Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Türkiye dünya enerji koridorlarının kalbi olacak

Türkiye’nin coğrafik ve jeopolitik konumu ile enerjide hem bir köprü hem de bir terminal olma avantajına sahip olduğunu belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 2023 yılı sonuna kadar Türkiye’nin ve Avrupa’nın petrol ve doğal gaz arz güvenliğinin artırılmasına yönelik gündemde olan projelerin hayata geçirilmesi, enerji borsasının kurulması ve uluslararası piyasa entegrasyonun sağlanması ile bu hedefin gerçeğe dönüşeceğini söyledi.





taner_yildiz7.jpg

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin global enerji sektöründeki bugünkü durumu ve gelecek hedeflerine ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Gerçekleştirdikleri yurtdışı temaslarda, önceki yıllardaki Türkiye algılamaları ile şimdiki algılanma arasında büyük ölçüde farklılıklar bulunduğunu gördüklerini söyleyen Bakan Yıldız, Ortadoğu, Hazar Bölgesi ve Orta Asya gibi dünyanın ispatlanmış petrol ve doğal gaz rezervlerince zengin kaynak ülkelere coğrafi olarak yakın bir konumda bulunan Türkiye’nin enerji kaynaklarının ve taşıma güzergahlarının çeşitlendirilmesini sağlamaya yönelik projelerde önemli bir aktör olarak yer aldığını belirtti.

Gelecek 20 yıl içerisinde yaklaşık yüzde 40 oranında artması beklenen dünya enerji tüketiminin büyük bir bölümünün Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgeden karşılanmasının öngörüldüğünü ifade eden Bakan Yıldız, “Dünya petrol rezervlerinin yüzde 65’i ve doğal gaz rezervlerinin yüzde 71’i Türkiye’yi çevreleyen Hazar Havzası ve Ortadoğu ile Rusya Federasyonu’nda bulunuyor. Orta Asya’daki rezervler dünya enerji talebini karşılamada önemli bir alternatif kaynak olarak ortaya çıkıyor. Türkiye, gerek coğrafi, gerekse jeopolitik konumu ile Ortadoğu ve Orta Asya’nın üretiminin dünya pazarlarına ulaşmasında hem bir köprü hem de bir terminal olma özelliği taşıyor” diye konuştu.  

 

Doğal Gazda Güçlü Köprüler Kuruluyor 

Türkiye’nin bu konumunu güçlendirme hedefi doğrultusunda yürüttükleri uluslararası projeler hakkında da bilgi veren Bakan Yıldız, şunları aktardı: “Doğu-Batı Enerji Koridoru’nun en önemli bileşenini oluşturan Bakü-Tiflis-Ceyhan ile 4 Haziran 2006 tarihinde Ceyhan İhraç Terminali’nden yüklenen ilk petrol tankeri ile işler hale geldi. Bu projeyle başta Azeri petrolü olmak üzere, Hazar Bölgesi’nde üretilecek petrolün uluslararası pazarlara taşınmasına başlandı. Bakü-Tiflis-Erzurum (BTE) Doğalgaz Boru Hattı ile 2007 yılı Temmuz ayından itibaren doğal gaz tedarik edilmeye başlandı. BTE Doğalgaz Boru Hattı yıllık 20 milyar metreküp azami tasarım kapasitesi ile sadece Türkiye’nin yurtiçi doğal gaz talebinin karşılanması açısından değil, aynı zamanda AB’nin hızla artan doğal gaz ihtiyacının bir kısmının karşılanması açısından da önemlidir. Azerbaycan gazına ilişkin olarak, Şah Deniz Konsorsiyumunun üreteceği Faz II gazından yıllık yaklaşık 10 milyar metreküpün BOTAŞ doğal gaz iletim sistemi ve/veya bağımsız bir boru hattı üzerinden Avrupa tüketim noktalarına transit iletimine ve ayrıca 6 milyar metreküp gazın iç tüketimimizde kullanılmak üzere ülkemize nakline yönelik anlaşmalar 25 Ekim 2011 tarihinde imzalandı. 24 Aralık 2011 tarihinde ise Bakanlığımız ile Azerbaycan arasında Azeri gazının ülkemiz üzerinden taşınması için Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin geliştirilmesine ilişkin Mutabakat Zaptı, 26 Haziran 2012 tarihinde TANAP Projesi’ne ilişkin Hükümetlerarası Anlaşma ve Ev Sahibi Hükümet Anlaşma imzalandı. 2007 yılı Kasım ayında işletmeye alınan Türkiye-Yunanistan Doğal gaz Boru Hattı ile Güney Avrupa Gaz Ringi Projesi’nin ilk ayağı tamamlandı, ülkemiz doğal gaz iletim şebekesinin komşu ülkelerin altyapısıyla enterkonneksiyonu gerçekleştirildi ve ülkemiz doğal gazda köprü konumuna geldi. Güney Avrupa Gaz Ringi Projesi’nin bir sonraki aşamasını ise Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Boru Hattı’nın, Adriyatik Denizi’nden geçecek bir hat ile İtalya’ya uzatılması oluşturuyor.”

 

Nabucco İçin Karar Haziran 2013’te Verilecek

Türkiye’nin Avrupa’ya açılma stratejisi kapsamında bir diğer önemli projenin ise Türkiye-Bulgaristan-Romanya-Macaristan ve Avusturya güzergahlı Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi olduğuna işaret eden Bakan Yıldız, Nabucco ile Avusturya’nın Avrupa’da önemli bir doğal gaz dağıtım noktası olma özelliğinden de faydalanılarak bölge ülkelerin gaz taleplerindeki gelişmelere göre Batı Avrupa’ya ulaştırılmasının amaçlandığı ifade etti. Son dönemde yaşanan gelişmeler neticesinde Nabucco Şirketi’nin Azeri gazını Türkiye’nin Gürcistan sınırından teslim alacak asıl Nabucco Projesi’ne ilave bir öneri olarak, gazı Türkiye’nin Bulgaristan sınırından teslim alarak, Avusturya’ya kadar taşımayı öngören Nabucco Batı konseptini, Şahdeniz Konsorsiyumu’na teklif ettiğini hatırlatan Bakan Yıldız, “Şahdeniz Konsorsiyumu, 2013 yılı Haziran ayına kadar Trans-Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı ya da Nabucco Batı projelerinden birisini seçerek Azeri gazının ülkemizden sonraki güzergahını belirleyecektir” dedi.

 

Türkiye’nin ve Avrupa’nın Arz Güvenliği Sağlanacak

Bakan yıldız, Türkiye’yi enerji koridoru ve terminali haline getirmeye kararlı olduklarını dile getirerek, “2023 yılı sonuna kadar ülkemizin ve Avrupa’nın petrol ve doğal gaz arz güvenliğinin artırılması yönünde gündemde olan projeleri gerçekleştirmeyi, 2015 yılına kadar Ceyhan’a gelen petrol miktarını 2008 yılına göre iki katına çıkarmayı, Ceyhan Bölgesi’nin farklı kalite ve özelliklerdeki ham petrolün uluslararası piyasalara sunulabildiği, rafineri, petrokimya tesisleri ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihraç terminalinin bulunduğu entegre bir enerji merkezi haline getirilmeyi hedefliyoruz. Transit petrol ve doğal gaz boru hattı projelerinde Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik liderliğinin sürdürülmesi ve enerji HUB’ı olabilmesi yolunda enerji borsası ve uluslararası piyasa entegrasyonu projelerinin hayata geçirilmesini planlıyoruz” diye konuştu.  

 

Türkiye Avrupa’ya Elektrikle Bağlandı

Bakan Yıldız, elektrik ithalat ve ihracat potansiyelini arttırmak, elektrik arz güvenliğini desteklemek ve enterkonnekte şebekelerin diğer teknik avantajlarından yararlanmak açısından, elektrik şebekelerinin enterkoneksiyonun çok önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin temel amacının, Avrupa Elektrik Şebekesi İletim Sistem İşletmecileri Kıta Avrupa’sı Senkron Bölgesi (ENTSO-E CESA) ile senkron-paralel çalışmasını temin etmek olduğunun altını çizen Bakan Yıldız, “Söz konusu proje AB Trans-Avrupa Enerji Şebekeleri kapsamında Öncelikli Proje Eksenleri arasında yer alıyor. Bu çerçevede Türkiye Elektrik Sistemi, 18 Eylül 2010 günü ENTSO-E Kıta Avrupası Senkron Bölgesi Şebekesine bağlandı. Türkiye Elektrik Sistemi, ENTSO-E üyeleri olan Bulgaristan Elektrik Sistemine iki 400 kV iletim hattı ile Yunanistan Elektrik Sistemine ise bir 400 kV iletim hattı ile bağlandı. Türkiye Elektrik Sisteminin, Avrupa Ülkeleri Elektrik Şebekesine Senkron Paralel Bağlantısı ile kalite ve güvenilirliği artarken, Avrupa Elektrik Piyasası’na erişim imkânı da sağlandı” diye konuştu.

 

İthalatçı Ülkenin Payı %50’ye Çekilecek

Türkiye’nin geleceğe dönük hedefleri hakkında da bilgi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, arz güvenliğinin sağlaması; bilinen linyit ve taşkömürü kaynaklarının 2023 yılına kadar elektrik enerjisi üretimi amacıyla değerlendirilmesini, iki nükleer santralin devreye alınmasını ve 3. nükleer santralin inşasına başlanmasını hedeflendiğini söyledi.

Türkiye’nin 2023 yılında elektrik enerjisi kurulu güç kapasitesinin 100 bin MW’a ve toplam elektrik enerjisi üretiminin ise 500 milyar kWh’e yükseltileceğini vurgulayan Bakan Yıldı, “Ülke, kaynak ve güzergah çeşitlendirmesine yönelik olarak;  2015 yılına kadar yurtdışı ham petrol ve doğal gaz üretimimizin 2008 yılı üretim miktarına göre iki katına çıkarılmasını, 2009 yılı itibari ile 2.1 milyar metreküp olan mevcut doğal gaz depolama kapasitesinin 2015 yılına kadar iki katına çıkarılmasını, doğal gaz ithalatında 2015 yılına kadar en fazla ithalat gerçekleştirdiğimiz ülke payını yüzde 50’nin altına indirecek kaynak ülke çeşitliliğinin sağlanmasını ve ulusal petrol stoklarının güvenli düzeyde muhafazasının sürdürülmesini hedefliyoruz” diye konuştu.

 

“Bakanlığımız başta komşu ülkeler olmak üzere enerji üreticisi ülkeler (Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Yemen, Nijerya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Sudan, Somali, Cibuti gibi) ile önümüzdeki dönemde mutabakat zabıtları ve/veya anlaşmalar imzalamayı planlıyor. Bu tarz anlaşmalar ile sadece kamunun değil aynı zamanda özel sektörün de bu ülkelere yatırım yapabilmesi mümkün olacak.”

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz