              Kesintili-kesintisiz müşteri ayrımının piyasada esneklik sağlayacak şekilde etkinlikle uygulanması,

•              Ticari faaliyetlerin tamamının iletim faaliyetlerinden hukuki/fonksiyonel olarak ayrıştırılması,

•              Finansal oyuncular ve araçların çeşit ve sayı olarak artırılarak piyasada yerlerini almalarının sağlanması.

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz