Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS

2012 iyiydi 2013 daha da iyi olacak!

Enerji sektörü açısından 2012’nin iyi geçirilen bir yıl olduğunu belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, son on yılda yaklaşık iki kat büyüyen elektrik enerjisi toplam kurulu gücüne geçen yıl devreye alınan santrallerin 4 bin 100 MW’lık bir katkı yaptığını söyledi. Yıldız, Türkiye’nin büyümesine enerji sektörü olarak daha fazla katkı yapmak için kurulu gücü artırmak zorunda olduklarının altını çizdi.





bakan_yildizTürkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Lokali’nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 2012 yılında enerji sektöründe yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen yıl devreye alınan santrallerle birlikte toplam kurulu gücün 57 bin MW’a ulaştığını vurgulayan Bakan Yıldız, Türkiye’nin bu yönüyle AB üyesi birçok ülkeden daha büyük bir üretime sahip olduğunu dile getirdi. 2012 yılında devreye alınan 4 bin 100 MW’ın önemli bir kısmının yenilenebilir enerji kaynaklardan oluşmasının ayrı bir sevindirici konu olduğunu belirten Bakan Yıldız, şunları aktardı: “2012’de doğal gaza dayalı olarak devreye alınan yeni güç santrallerinin oranı daha düşük. Bir önceki yıl 1232 MW civarında doğal gaz santrali devreye alınmıştı, 2012 yılında bu 799 MW oldu. Biliyorsunuz, doğal gazı biz daha çok konutlarda ve sanayide kullanmak istiyoruz, elektrik üretimindeki payının düşmesini temenni ediyoruz. 2011 yılında irili ufaklı toplam 106 adet santral devreye girmişken, 2012’de ’lık bir artışla 124 adet santrali devreye almış bulunuyoruz. Biz 2012 yılıyla ilgili olarak 8-8,5 milyar TL civarında bir yatırım yapılmasını öngörüyorduk, yapılan yatırım tutarı 10 milyar TL’ye yakın, bu sevindirici bir durumdur.  Yapılan yatırımlarla işetmede bulunan toplam santral sayımız 643 adetten 767 adede çıkmış oldu.”

2013’E YENİ YASALARLA GİRİLİYOR  
Bakan Yıldız, 2013 yılında, bütün hazırlıkları tamamlanan Elektrik Piyasası Kanunu, Doğal Gaz Piyasası Kanunu, Türk Petrol Kanunu ve Petrol Piyasası Kanunu değişikliklerinin TBMM onayına sunulacağını; bu yeni düzenlemelerin liberalleşen, giderek daha dinamik hale gelen enerji sektörünü daha da canlandıracağını dile getirdi. Bakan Yıldız, “Özel sektörün payını biraz daha yükseltiyoruz. Bu payın 2013 yılında %75’lere ulaşmasını sağlamış olacağız. Özelleştirme politikalarımızla beraber gerek güç santrallerinin, gerekse elektrik dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesini inşallah 2013 yılında tamamlamış bir Türkiye göreceğiz” diye konuştu
Toplantıda basın mensuplarının akaryakıt fiyatları üzerindeki vergi yüküne ilişkin sorusunu da cevaplandıran Yıldız, 2012 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesindeki 28 genel müdürlüğün direkt ve dolaylı faaliyetleriyle oluşan toplam cironun 190 milyar TL olduğunu ve bunun içerisinde petrol ürünlerinden kaynaklanan vergi miktarının 46 milyar TL’nin üzerine ulaştığını söyledi. Yıldız, Maliye Bakanlığı’nın konusu olduğu için bundan öte bir yorum yapmak istemediğini dile getirdi.

‘HİÇBİR PROJEYE HAZİNE GARANTİSİ VERMEDİK’
2012 yılında birçok projeye imza atıldığını, ancak “stratejik ve ekonomik boyutu” ve “istihdamı olumlu etkileyecek yapısı” nedeniyle TANAP Projesi’nin yerinin ayrı olduğunu söyleyen Yıldız, “Bütün bu projelerimizde en fazla dikkat çeken yönlerden bir tanesi de, hiçbir projemizde – nükleer güç santrali de dahil – Hazine garantisi vermememizdir. Türkiye on yıl önceki Türkiye değil. Kendi ayakları üzerinde durabilen bir enerji sektörü oluşturmaya gayret ediyoruz” dedi.  
İkinci nükleer santral konusunda Japonya, Güney Kore, Çin ve Kanada’nın dört ayrı firmasıyla müzakerelerin devam ettiğini, ancak Hazine garantisi talep eden Güney Kore’nin yarıştan kopmak üzere olduğunu kaydeden Taner Yıldız, “Bize çok farklı bir teklif getirmedikleri takdirde, şu ana kadar yaptıkları teklifin çok geçerli olabilecek bir teklif olmadığını söylemem lazım. Ama buna rağmen bu yarıştan kopmak istemediklerini, bu sürecin içerisinde kalmak istediklerini belirttiler. Bunu artık verecekleri teklifle ortaya koyacaklar. Eğer bize gelen teklif bir Hazine garantisi istemek şeklinde olursa, bu bizim kırmızı çizgimizdir ve Türkiye ekonomisine hiçbir yük oluşturmaksızın, kendi ayakları üzerinde yürüyebilen, hatta koşan bir enerji sektörü için bu şartı kabul etmemiz tabii ki söz konusu değildir” dedi. Önümüzdeki süreçte herhangi bir Hazine garantisi vermeden Türkiye’nin en büyük üç projesi olan 1. ve 2. nükleer santral ile Afşin-Elbistan kömür havzasının değerlendirilmesi projesini gerçekleştireceklerini dile getiren Bakan Yıldız, bu üç projenin toplam büyüklüğünün 56 milyar dolar olarak hesaplandığını söyledi.
elektrik_ruzgar_enerjisi.jpg
2023’TE İKİ NÜKLEER SANTRAL DEVREYE ALINACAK
Enerji sektöründeki yabancı sermaye yatırımcılarının birinci önceliğinin siyasi istikrarın sürdürülebilirliğinin sağlanması olduğunu vurgulayan Bakan Yıldız şunları aktardı: “Bu nedenle biz siyasi istikrarımızın sürdürülebilirliğinden aldığımız güçle enerji sektöründe özellikle özel sektörle beraber yatırımlarımızı yapmaya devam edeceğiz. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyaretinde de açıklandığı gibi Akkuyu nükleer güç santrali için geçtiğimiz yıl 700 milyon dolar, 2012 yılında da 800 milyon dolar tutarında bir ödenmiş sermaye Türkiye’ye aktarıldı. 2013 yılında (Rusya’dan gelecek olan) bu rakamın 2,4 milyar dolara çıkmasını bekliyoruz. Projeler bir yandan hazırlanıyor, zemin etüdleri ve güvenlik testleriyle ilgili bütün çalışmalar olanca hızıyla devam ediyor. Nükleer santral hazırlık süreci biraz uzun olan bir çalışmadır. Üçüncü nükleer santralin yer seçimiyle alakalı olarak da 1.5 - 2 yıllık bir çalışmamız var; o çalışma minimum dört – beş ayrı yerde yapılacak ve biz ikinci nükleer santralin ilanından sonra, o ihaleye alan firmanın üçüncü santralin yer seçimiyle ilgili mühendislik çalışmasını da yapmasını isteyeceğiz. Burada yanlış anlaşılmasın, üçüncü nükleer santrali de, ikinciyi alana vermek gibi bir şey değil söz ettiğimiz. Fukuşima kazasından sonra Japonya’nın teklifinin oradaki hükümet değişikliği sebebiyle bir anlamda askıya alınmış olması nedeniyle kaybettiğimiz yaklaşık 1-1.5 yıllık süreyi üçüncü nükleer santralin yerinin tespitiyle beraber telafi etmeyi düşünüyoruz. 2023 yılında birinci ve ikinci nükleer güç santrallerinin işletmeye alındığı, üçüncü nükleer santralin de inşaatının devam ettiği bir Türkiye görmek istiyor, çalışmalarımızı da buna göre düzenlemek istiyoruz.”

tasarruflu_ampul.jpgLİSANS ALIP YATIRIM YAPMAYANLARA SIKI TAKİP
2012’de devreye alınan santrallerin büyük bölümü yenilenebilir enerji kaynaklı olmasına karşın, yıl içinde yapılan yenilenebilir başvurularında düşüş olduğunun hatırlatılması ve önümüzdeki dönem yenilenebilir yatırımcıları lehine yapılacak yeni düzenlemeler olup olmadığını sorması üzerine Bakan Yıldız, “Biz ister yenilenebilir enerji kaynaklarında isterse diğer konularda iyi niyetli, Türkiye’ye katkı koymak isteyen, ondan kısmen kazanç sağlamaya çalışan bütün gerçek yatırımcılarımızı destekliyoruz. Ancak lisans almış olup da, yatırımlarına başlamayanlarla alakalı bazı yaptırımlarımız geliyor. Elektrik Piyasası Kanunu’nda yapılacak değişiklikle birlikte,  daha önce lisans almış olup da yatırıma başlamamış olanlar yatırımlarını gözden geçirecekler. Eğer bunun ticaretini yapmak istiyorlarsa, buna çok sıcak bakmadığımızı ve müsaade etmeyeceğimizi söylemem lazım. Ya lisanslarını iade etsinler, yok iade etmiyorlarsa Elektrik Piyasası Kanunu çıktıktan sonra altı ay içerisinde, vermiş olduğumuz sisteme bağlantı görüşünü geri çekmeyi düşünüyoruz” dedi.

İRANDAN PETROL ve DOĞAL GAZ ALIMI
Bakan Yıldız, Türkiye’nin İran’dan ham petrol ve doğal gaz alımıyla ilgili gelişmelerle ilgili sorulara da yanıtladı. TÜPRAŞ’ın İran’dan aldığı petrol oranıyla ilgili ikinci muafiyet döneminin 3 Aralık 2012 tarihinde sona erdiğinin hatırlatılması üzerine Bakan Yıldız “Biz ikinci istisna dönemi olan (istisnaların arasında Türkiye de dahil dokuz ülkenin bulunduğu ve altı ay süreyle istisna oluşturulan) yapının bir müddet sonra tekrar gündeme getirilip uzatılacağı kanaatindeyiz. Çünkü Türkiye bir kısım Avrupa ülkeleri gibi ihtiyacının yüzde 3-5’ini İran’dan alan bir ülke değil. Geçen yılki ihtiyacımızın hemen hemen yarısını İran’dan aldık. O yüzden bizim için İran önemli bir ithalat noktasıdır” diye konuştu. Bakan Yıldız, 3 Aralık 2012 tarihinden sonra TÜPRAŞ’ın İran’dan aldığı ham petrol miktarında bir değişiklik olmadığını, o ana kadar düşülen miktarın da Libya, Suudi Arabistan ve Rusya gibi ülkelerden (bir kısmı uzun dönemli kontratlarla, bir kısmı da spot olarak) alınarak telafi edilmeye başlandığını söyledi. ABD’nin İran’a doğal gazla ilgili olası bir yaptırımının gerçek muhatabının Türkiye olacağını daha önce de açıkladıklarını kaydeden Yıldız, “Böyle bir noktaya girilemeyeceğini, girilmesi halinde Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamakta bir kesinti oluşabileceğini, bunu da doğru bulmadığımızı söylemiştik. Türkiye’nin doğal gazı -20’ler civarında İran’dan aldığını biliyoruz. Orada herhangi bir geri adım atmamız söz konusu değil. Bizden de böyle bir geri adım da zaten istenmedi” diye konuştu.

EN UCUZ KAYNAĞIMIZ, ENERJİ TASARRUFUDUR!
Yaklaşan kış şartlarında doğal gaz teminiyle ilgili sıkıntı olasılığına karşı yapılan hazırlıkların sorulması üzerine Bakan Yıldız, meskenlerdeki kullanıcıların ve sanayicilerin sıkıntı yaşamayacağı bir kış öngördüklerini ifade etti. Ancak bu noktada “verimli” kullanım gereğinin de altını çizen Yıldız şunları aktardı: “Her zaman söylüyorum; 2012 yılında enerji verimliliği ve enerji tasarrufuyla alakalı olarak yaptığımız çalışmaları 2013 yılında da her toplantıda dile getireceğiz. Enerji verimliliğinin Türkiye’de önemli bir yakıt olarak, altıncı yakıt olarak düşünülmesi gerektiğini söylüyoruz. O nedenle doğal gazda da, elektrikte de eğer ihtiyacı olmayan varsa, lütfen ihtiyaçları haricinde kullanmasınlar. Yani paranız da olabilir, doğal gazınız, kömürünüz, odununuz olabilir, ama bunları hiç israf etmememiz lazım. Türkiye’nin %20’ler civarında 2023 yılına kadar somut bir tasarruf miktarı var. Bu miktarı mutlaka yakalamamız lazım. Ben şimdi ‘Doğal gazda tasarruf yapın!’ derken doğal gaz vatandaşlarımıza yetmediği için bunu söylüyor değilim. Ama kullanmıyorlarsa kapatsınlar. Vatandaşlarımızın bunu bir alışkanlık haline getirmeleri gerekiyor. Bu dediğim odun için de, kömür için de, elektrik için de geçerlidir. Hak ettiğimiz refah seviyesini yaşayalım, ama onun haricinde israf etmeyelim.”
Türkiye’nin elektrik enerjisi tüketiminde her yıl net 15 milyar TL’lik bir tasarruf potansiyeline sahip olduğunu belirten Bakan Yıldız, sadece ev hanımlarının yapabileceği tasarrufun yıllık 4 milyar TL dolayında olduğunu, ayrıca sanayide, tarımda, yalıtım ve izolasyon uygulamalarında elde edilecek tasarruflarla “mevcut refah seviyesinden ödün vermeden” büyük kazançlar sağlanabileceğini dile getirdi. Bakan Yıldız, “Bundan Türkiye kazanacak. Vatandaşlarımız bu şekilde kendileri için küçük ama Türkiye için büyük bir adım atabilirler. Bir lambayı söndürmeyi, bir fişi prizden çekmeyi küçümseyebilirler, kendileri için önemi olmayabilir, ama bizim için bunlar önemli şeyler. Şu anda bizim en ucuz enerji kaynağımız, enerji tasarrufudur. O bizim altıncı yakıt olarak öne sürdüğümüz, ama birinci sıraya aldığımız bir yakıt türüdür. İthal ettiğimiz doğal gaz miktarının daha da düşmesine yol açabilecek bir kaynaktır” diye konuştu.

istranca_dogalgaz_rezervi.jpgISTRANCA’DA YENİ KUYULAR AÇILIYOR
TPAO’nun hidrokarbon arama çalışmalarının devam ettiğini belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Karadeniz’de Istranca lokasyonunda bulunan doğal gazla ilgili iki tespit kuyusu daha açılmasına karar verildiğini belirterek, “Istranca’da, şu ana kadar bulduğumuz doğal gaz rezervlerinin biraz daha üzerinde bir rezerv öngörülüyor. Doğal gaz kaynaklarının yerli kaynak olması için gayretlerimiz daha da artacaktır. Yine aynı şekilde ham petrol aramalarına da devam ediyoruz. Ama Istranca’da bundan iki-üç ay önce bahsedilen proses bize olumsuz sonuçlar vermedi. Onu güçlendirecek ikincil veya üçüncül tespit kuyularını açmaya karar verdik” diye konuştu.
“Yani, tahmin ettiğinizden daha fazla doğal gaz olduğunu mu gördünüz?” sorusu üzerine de Yıldız, “Hayır, o cümleyi ben şu anda kullanmıyorum. ‘Tahminimizden daha fazla doğal gaz var’ demeyelim. Ama şu ana kadar bizim Trakya’da ve Doğu Anadolu’da elde ettiğimiz doğal gaz miktarlarının daha üzerinde bir rezervi bize söyleyebiliyor. Bunu ancak ikincil ve üçüncül tespit kuyularını açtıktan sonra anlayacağız” dedi. Bakan Yıldız ayrıca TPAO’nun Kuzey Kıbrıs’ta süren petrol arama çalışmalarının önümüzdeki dönem sismik ve gravite ekiplerle takviye edileceği ve gelecek yıl Batı Kıbrıs’ta (karada) bir sondaj yapılacağı bilgisini de verdi.

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz