Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Türkiye’de yenilenebilir enerji tam not aldı

Avrupa Komisyonu 2012 İlerleme Raporu’nda, Türkiye’nin yenilenebilir ve enerji verimliliği alanında attığı adımlar övgü alırken, nükleer enerjiye ilişkin ise son direktiflere uyum sağlaması, güvenlik ve radyasyondan korunma konusunda daha fazla çaba sarf edilmesi konusunda çağrıda bulunuldu.





avrupa_rapor.png

Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin son bir yılda AB yolunda attığı adımları ve devam eden eksikliklerin değerlendirdiği 2012 İlerleme Raporu’nu yayınladı. Raporda, enerji sektörüne ilişkin yapılan değerlendirmelerde övgülerin yanı sıra özellikle nükleer enerji konusunda önemli uyarılarda bulunuldu. Türkiye’nin yenilenebilir ve enerji verimliliği alanlarında önemli ilerlemeler kaydettiği vurgulanan raporda, “Kullanılmış yakıt ve radyoaktif atıkların sorumlu ve güvenli bir şekilde yönetimi de dahil olmak üzere doğal gaz konusunun yanı sıra nükleer güvenlik ve radyasyondan korunma konusunda daha fazla çaba sarf edilmelidir. Doğal gaz sektöründe rekabet sınırlı olmaya devam etmektedir. Elektrik piyasasındaki maliyet esaslı fiyatlandırma mekanizması işleyişinin iyileştirilmesi gerekmektedir, ayrıca söz konusu mekanizmanın doğal gaz piyasalarında da oluşturulmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Düzenleyici kurumun bağımsızlığı ve kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Genel olarak, enerji konusunda Türkiye nispeten ileri düzeyde bir uyum göstermektedir” değerlendirmesine yer verildi. 

 

Türkiye enerji iletiminde öncü olma potansiyeline sahip

 

Raporda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği alanında önemli ilerlemeler kaydettiği belirtildi. Ekim 2011 tarihinde Türkiye ve Azerbaycan arasında, doğal gaz satışı ve gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya transit geçişini içeren hükümetler arası bir anlaşma imzalandığı hatırlatılan raporda şu değerlendirmelere yer verildi: “Bunu, Aralık 2011’de imzalanan Mutabakat Zaptı takip etti. Söz konusu Mutabakat Zaptı ile Şah Deniz II alanındaki 16 milyar metreküp Azeri gazını Türkiye’nin en doğusundan en batısına taşımayı amaçlayan TANAP inşa eden ve işleten bir konsorsiyum kurulmaktadır. İki ülke, Haziran 2012’de iki tarafın TANAP’ı uygulamak üzere hak ve yükümlülüklerini belirleyen bir anlaşma imzalandı. BOTAŞ ve Çinli TCC arasında, İç Anadolu Bölgesinde 1 bcm kapasiteli doğal gaz yeraltı depolama tesisi kurmak amacıyla Kasım 2011’de bir sözleşme imzalandı. Türkiye ve Rusya Federasyonu, Güney Akım Doğal Gaz Boru Hattı’nın Karadeniz’de Türk münhasır ekonomik bölgesi üzerinden geçecek şekilde inşa edilmesinin ve Rus Batı hattı sözleşmesinin bir yıl daha uzatılmasının onaylanması da dahil olmak üzere, Aralık 2011’de bir dizi enerji anlaşması imzaladı. Komşu ülkelerle elektrik enterkoneksiyonları inşasına ilişkin çalışmalar devam etmiştir. Gaz iletiminde adil ve ayırımcı olmayan kurallar konusunda gelişme kaydedilmemiştir. Bir Petrol Stok Ajansı kurulması yerine, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde petrol stoklarından sorumlu olan yeni bir birim oluşturulmuştur. Türkiye, komşu ülkelerden AB’ye yönelik petrol ve gaz iletimi için kaynakların ve güzergah çeşitlendirmesi bakımından öncü bir rol oynama potansiyeline sahiptir.”

 

EPDK’nın bağımsızlığı güçlendirilmeli

 

Türkiye enerji piyasasında özellikle elektrik konusunda bazı ilerlemeler sağlandığına işaret edilen AB İlerleme Raporu’nda, EPDK’nın, rekabeti ve piyasa denetimini geliştirmek için çeşitli yönetmelikler çıkardığının altı çizildi. 2012 yılı için serbest tüketici eşiğinin 25 bin kWh’ye düşürüldüğü vurgulanan raporda, bunun da teorik anlamda piyasanın %77 oranında açılmasına denk geldiği belirtildi. Aralık 2011 tarihinde gün öncesi piyasası işlemlerinin başlatıldığına dikkat çekilen raporda şu tespitlere yer verildi: “Teklif sahiplerinin ödeme güçlüklerinden dolayı elektrik dağıtım varlıklarının özelleştirilmesi yavaşlatıldı. Bu durum üretim tesislerinin özelleştirilmesinde gecikmelere neden oldu. Beş dağıtım şirketinden biri özelleştirildi. Ancak, Özelleştirme İdaresi, Ağustos 2012’de üç dağıtım şirketi ve bir büyük doğal gaz çevrim santrali için ihale sürecini yeniden başlattı. Toptan ve perakende elektrik satış piyasası başta olmak üzere, tüketiciler arasındaki çapraz sübvansiyonların ortadan kaldırılması konusunda sınırlı ilerleme kaydedildi. Nihai kullanıcılara yönelik otomatik ve maliyet esaslı bir fiyatlandırma mekanizması bulunmasına rağmen, gerçek maliyetlerdeki değişiklikler nihai kullanıcılara uygulanan fiyatlara her zaman yansıtılmamaktadır. Düzenleyici kurumun bağımsızlığının ve kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Sektörün genelinde, AB müktesebatıyla uyumun sağlanması ve mevzuatın etkili bir şekilde uygulanması ve yürütülmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir.”

 

Doğalgazda BOTAŞ tekeli sürüyor

 

Doğal gaz piyasasında bazı ilerlemeler kaydedildiği belirtilen raporda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın

Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun değiştirilmesine yönelik çalışmalar başlattığı kaydedildi. 2012 yılı için, serbest tüketici eşiğinin 300 bin metreküpe düşürüldüğüne dikkat çekilen raporda, “EPDK’nın 2012 yılı için doğal gaz tüketim tahmini 48,5 bcm olup, bu oran 2011 yılına nazaran %9’luk bir artışa tekabül etmektedir. Doğal gaz dağıtım lisansı ihale süreci devam etmiş ve şebeke 81 ilin 69’una ulaşmıştır. Ankara bölgesi için özelleştirme ihalesi sürmektedir. EPDK, Aralık 2011’de ihale edilen dağıtım bölgeleri için bir tarife metodolojisi yayımladı. BOTAŞ’ın Rusya Federasyonu ile sonlanan sözleşmesinin özel sektöre devredilmesi yönündeki girişimler başarısız olduğundan ve sözleşme süreleri bir yıl daha uzatıldığından, BOTAŞ’ın tekelci piyasa payının azaltılması konusunda ilerleme kaydedilemedi. EPDK,Rusya Federasyonu ile olan sözleşmesinin yerine özel sektör tarafından 6 bcm doğal gazın ithal edilmesi ve Irak’tan ilave 3 bcm metreküplük doğal gaz temini için ithalat lisansı başvurularını değerlendirmektedir” tespitine yer verildi.

 

Türkiye ECURIE taraf olmalı

 

Raporda nükleer enerjiye ilişkin önemli uyarılar yer aldı. Nükleer güvenlik ve radyasyondan korunma konularında düzensiz bir ilerleme kaydedildiği belirtilen raporda şu değerlendirmeler yapıldı: “Türkiye, Kullanılmış Yakıt İdaresinin ve Radyoaktif Atık İdaresinin Güvenliği Üzerine Birleşik Sözleşme’ye henüz taraf olmadı. AB standartları ile tam uyumlu bir nükleer güvenlik düzeyi sağlayacak çerçeve nükleer kanunun kabulü konusunda ilerleme kaydedilmedi, mevcut uygulanabilir ulusal mevzuat temel olarak iyonlaştırıcı radyasyona karşı korunma ve nükleer tesislere lisans verilmesini kapsamaktadır. Ayrıca, Türkiye hala Avrupa Topluluğu Acil Radyolojik Bilgilerin Değişimi Anlaşmasına (ECURIE) taraf olmadı.  Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) standartlarını temel alan mevcut yönetmeliklerin müktesebatla uyumlu olduğunun doğrulanması gerekmektedir. Türkiye’nin, nükleer tesislerin nükleer güvenliği ve kullanılmış yakıtların ve radyoaktif atıkların güvenli yönetimine ilişkin son direktiflere de uyum sağlaması gerekmektedir”

 

En fazla ilerleme enerji verimliliğinde

 

Avrupa Komisyonu 2012 İlerleme Raporu’nda en büyük övgü yenilenebilir ve enerji verimliliği alanlarına geldi. Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında önemli bir ilerleme kaydettiği belirtilen raporda şu değerlendirmeler yer aldı: “EPDK, Şubat 2012’de rüzgar ve güneş enerjisine dayalı lisans başvurularına ilişkin ölçüm standartlarını belirleyen bir tebliğ yayımladı. Temmuz 2012’de, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Üreten Tesislerde Kullanılan Aksamın Yurt İçinde İmalatı Hakkında Yönetmelikte değişiklik yapıldı. Yurtiçinde üretilen ekipmanlara yönelik teşvik mekanizmasının DTÖ veya Gümrük Birliği ticaret kurallarına uyumu tartışmalıdır. EPDK ayrıca, yerli tarım ürünlerinden üretilmiş yenilenebilir yakıtların piyasadaki benzin ve dizel yakıtlara katkı maddesi olarak kullanımını teşvik etmek amacıyla iki tebliğ yayımladı. Ancak, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı geçen yıla oranla biraz düşük kalmaya devam etti. Enerji verimliliği konusunda iyi düzeyde ilerleme kaydedildi. Türkiye’nin enerji yoğunluğunu 2023 yılı itibarıyla kadar en az %20 oranında azaltmak amacıyla bir dizi politika ve uygulamaya yönelik eylem belirleyen Enerji Verimliliği Stratejisi Şubat 2012’de yayımlandı. Ekim 2011’de Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelikte değişiklik yapıldı. Ürünlerin Enerji ve Diğer Kaynak Tüketimlerinin Etiketleme ve Standart Ürün Bilgileri Yoluyla Gösterilmesi Hakkında Yönetmelik, Aralık 2011’de yayımlandı. Çevreye duyarlı tasarım uygulamaları hakkında bir dizi yeni tebliğ yürürlüğe girdi. Enerji verimliliği hizmetlerine ve enerji yönetim programlarına yönelik yetkilendirmeler konusunda gelişmeler devam etti. 2011 yılında, toplam 8 bin adet enerji performansı sertifikası verildi.”

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz