Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Türkiye liberalleşmeyle enerjide merkez olma hedefini tetikleyecek

Türkiye enerji sektöründe son 11 yılda üretim ve liberalleşme alanında önemli ilerlemeler sağlandığını belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürü Zafer Demircan, enerji ve doğal gaz sektörüne ilişkin yapılan yeni düzenlemeler ile piyasasının daha açık, aktif ve dinamik bir yapıya kavuşturulacağını, kurulacak Enerji Borsası’nın ise Türkiye’yi ‘HUB’ olma hedefine bir adım daha yaklaştıracağını söyledi.

 




zafer_dem.png

Türkiye elektrik piyasasının bugünkü durumu hakkında bilgi vererek, yatırımlar içinde özel sektörün payından söz eder misiniz? 

 

Ülkemiz, dünyada 2002 yılından bu yana elektrik ve doğalgazda Çin’den sonra en fazla talep artış hızına sahip ikinci büyük ekonomi haline geldi. 2002 yılında 129,4 milyar kWh olan elektrik üretimimiz, 2011 yılı sonunda 229 milyar kWh’e çıktı. 2012 yılı sonu için talep öngörüsü ise 245,1 TWh’dir. Türkiye’nin hali hazırda kurulu gücü TEİAŞ verilerine göre 23 Ekim 2012 tarihi itibariyle 55 bin 784 MW’dır. Türkiye’nin en yüksek talebinin 3 bin 9000 MW civarında olduğunu düşünürseniz, sayısal olarak %30 civarında da fazla bir kapasitemiz var. Talebimiz her yıl %6-7 civarında artarken, her sene ortalama 3000-4000 MW da kurulu güç girişimiz oluyor. Üretim ayağında Bakanlığımız yeni santral yapmıyor, devreye giren santrallerin büyük çoğunluğu özel sektör yatırımı, kamu yatırımı gözükenler de genelde DSİ projeleridir. Bu noktada iletim ve dağıtım yatırımları da dahil her sene 6-8 milyar dolar civarında elektrik yatırımı yapılmaktadır.

 

Türkiye’de 2011 yılında ne kadarlık elektrik ve doğal gaz alımı ve satışı gerçekleştirdi? 2012 yılına ilişkin öngörüleriniz neler?

 

2011 yılı itibariyle ülkemize toplam 43 bin 874 milyon Sm3 doğal gaz ithalatı yapıldı. Bunun 25.406 milyon Sm3’ü Rusya’dan, 8.190 milyon Sm3’ü İran’dan, 3.806 milyon Sm3’ü Azerbaycan’dan, 4.156 milyon Sm3’ü Cezayir’den, 1.248 milyon Sm3’ü Nijerya’dan ve 1.069 milyon Sm3’ü de Spot LNG olarak tedarik edildi. 2012 yılında hem elektrik hem doğal gaz talebindeki artışın devam etmesini bekliyoruz. Bu artışların her halükarda ekonomik büyümemizin üzerinde, normal şartlarda asgari ekonomik büyümemizin 1.5 katından az olmaması ihtimali de çok yüksektir. Elektrik talebinin 2012’de 245 milyar kWh, doğal gaz talebinin de (mevsimsel şartlara bağlı olarak) 48.5 milyar m3 civarında gerçekleşmesi muhtemeldir.

 

Türkiye enerji sektöründe özelleştirme çalışmalarında nasıl bir aşamaya gelindi?

 

Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi sürecinde büyük ilerleme kaydedildi. Bugün itibarıyla 21 dağıtım bölgesinin 13 adedi özel sektör tarafından işletilmektedir. Diğer bölgelerin de peyderpey devrine yönelik çalışmalar Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) koordinasyonunda sürdürülmektedir. Bu kapsamda Akdeniz, Boğaziçi ve Gediz olmak üzere üç bölgenin daha özelleştirilmesine ilişkin duyuru ÖİB tarafından yapıldı. İsteklilerin tekliflerini Kasım ayı içerisinde ÖİB’ye iletmesi gerekmektedir. 

Elektrik üretim tesislerinin de özel sektöre devrine yönelik çalışmalar Özelleştirme İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda devam etmektedir. Üretim tesislerinin özelleştirilmesi çalışmaları, 2008 yılında 7 hidroelektrik, 1 jeotermal ve 1 gaz türbini olmak üzere toplam 141 MW kurulu güce sahip 9 adet tesisin grup halinde özelleştirilmesiyle başladı. Bunun ardından 2010 yılı içerisinde EÜAŞ uhdesindeki toplam kurulu gücü 140 MW olan 50 adet küçük hidroelektrik santralin özelleştirme ihaleleri yapıldı, bunların bir kısmı devredildi, bir kısmını ise ihaleye kazananlar devralmadığı için devralınmayanlarla ilgili olarak ÖİB tarafından yeniden ihale yapıldı. Son olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Hamitabat Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’nin özelleştirilmesi için ilana çıkıldı. Son teklif verme tarihi 22.11.2012 olarak belirlendi. Ayrıca yine Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Seyitömer ve Kangal Termik santrallerinin özelleştirilmesi için işlemler başlatıldı. Seyitömer Termik Santrali için son teklif verme tarihi 20.12.2012 ve Kangal Termik santrali için ise 17.01.2013 olarak belirlendi ve ilana çıkıldı.

Doğal gaz sektörüne baktığımızda ise Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’nin 0 oranındaki hissesinin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin ihale ilanı ÖİB tarafından yapıldı. Son teklif verme tarihi 17.12.2012’dir. İGDAŞ’ın özelleştirilmesine yönelik olarak ise, Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nda değişiklik yapılmasıyla birlikte, önümüzdeki dönemde daha somut adımlar atılması öngörülmektedir.

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın gündemindeki önemli konulardan biri elektrik ve doğal gaz kanunlarına ilişkin yeni düzenlemeler. Öncelikle bu değişiklerin gerekçelerinden söz eder misiniz?

 

Elektrik piyasası reformu ve sektördeki yeniden yapılanma çalışmaları 2001 yılında tarihinde yürürlüğe giren 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile başlatıldı. Ancak kanunun mevcut haliyle ve içerdiği düzenlemeler ile piyasa aktörlerinin ve düzenleyici kurumların 2001 yılından beri kat ettiği bazı gelişmeleri kapsayamadığı görüldü. Bu bakımdan kanun etraflıca ele alınarak detaylı bir çalışma yapıldı ve üzerinde çok sayıda ve köklü değişiklik yapma yerine yeniden yazılması yoluna gidildi. 2001 yılında çıkarılan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ilk defa düzenlenmiş olduğundan doğal olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun da kuruluş ve işleyişine ilişkin hükümler içermekteydi. Bugün ise EPDK 11 yıldan beri hizmet veren bir kurum olduğundan kuruluş ve işleyişinin elektrik piyasasından ayrılarak “Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun” şeklinde ayrı bir kanun olarak düzenlenmesi, elektrik piyasasına yönelik düzenlemelerin ise doğal gaz, LPG ve petrolde olduğu gibi sadece piyasa hizmetlerini kapsayan “Elektrik Piyasası Kanunu” şeklinde düzenlenmesi öngörüldü. Bu çerçevede daha işlevsel bir piyasa kanunu hedeflendi. Değişen piyasa şartları nedeniyle kanunda farklı yorumlara yol açtığı tespit edilen veya yetersiz kalan bazı tanımlara açıklık getirildi ve yeni tanımlar ilave edildi.

Bahse konu iki kanun tasarılar ile elektrik ve doğal gaz piyasalarındaki liberalleşme çalışmalarında önemli ilerlemeler sağlanması, özel sektörün payının artırılması, gerekli yatırımların yapılmasına yönelik süreçlerin hızlandırılması ve böylelikle de ülkemiz arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak olası aksaklık ve sıkıntıların önüne geçilmesi öngörülüyor.

 

Elektrik Piyasası Kanunu Taslağı’nın içerdiği temel hususlar neler?

 

Elektrik Piyasası Kanunu Taslağı’nda nihai dönem dengeleme ve uzlaştırma piyasası uygulamaları ile uyumun sağlanması amacıyla ilgili kavramlara açıklık getirildi, yeni kavramlar tanımlandı, elektrik piyasasında yürütülecek elektrik piyasaları ve bu piyasalarda gerçekleştirilecek faaliyetlerin mali uzlaştırma işlemlerinin uygulama yetkisinin piyasa işletim lisansı kapsamında PMUM’un yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulacak olan Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi’ne (EPİAŞ) verileceği ve bu işlemlerin bu kurum aracılığıyla nasıl yürütüleceğine ilişkin hususlar hükme bağlandı. Serbest tüketici limitinin sıfıra inmesi halinde toptan ve perakende satış lisansı arasında haklar ve piyasada yürütebilecekleri faaliyetler bakımından neredeyse fark kalmayacağı dikkate alınarak, tedarik lisansı altında birleştirilerek bu yönde düzenleme yapıldı. 

Üretim tesislerine yönelik olarak, tüm idari ve bürokratik iş ve işlemlerin tamamlanması amacıyla lisanstan önce sınırlı bir süre için verilmek üzere önlisans uygulaması getirilerek usul ve esasları tanımlandı. Dağıtım şirketlerinin hizmeti aksatması veya mevzuat ihlalleri durumlarında uygulanacak yaptırımlar yeniden düzenlendi. Kanunun mevcut halinde 500 kW ve altındaki yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretim tesislerine lisans alma ve şirket kurma muafiyeti tanındı, yenilenebilir kaynakların kullanımının artırılması, elektriğin tüketileceği yerde üretilmesinin temini ve böylelikle verimliliğin artırılması hedefleri kapsamında, söz konusu sınır kurulu güç değeri 1 MW’a çıkarılmaktadır. Ayrıca Bakanlar Kuruluna bu üst sınırı kaynağına göre artırma yetkisi de verildi.

 

Doğalgaz Piyasası Kanunu değişikliği ile getirilen başlıca değişiklikleri aktarır mısınız?

 

Hazırlanan taslakta BOTAŞ, iletim, ticaret ve LNG faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere üç ayrı şirket olarak yeniden yapılandırıldı ve bu işlem ÖİB tarafından gerçekleştirilecek. BOTAŞ’ın piyasa payının %20’nin altına indirilmesine ilişkin hüküm muhafaza edildi, bunun gerçekleşebilmesi için BOTAŞ’a yeni alış ve satış sözleşmesi yapma konusunda kısıtlama getirildi. Bugüne kadar işlemeyen kontrat ve miktar devri metoduna destek olmak ve BOTAŞ’ı al ya da öde zorunluluklarından dolayı mağdur etmemek maksadı ile özel sektör tarafından yapılacak ithalat başvurularında ithalat yapacak şirketin BOTAŞ’ın mevcut yükümlülüklerinden bir kısmını devralması şartı getirildi (İthal edilecek gazın %50’si). Halihazırda BOTAŞ da dahil olmak üzere firmaların yazılı sözleşme olmaksızın faaliyet gösterdikleri tespit edilmektedir. Piyasanın izlenmesine katkı sağlamak maksadıyla yazılı sözleşme şartı getirildi. LNG terminalleri, depolama tesisi statüsünden çıkartılarak ayrı bir piyasa faaliyet olarak tanımlandı. Ülkemizde depolama ve LNG konusunda yatırım yapılmamasının en önemli sebebi üçüncü şahısların tarafsız ve eşit olarak bu tesislerin kapasitelerinden yararlandırılması konusundaki zorunluluktur. Yapılan değişiklik ile bu zorunluluğun yeni yapılacak tesislere ilişkin olarak 2025 yılına kadar ötelenmesi öngörülüyor.

Bugüne kadar doğal gaz arz güvenliği ile ilgili değişik kurumlar tarafından hazırlanmış raporlar olmakla birlikte, yasal dayanağı olan herhangi bir eylem planı veya strateji belgesi bulunmamaktadır. Bu durumun önüne geçmek maksadıyla BOTAŞ, EPDK ve piyasada faaliyet gösteren diğer şirketlerin bilgilerinin ve arz-talep tahminlerinin toplanarak her yıl Bakanlık tarafından hazırlanacak bir raporda bir araya getirilmesi hükme bağlandı. Ayrıca aynı madde ile Bakanlığa gerekli gördüğü önlemleri alma yetkisi verildi.

 

Bakanlığınızın gündemindeki bir diğer konu da Enerji Borsası çalışmaları. Borsanın ne zaman kurulmasını ve hangi sorunlara çözüm olmasını öngörüyorsunuz?

 

Elektrik piyasa yapısı içerisinde rekabetin en kolay ve ilk olarak ortaya çıkabileceği ortamlar toptan satış piyasalarıdır. Bu piyasalar içerisinde de merkezi bir sorumlu tarafından organize edilen ve işletilen piyasalar özellikle şeffaf ve herkesçe izlenebilir bir fiyat oluşumunun ortaya çıkması açısından önemli role sahiptir. 4628 sayılı kanun uyarınca bugüne kadar elektrik enerjisi satışına yönelik toptan piyasalar TEİAŞ bünyesinde PMUM tarafından yürütülmekteydi.

Yeni düzenleme ile piyasa işletmeciliği ayrı bir faaliyet olarak tanımlanmakta ve kurumdan lisans alınmak suretiyle yürütülecek ayrı bir elektrik piyasası faaliyeti olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede yeni taslak kanunun yasalaşmasına müteakip 16 ay içerisinde enerji borsasının faaliyetlerine başlaması hükme bağlandı. Enerji sektöründe serbestleşmenin hızlanması açısından borsanın önemli bir parametre olduğu değerlendirilmekte ve dünyadaki enerji sektörlerinin genel eğiliminin de bu yönde olduğu görülmektedir. Bunlara ek olarak enerji borsasının enerji sektöründe var olan rekabeti daha da artıracağı piyasa oyuncularının risk yönetimi ve planlamasını daha da iyi uygulamaya başlaması ile verimliliğin de gözle görülür bir seviyede yükseleceği düşünülmektedir. Enerji Borsasının kurulması, yatırımcıya uzun vadeli yatırım sinyali verecek ve bu durum arz güvenliğimizin sağlanmasına da katkı sağlayacaktır. Enerji ticaretinde likidite artacaktır.

 

Türkiye’yi yatırımda cazibe merkezi haline getireceğiz!

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürü Zafer Demircan 2001 yılında yürürlüğe giren elektrik ve doğalgaz piyasası kanunlarında geçen 11 yıllık süreçte, uygulamalarda zaman zaman aksamalar meydana gelse de bu aksaklıkların mevzuat değişiklikleri ve kamu-özel istişareleriyle çözümlenmeye çalışıldığını söyledi. Türkiye enerji sektörünün 2001 yılındaki yapısına göre çok ileri bir seviyede olduğunu belirten Demircan, ancak daha yapılması gereken ilave çalışmalar ve düzenlemeler bulunduğunun farkında olduklarını ifade ederek şunları aktardı: “Doğal gaz ve elektrik piyasasına ilişkin kanun değişikliklerinin yasalaşmasının ardından daha rekabetçi, şeffaf, iyi işleyen piyasalara sahip olunması öngörülmektedir. Bu kapsamda daha rekabetçi bir pazarın oluşması için; doğal gaz ve elektrik kanunlarının güncellenerek daha açık, aktif ve dinamik bir yapı oluşturulması, piyasa yapısının daha gelişmiş, elektronik, izlenebilir ve şeffaf olması için şebeke ve uzlaştırma mevzuatlarında güncellemeler yapılmasının teşvik edilmesi, kamuoyunun daha doğru ve simetrik bilgilendirilmesinin sağlanması, uluslararası projelerin devreye alınması ile Türkiye’yi enerji yatırımları için bir cazibe merkezi haline getirme projelerimiz var.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz