Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Rüzgarda 20 bin MW kurulu gücün yol haritası

Türkiye rüzgar enerjisi sektöründe yerli ve yabancı yatırımcıların önünün açılması için yerli üretime verilen teşviklerin 2020 yılına kadar uzatılması gerektiğinin altını çizen TÜREB Başkanı Mustafa Ataseven, hazırladıkları yeni bir projeyle 2023 yılında 20 bin MW kurulu güce nasıl ulaşılacağının yor haritasını çıkaracaklarını söylüyor.





tureb.jpg

Rüzgar enerjisinde 48 bin MW’lık tekno-ekonomik potansiyele sahip olan Türkiye, bunun oldukça küçük bir kısmını kullanıyor. Türkiye’de mevcut rüzgar enerjisi kurulu gücünün 1800 MW düzeyinde olduğunu belirten Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Mustafa Ataseven, “Şu anki enerji ihtiyacımızın %2-3’ünü rüzgardan elde ediyoruz. Bu oranın 2023 yılı hedefinin yakalanması ile -20 civarına çıkacağını tahmin ediyoruz” diyor.  Türkiye’de yapılan yasal düzenlemelerle rüzgar enerjisi yatırımlarının hız kazandığını vurgulayan Ataseven, 2023 yılı için hedeflenen 20 bin MW’lık kurulu güce ulaşmak için bu adımların yeterli olmadığını düşünüyor. Özellikle 2011 yılında getirilen tarife sistemi ve yerli katkı payının uygulanabilirliği konusunda yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu aktaran Atasen, ayrıca rüzgar enerjisi sektöründe yerli ve yabancı yatırımcıların önünün açılması için 2015 yılına kadar geçerli olan yerli üretime verilen teşviklerin 2020 yılına kadar uzatılması gerektiğinin altını çiziyor.

 

Öncelikle Türkiye’nin mevcut rüzgar enerji potansiyeli hakkında bilgi vererek, ‘Rüzgar Atlası’ndan söz eder misiniz?

 

Yenilenebilir Enerji Müdürlüğü’nün “Potansiyel Rüzgar Atlası” isimli bir çalışması var. Bu atlasta verimli bölgeler ve daha az verimli bölgeler aynı rengin farklı tonları ile renklendirilmiş. Yatırım yapılabilecek bölgeleri bu atlastan seçebiliyoruz. Fakat yatırım kararı için, bu atlasın dışında bazı çalışmaların yapılması gerekiyor. Sahanın belirlenmesi ve uluslararası finans kuruluşları tarafından kabul görecek bir ölçüm sisteminin kurulması lazım. En az bir yıllık ölçümler sonucunda elde edilecek enerji üretim raporuna göre yatırım kararı alınması gerekiyor. Ülkemizin en verimli rüzgarlar; Balıkesir- Çanakkale,  İzmir- Manisa ve Hatay çanağında bunuyor. İkinci verimli alanlar ise Tokat, Sivas, Konya, Kayseri bölgesi diyebiliriz.

 

Türkiye’de rüzgar enerjisine ilişkin gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Rüzgar enerjisinde, 2005 yılındaki Yenilenebilir Enerji Kanunu’ndan sonra büyük bir ivme ile yatırımlar hız kazanmaya başladı. Ancak yeni gelişen bir sektör olduğu için bilinmezi çok fazla. Bu nedenle, 1 Kasım 2007’de yapılan müracaatları değerlendirmek ve sonuçlandırmak zaman aldı. 2011 yılının Eylül ayı ortalarına doğru rüzgar yarışmaları ile başvurular sonuçlandırıldı. Lisanslama süreçleri devam ediyor. Bugün itibariyle yaklaşık 8 bin 500 MW rüzgar projesi lisans almış durumda. Kalan 2 bin 500 MW’lık projenin önümüzdeki dönemde lisans alması bekleniyor. Bundan sonraki süreçte projelerin süratle hayata geçeceğini öngörüyoruz.

 

TEİAŞ tarafından verilmiş olan 11 bin MW’lık kapasite, 2013 yılı sonuna kadar verilmiş bir kapasitedir. 2023 yılı hedefi olan 20 bin MW için TEİAŞ her yıl ek 1.000 MW vereceğini açıklamıştı. Hatta açıklanan bu 11 bin MW’lık projeden kalanlar olursa, bunları da 1.000 MW üzerine ekleyeceğini açıklamıştır. Bu da ülkemizde artık sürdürülebilir bir rüzgar sektörü olduğunun güvencesidir. Düzenlemeler, kanunlar oturdu. Birkaç küçük yönetmelik değişikliğinden sonra 2023 yılı hedefimize ulaşmamamız için bir neden yok.

 

Yenilebilir ve rüzgar enerjisiyle ilgili ülkemizde hayata geçirilen politikaların, rüzgar enerji sektörünün büyümesinde nasıl bir rol oynayacağını düşünüyorsunuz?

 

Rüzgar enerjisi sektörü, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasıyla birlikte 2011 yılına hızlı bir giriş yapmıştır. Bu kanun ile tarife sistemi ve yerli katkı payı getirildi. Bunlar geldi ama özellikle de yerli katkı payında uygulanabilirlik konusunda sıkıntılar yaşanıyor. İkincil mevzuatların uygulanabilir hale gelmesinden sonra sektörün hızla büyüyeceğini hep birlikte göreceğiz. Dışa bağımlılığımızı azaltacak ve doğal kaynaklarımızı kullanmamızı sağlayacak rüzgar enerjisi, ülkemiz için önemli. Bunu yerli üretim ile sağlayabilirsek ülkemiz için ikinci bir kaynak oluşacaktır. Şimdiye kadar birçok şey yapıldı. Birkaç düzenleme daha yapılırsa, rüzgar projeleri hızla ekonomiye kazandırılabilir. Ne kadar hızlı ekonomiye kazandırılırsa, ülkemiz adına o kadar sevindirici olacaktır.

 

Türkiye’de rüzgar enerjisine yönelik verilen teşvikleri yeterli buluyor musunuz? Bu konuda ne tür beklentileriniz var?

 

Aslında kanundaki şekliyle yeterli diyebiliriz. Fakat kanunda “tamamı yerli” diye bir ifade kullanılmış. Bu da türbin üretiminde kullanacağınız tüm komponentlerin yerli olmasını zorunlu kılıyor. Bir kanat üretiminin içerisinde, yurtdışından getirilen bir miktar kimyasal kullandığınızda yerli teşvik kapsamında değerlendirilmiyor. Yapılacak bir yönetmelik değişikliği ile bu sorunun çözüleceğine inanıyoruz.

Özellikle yerli katkı payının verilmesi konusunda bizim beklentimiz; yurtdışından komponentler getirilse bile Türkiye’de montaj yapıldığında bunun “yerli” kabul edilerek teşvik kapsamına alınmasıdır. Otomotiv sektörü ülkemizde ilk gelişmeye başladığında da böyle olmuştu. Şu an çok gelişmiş bir oto yan sanayimiz var. Aynı süreci rüzgar sektöründe de yaşarsak başarılı olacağımıza inanıyoruz. En azından belli bir süre, bu şekildeki uygulamaları “yerli” kabul etmek, yatırımcıya destek sağlayacaktır. Öte yandan sanayicimiz kısa zamanda aynı komponentleri, daha ucuz  fiyata ve daha kaliteli olarak üretmeye başlayacaktır.

 

TÜREB olarak Türkiye’de rüzgar enerjisinin yol haritasını çıkarmaya dönük bir çalışma yürütüyoruz. Bu  projeden söz ederek, ne zaman yayınlanacağına ilişkin bilgi verir misiniz?

 

1 yıldır 50 kişiden oluşan uzman ekiple Türkiye Rüzgar Enerjisi Yol Haritası Projesi'nin üzerinde çalışılıyor. 15 Haziran Dünya Rüzgar gününde yol haritamızın hazır olacağını düşünüyorduk. Fakat verilerin tam olarak hazır olmaması ve bazı kalemler üzerinde daha fazla çalışılması gerektiği için bu hazırlığımızı yazdan sonraki döneme erteledik. Bu süre içinde çalışmalar devam edecek. Sektörde faaliyet gösterenlere ve sektöre giren yeni oyunculara ışık tutacağına inandığımız haritamızı birkaç ay sonra paylaşacağız.

 

Türkiye’de rüzgar enerjisi Ar-Ge çalışmalarının durumunu değerlendirir misiniz?

 

Enerji ve Tabii Kayanlar Bakanlığı tarafından Ar-Ge kapsamında desteklenen MİLRES Projesi var. Sabancı Üniversitesi ile TÜBİTAK işbirliği içerisinde bir türbin geliştiriyorlar. İlk etapta 500 KW’lık prototip, ikinci etapta ise 2.5 MW’lık prototip geliştirecekler. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Siz dünyanın en iyi türbinini üretseniz ama bunu ticarileştiremezseniz, bu çalışma laboratuvar çalışmasından öteye gidemez. Ticari mekanizmaları da düşünmek lazım. Yurtdışında türbin üreticilerine baktığımızda kendi ülkelerinin kredileri ile geliyorlar. Ürünü sunduklarında aynı zamanda finansal bir model de sunuyorlar. Gerek iç pazardaki tüketimde, gerek yurtdışına satışlarımızda bizim de bu modeli geliştirmemiz lazım.

 

Avrupalı yatırımcıların gözü Türkiye’de

 

Türkiye’nin rüzgar enerjisi alanında yakaladığı iyi performansın Avrupa’nın da gözünden kaçmadığını belirten TÜREB Başkanı Mustafa Ataseven, “Nisan ayındaki Danimarka’da yapılan konferansta Polonya ve Romanya ile birlikte gözde ülkeler arasında olduğumuzu ortaya koyan özel bir oturum yapıldı. Tüm gözler Türkiye pazarındaydı. Anlattıklarımızı dikkatle dinlediler. Yabancıların iştahı kabardı. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’nün rüzgar enerjisi belirleme çalışmalarına göre ülkemizde toplamda 48 bin MW'lık tekno-ekonomik potansiyel var. Rüzgar enerjisi çalışmalarına 20-25 sene önce başlayan Avrupa’da rüzgar pazarının kapasitesi dolmuş durumda. Bundan dolayı Türkiye, Avrupa’nın en büyük rüzgar pazarı konumunda. Türkiye’deki 11 bin MW'lık proje stoğu ve 20 bin MW’lık hedef, yabancılar için bulunmaz bir fırsat. Avrupalı yatırımcı ülkemizdeki rüzgar sektörünü yakından takip ediyor” diyor.

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz