Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Nabucco için top konsorsiyumda

İstanbul’da düzenlenen Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Nabucco projesine ilişkin, ”Bizden sonra hangi firmanın projenin devam edeceğine karar verecek olan, Şahdeniz 2 Konsorsiyumu’nun kendisidir. Türkiye burada tek başına karar verecek pozisyonda değildir” dedi.





vano.jpg

Atlantik Konseyi tarafından 15-16 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Enerji ve Ekonomi Zirvesi ulusal ve uluslararası alanda enerji sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede, “Hazar Gazı ve Avrupa Enerji Güvenliği” konulu oturumda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin bulunduğu bölgenin primal enerji kaynaklarıyla dünyada önemli bir tedarik noktası olduğunu söyledi. Bakan Yıldız Nabucco projesine ilişkin, “Bizden sonra hangi firmanın projenin devam edeceğine karar verecek olan, Şahdeniz 2 Konsorsiyumu’nun kendisidir. Türkiye burada tek başına karar verecek pozisyonda değildir. Bunun sorumluluğunu da tek başına omuzlarında hissetmemektedir” dedi. Türkiye’nin yaptığı ya da bir parçası olduğu petrol boru hatları ve anlaşmalarına ilişkin de bilgi veren Bakan Yıldız, şunları aktardı: “Türkiye son iki yılda yalnızca doğal gazda yüzde 25’ler civarında büyüdü. Bu bizim de öngörümüzün üzerinde bir rakamdır. Son yılda yüzde 17’lik bir kapasite artışı zorunlu hale geldi. Gerek kaynak ülkeleri gerekse o kaynak ülkelerin tedarik noktalarında güzergah çeşitliğinde daha da kalkınma niyetimiz var. Bizim Nabucco, ITGI ve TANAP gibi projelerde yalnızca kendi ülkesine değil, AB üyesi ülkelerinin de doğal gazdaki arz güvenliği probleminin çözümünü bir parçası olması adına bu projeleri geliştiriyoruz. Karadeniz’den geçecek Güney Akım’ın da Türkiye’nin münhasır ekonomik sahasından geçiyor olması nedeniyle bu projeye sıcak baktığımızı, bunların birbirine mani olmadığını söyleyebilirim. Birbirine rakip gibi görünen bu projelerin, orta ve uzun vadede birbirinin rakibi değil, tam tersi birbirini destekleyen projeler olduğunu bilmemiz lazım.” Türkmenistan gazına ilişkin olarak, tıkanan sürecin bir şekilde aşılması gerektiğini ifade eden Bakan Yıldız, bunu aşacak en büyük garantörün istikrar olduğunu söyledi.

 

‘Bağımlılığı azaltmak için nükleer şart’

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan zirvede yaptığı konuşmada, ekonomide başarının temelinde güven unsurunun yattığını belirterek, “Güveni oluşturamadığınızda da ne yaparsanız yapın, ne kadar çok para basarsanız basın, ne kadar çok kamu parası harcarsanız harcayın, toparlamak, başarıya ulaşmak mümkün olmuyor” dedi. Türkiye’nin yaptıkları ile bölge ülkeleri için ilham kaynağı olduğuna işaret eden Babacan şunları söyledi: “Dünya enerji kaynaklarının önemli bir bölümünü içinde bulunduran bu coğrafyada ciddi riskler de var. Özellikle enerji kaynağı olan ülkelerle riskler, enerji rotalarıyla ilgili olan riskler. Dünya ekonomisinin yavaşlamasına rağmen enerji fiyatlarının yüksek seyretmesine neden oluyor. Dolayısıyla çok yakından takip edilmesi gereken bir tablo söz konusu. Türkiye’nin bu bölgedeki enerji politikalarında kuşkusuz merkezi bir rolü var. Türkiye Avrupa gibi çok büyük bir enerji pazarı ile Ortadoğu, Kuzey Afrika gibi çok önemli bir enerji üretim merkezi arasında kilit rol oynuyor.” Babacan, nükleer enerjinin son derece tartışmalı bir konu olmasına rağmen, Türkiye’nin fosil kaynaklara olan bağımlılığını azaltmak için başka çaresinin olmadığını anlattı.

 

Türkiye küresel ortamda kilit konumda

Türkiye ve Irak’ın binlerce yıldır iyi ilişkileri olduğunu söyleyen Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Doğal Kaynaklar Bakanı Aşti Hawrami, “Ekonomik açıdan her iki tarafın da birbirine ihtiyacı var. Aslında bu çok basit bir denklem. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki ileri görüşüne güveniyoruz” şeklinde konuştu. Hawrami, ülkedeki petrol ve gazın bir şekilde pazarlara ulaşması gerektiğini söyledi. Bölgesel ve merkezi yönetim arasında yaşanan sorunların Türkiye’ye yüklenmesinin yanlış olduğunu dile getiren Hawrami şöyle konuştu: “Bu bizim iç sorunumuz. Aslında sorun Iraklı politikacılar. Komşuların hiçbir suçu yok. Kürt yönetiminin ve Türkiye'nin gizli niyetleri olduğunu düşünmek doğru değil. 45 milyar varil petrol ve doğalgaz kötü politikacılar nedeniyle beklemez.”

Türkiye’nin Süveyş’ten Sincan’a, Hazar Denizi’nden Hint Okyanusu’na kadar dünyanın en kaynayan bölgesinin hemen kenarında olduğuna vurgulayan ABD’nin Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı, Atlantik Konseyi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi Zbigniew Brzezinski ise “Bunların hepsi dünyanın siyasi ve ekonomik istikrarı için felaket senaryoları olabilir. İşte bu küresel, bölgesel ortam içerisinde bugün Türkiye kilit konumda bir ülke” diye konuştu.

 

Bulgaristan’ın Gaz Güvenliğini Güney Akım Sağlayacak

Zirvede “Dinamik Bir Bölgede Yeni Fırsatlar Geliştirmek” adlı konferansta konuşan Bulgaristan Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakanı Delian Dobrev, Bulgaristan’ın Rusya ile yapılan anlaşmayla Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı Projesi’ne resmen katıldığını söyledi. Güney Akım projesine katılan bütün ülkelerin bu proje için yeşil ışık yaktığını belirten Dobrev, “Bu projenin maliyeti yaklaşık 3,3 milyar Euro, boru hattının tamamı yaklaşık 900 kilometre olacak. Karadeniz kıyısında bir kabul istasyonu kurulacak. Bulgar topraklarındaki inşaat önümüzdeki yılın ikinci yarısından önce başlayamaz. Güney Gaz Koridoru çok önemli bizim için. Çünkü bu bizim için tedarik güvenliği sağlayacak. Petrol boru hattı birkaç ülkeden geçmeyecek. Rusya’dan doğrudan doğruya Karadeniz’i geçerek Bulgaristan’a gelecek. Bu da bize büyük bir arz güvenliği sağlayacak” diye konuştu.  

 

Doğal gaz tüketimi 700 milyar metreküpü aşacak

BOTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuk, zirvede düzenlenen “Şah Deniz ve Güney Gaz Koridorunu Gerçekleştirmek” başlıklı panelde yaptığı konuşmada Türkiye açısından TANAP’ın Nabucco’ya göre daha öncelikli bir proje haline geldiğini söyledi. Ancak bu tür projelerin transit boru hatları için kaynak satıcı ile tüketici arasında uygun koşullar olduğunda faaliyete her yönüyle geçebilecek projeler olduğunun altını çizen Konuk şunları aktardı: “Bu projelerin zaman ve ölçek olarak bir önceliği var ama yapılan çalışmalar hiçbir zaman rafa kaldırılacak projeler değil. Sadece Türkiye değil, Avrupa’ya da baktığımızda 2035 yılında Avrupa’nın doğalgaz tüketimi 700 milyar metreküpü aşacak. Bu, ilave yaklaşık 200 milyarın üzerinde bir doğalgaz ihtiyacı demektir. Dolayısıyla üretim noktasında ve tüketici arasında varılacak mutabakat ve aynı zamanda istikrarlı ve ekonomik olarak da uygun bir güzergah bulunduğunda bu projeler realize olacaktır.”

 

Türkiye ile almanya arasında enerji işbirliği

Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Almanya Federal Cumhuriyeti Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı arasında ‘Enerji Alanında İşbirliğine Yönelik Ortak Bildiri’ imzalandı. İmza töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, iki ülkeyi de yakinen ilgilendiren ortak bildiriye imza koyduklarını söyledi.  Bakan Yıldız, ortak bildiride enerji alanındaki iş birliklerinin geliştirilmesi, Türk-Alman Enerji Forumu’nun düzenlenmesi, 5 çalışma grubunun oluşturulması, yatırımların hızlandırılması ve hem teknolojik hem de bilgi alış verişin oluşturulmasının temel başlıklar olacağını ifade etti. Almanya Ekonomi ve Teknoloji Bakanı Philipp Rösler ise atılan imza ile birlikte çok önemi bir kapının aralandığını düşündüğünü söyledi. Türkiye’nin enerji konusunda çok önemli adımlara imza atacağını ifade eden Rösler, “Bugün yapılan anlaşma ile Alman KOBİ’lerinin de Türkiye’de pazar bulabilmelerini umuyoruz. Ancak güvenli enerji tedariki konusunda başarılı olabilirsek, Türkiye 2023 için koyduğu önemli hedefine yaklaşacaktır. Bu, hem konvansiyonel enerji şekilleri için geçerli hem de önemi giderek artan yenilenebilir enerji için konusunda olacaktır” şeklinde konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz