Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Yeni bir enerji sektörü doğuyor!

EPDK’nın 11. kuruluş yıldönümünde konuşan özel sektör temsilcileri, Türkiye enerji sektörünün yeniden bir doğuş yaşadığını ancak kat edilecek daha çok yol olduğuna dikkat çektiler. Temsilciler ayrıca, petrol ithalatçısı ülkelerin OPEC çatısı altında gerçekleştirdiği işbirliğine benzer bir dayanışmanın enerji ithalatçısı ülkeler arasında da oluşturması yönünde çağrıda bulundular.





yesil_enerji.jpg

EPDK’nın 11. kuruluş yıldönümü konferansı kapsamında düzenlenen özel oturumda, enerji sektöründe de faaliyet gösteren dört holdingin yönetim kurulu başkanları, düzenleyici kurumun 11 yıllık etkinliği ve Türkiye enerji sektörünün geleceğine ilişkin düşüncelerini aktardılar. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, “EPDK’nın kuruluşundan bugüne geçen 11 yıl içerisinde hep birlikte iş dünyasıyla, bürokratlarıyla birlikte enerji sektörünün yeniden doğuşunu yaşıyoruz. Hep birlikte yeni bir enerji sektörünü doğuruyor, ortaya çıkarıyoruz.” dedi. Sabancı, özellikle elektrik ve doğal gaz talebi ve büyüme potansiyeli bakımından Türkiye’nin dünyanın en dinamik piyasaları arasında yer aldığını vurguladı. Talep artışına paralel olarak enerjinin tüm sektörlerinde her yıl büyük miktarlarda yatırım ihtiyacı olduğunun altını çizen Güler Sabancı, bu ölçekte yatırımları çekebilmenin birinci şartı olan “istikrarlı bir ekonomi ve istikrarlı ekonomi yönetimi”nin başarıldığını, bunu sürdürmek gerektiğini belirtti. Sabancı, “İkinci şart ve bizim bugün burada olmamızın sebebi; istikrarlı, liberal ve şeffaf, etkin bir enerji piyasasına ulaşmamızdır. Bu yolda ilerliyor, buna güvenerek yatırıma devam ediyoruz” dedi. Liberal elektrik piyasasının gelişiminde belli bir aşamaya gelindiğini, ancak bu piyasayı daha da geliştirmek ve daha rekabetçi bir yapıya ulaştırmak gerektiğine dikkat çeken Sabancı, “Bundan sonraki aşamada tüketiciye dönük, tüketiciyi kapsayan, ona yakın duran bu piyasanın geleceğe dönük fiyat sinyallerini oluşturabilecek bir borsanın da kurulması lazım. Bununla ilgili çalışmalar olduğunu sevinerek görüyoruz” dedi.


 

‘İthalatçı ülkeler birliği oluşturalım!’ 

2001 yılında kurulan EPDK’nın çok önemli işler başardığını kaydeden Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık ise, “Bu başarılar olmasa elektrik üretiminde özelleşme, özel sektörün sıfırdan %65’lik bir paya ulaşması ancak bir hayaldi. 0 devletin olduğu noktadan buraya geldik. Aynı şey, elektrik dağıtımı ve enerjinin diğer sektörleri için de geçerlidir” diye konuştu. Türkiye’nin “transit” ülke konumunun kendisine avantaj sağladığını, ama bu avantajın ülkenin enerji giderlerine ne ölçüde katkı yaptığını sorgulamak gerektiğini belirten Çalık, petrol ithalatçısı ülkelerin OPEC çatısı altında gerçekleştirdiği işbirliğine benzer bir dayanışmayı “enerji ithalatçısı ülkeler arasında oluşturmak” gerektiğini, enerji fiyatlandırmasında adaletsizliğin ancak bu şekilde dengelenebileceğini dile getirdi. Bu noktada - konuyu uluslararası platformlara taşımak üzere EPDK’yı göreve çağıran Çalık, “EPDK’mız Dünya Düzenleyici Kuruluşlarının başkanlığına seçilmiş olması itibarıyla bunu gerçekleştirebilecek durumdadır. Üretici ülkeler nasıl kendi aralarında birlik oluşturmuş ve düzenli toplantı ve çalışmalar yapıyorlarsa, bizim gibi büyük çoğunluğu ithalata dayalı ülkelerin de (Japonya’nın, Avrupa ülkelerinin, bizim, Kore’nin) kendi aralarında birlik oluşturup ortak hareket etmesi yerinde olur. İthalatçı ülkeler olarak, bu kadar büyük ödemeler yaptığımız bu sektörde nasıl politikalar izlemeliyiz noktasında, OPEC’in karşısında ithalatçı ülkelerin birliğini oluşturmalıyız” dedi.

 

“Katedecek daha çok mesafe var!”

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ise, son 11 yılda elektrik sektörüne 50 milyar dolar tutarında (24 bin MW boyutunda) yeni yatırım yapıldığını, bunun 17 bin MW’lık kısmının özel sektör tarafından gerçekleştirildiğini dile getirdi. Elektrikte özel sektörün payının %60’lara dayandığını, çok yakın zamanda bunun %75-80’e ulaşacağını kaydeden Özdemir, dünyanın 17’nci büyük ekonomisi olan Türkiye’nin elektrik tüketiminde 69’uncu sırada yer almasının ise herkesi düşündürmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin bugünkü 230 milyar kWh olan enerji tüketiminin 2023 yılında 500 milyar kWh’e çıkacağının öngörüldüğüne dikkat çeken Özdemir şunları aktardı: “Bu tüketimi karşılayabilmek için bugün 56 bin MW olan kurulu gücümüzün 125 bin MW’a yükselmesi gerekiyor. Bu kapasitenin hayata geçirilmesi için 150 milyar dolar yatırım yapmamız lazım. Zaten az önce Sayın Bakan, sadece üç projenin (Afşin Elbistan ve iki nükleer santralin) 45 milyar dolar tutacağını söyledi. Demek ki 100 milyar dolarlık daha yatırım yapmak gerekiyor. Ayrıca bu şekilde büyüyen bir Türkiye’de iletim, dağıtım altyapısı için, eski şebekelerin rehabilitasyonu ve özelleştirme çalışmaları için 50 milyar dolarlık bir yatırım daha gerekir. Bu finansmanı sağlayacak güvenli ortamını Türkiye’de yaratmamız, sağlanmış olsa dahi, bunu devam ettirmemiz lazım. Eğer biz bu finansmanı bulamazsak, 2023 hedeflerine ulaşmamız mümkün değil. Bu finansmanın bulunması için ekonomik programlar sürdürülmeli, o da yetmez, geliştirilmelidir.”
Teşvik mekanizmaları geliştirmeye devam etmek gerektiğini belirten Nihat Özdemir, döviz kazandırıcı her türlü yatırım ‘stratejik’ sayılmasına rağmen, Türkiye’nin atılım beklediği yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı enerji üretimine son teşvik yasasında yer verilmediğini belirterek, “Sektörümüz bundan çok büyük üzüntü duymaktadır. Geçen hafta Başbakan Yardımcımız Ali Babacan’a konu TÜSİAD’daki bir toplantıda sorulduğunda, ‘Yenilenebilir Enerji Kanunu’nda enerji alım garantisi ve fiyatı verdik ya, ben bunu teşvik sayıyorum’ dedi. Bu yaklaşım bence yanlıştır. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli, yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı yatırımlar da stratejik yatırım sayılmalı, bu konu da teşvik yasası kapsamına alınmalıdır” diye konuştu.

 

Gaz fiyatları yükseliyor diye elektriğe dokunmayın

EPDK ile birlikte geçen 11 yılda çok gelişme kaydedildiğini söyleyen Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, “EPDK’nın olgunlaşması, artık verimli hale gelmesi hakikaten takdire değer” olduğunu söyledi. Konukoğlu, EPDK’dan yönetiminden diğer beklentilerini de şu şekilde dile getirdi: “Zaman zaman alınan durdurma kararlarında hakikaten çok perişan oluyoruz. Hala daha bazı santrallerde havza projelendirmeleri yapılamadı ve bekletiliyor. EPDK’nın parası var, yardım etmiyor. Devlet Su işleri buna para ayırmıyor. Peki kim yapacak? ‘Sanayiciler toplansa da, yapsalar!’ diye bize naklediliyor. Buna bir çare bulmak lazım. Herşeyi bizden beklemeyin! Yatırımcı her zaman alıcıdır. Vericilik zor olur. Bir de enerji nakil hatlarını bize çektirdiler. Mecbur edildik, hattı biz çekiyoruz. Ne olacak? Bunun bedelini on yıla bölüp, taksitlendirdiniz.  Ondan sonra elektrik nakil ücretine bir zam! Aldı başını gitti! Peki, biz sizden alacaklı mıyız? Alacaklıyız! On yıla böldünüz mü? Böldünüz! Peki bu durumda fazladan aldığınız parayı bize niye geri ödemiyorsunuz? Her ay diyelim ki 100 lira enerji nakil ücreti ödüyoruz, diğer taraftan 60 lira enerjiden dolayı alacağımız var. Onu mahsup ediyor, 40 lira daha istiyor! TEAİŞ benden dokuz sene daha para alacak! Bu kanun çıkarken denmedi mi: ‘On yıl içerisinde ödenemeyen hat bedelleri sonunda defaten (bir kerede) ödenir.’ Ben bunu anlayamadım. Sorduğumuz zaman diyorlar ki, EPDK kabul etti! Halbuki bunu TEDAŞ gönderiyor, EPDK noter gibi mühürlüyor…. Hakikaten fiyatları birdenbire anormal yükselttiler. Elektrik fiyatlarını fazla yükseltmeyin, orada da zarar ediyoruz. Biz şirket olarak belki dengeliyoruz, ama sanayiciler zor durumda..Gaz fiyatları yükseliyor diye elektrik fiyatlarına fazla dokunmayın!”  

 

 

 

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz