Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Hayat Kimya kendi enerji şirketini kurdu

Türkiye’deki sanayi sektöründe en büyük otoprodüktörlerden Hayat Kimya, 2012 yılında kendi enerji şirketini kurdu.





hayat_kimya.jpg

Yeniköy’deki kağıt fabrikalarındaki 30 MW trijenerasyon tesisi ve deterjan fabrikalarındaki 5.5 MW’lık kojenerasyon tesisiyle doğal gazdan kesintisiz elektrik ürettiklerini belirten Hayat Kimya Genel Koordinatörü Orhan İdil, otoprodüktörlük lisansının kaldırılmasının kojenerasyon yatırımcılarına büyük darbe vuracağını söylüyor.

Hayat Kimya’nın enerji stratejisi ve gerçekleştirdiğiniz kojenerasyon yatırımları hakkında bilgi verir misiniz?

Sanayici için gider kalemindeki en önemli faktörler, hammadde, işçilik ve enerjidir. Hayat Kimya olarak uluslararası alanda çokuluslu şirketlerle rekabet ettiğimiz için tesislerimizde son teknolojiyi kullanarak işçilik maliyetini optimum düzeye indiriyoruz. Hammadde ihtiyacımızın bir kısmını kendi tesislerimizdeki üretimimizle karşılıyoruz, diğer kısmını ise en iyi kalitede olmak şartıyla en uygun fiyatlarla temin ediyoruz. Geriye kontrol edebileceğimiz faktör enerji kalıyor. Enerjiyi sürekli ve çevre duyarlı olarak kullanmak başlıca prensibimiz. 1992 yılında Türkiye’de bir olan PLC’li otomasyonu, holdingimize ait Kastamonu Entegre A.Ş. Gebze fabrikasında kullandık. Dünyada ilk defa kağıt ve deterjan sektöründe kurutmada gaz türbini kullanan ve bu uygulamanın patentini alan şirketiz. Yapılan yenilik esas olarak trijenerasyon konseptine dayanıyor ve onun gelişmiş bir modelidir. Bu sistemde elektrik, buhar, sıcak hava ve soğuk su elde ediliyor. Kağıt fabrikasında kullanılan kojenerasyon sistemi, 1 ton kağıt üretmek için gereken 3.000-3.300 kW’lık enerjiyi 2.300 kW’ya düşürmeyi başardık. Bunu sağlamak için daha önce denenmemiş, birçok yenilik gerçekleştirdik ve bu sayede enerji maliyetlerimizi rakiplerimize göre yüzde 50-60’ların altına çektik.

 2006 yılının Mart ayında devreye giren 1. kağıt hattına ilaveten 2012 yılının Mart ayında 2. kağıt hattımızı devreye aldık. Bu tesislerin her birinde kojenerasyon sistemi için 7.5 MW’lik iki adet türbin bulunuyor. Her bir tesiste 20 ton buhar üretimi ve 1.5 milyon k.kalorilik sıcak su üretimi gerçekleştiriliyor. Türbinde elde edilen fazla elektrik enerjisini şebekeye satıyoruz. Ton başına toplamda 2300 kW, elektrik enerjisinde 965 kW harcıyoruz. Kurduğumuz her tesiste çevreye en az zarar veren ve enerji verimi yüksek üniteler kullanıyoruz. Türkiye’de enerjiyi verimli kullanmayı zorunlu tutan ISO 50001 enerji yönetim sistemine kedimizi adapte etmiş durumdayız.

 

Kurulu kapasite 35.5 mw

Fabrikalarınızdaki kojenerasyon ve trijenerasyon tesislerinin kapasiteleri hakkında bilgi verir misiniz? Bu tesisler sayesinde ne tür kazanımlar sağladınız?

Kampüsümüzün elektrik ve termal enerjileri yılda 75 milyon metreküp doğal gaz kullanarak karşılanıyor. Yeniköy’deki kağıt fabrikamızda 30 MW trijenerasyon tesisi, deterjan fabrikamızda ise 5.5 MW’lık kojenerasyon tesisiyle toplam 35.5 MW elektrik üretim kapasitesiyle doğal gazdan kesintisiz elektrik üretiyoruz. Bu üretimle fabrikalarımız elektrik tüketiminde kendine yeter hale gelmiş durumda. Kağıt fabrikamızda, kağıdın kurutulması için gereken sıcak hava, soğuk su ve buhar ihtiyacını trijenerasyon sisteminden karşılayarak enerji maliyetlerimizi düşürüyoruz. Gaz türbinlerinden çıkan sıcak hava ile kağıt makinalarında doğrudan kurutma yapılarak atık ısının daha verimli kullanılması sağlarken, enerji dönüşümlerinde ki kayıpların da önüne geçiliyor. Tesisimizde bir adet 4 bin 650 kW’lık türbin atık ısısı ile çalışan Absorbsiyonlu Chiller ve 2 adet 2325 kW’lık atık ısımız ile üretilen 8 bar buhar ile çalışan Absorbsiyonlu Chiller bulunuyor. Yaz aylarında aynı anda buhar enerjisi ve soğuk su enerjisi üretimi ile tesisimiz trijenerasyon hüviyetindedir. Tesisimizin tüm iklimlendirmesi atık ısımız vasıtasıyla sağlanıyor. Tesisimiz elektrik üretiminde iç ihtiyacının haricinde ulusal şebekemize de destek olup ülkemiz elektrik arz talep dengesine katkıda bulunuyor. Kojenerasyon yatırımın geri dönüş süresi 3 yıl civarındadır.
 

Hayat Kimya’nın enerji alanında gündemde yeni yatırım planları varmı?

Hayat Kimya olarak, 2012 yılı içinde enerji şirketimizi kurduk. Gebze’ye ülkemizde ilk defa yenilenebilir kaynaklardan enerji üretecek organik Rankin çevrimli bir enerji santralını kuruyoruz. Şirket bünyesinde enerji faaliyetlerini tek elden yürütmek gibi bir çalışmamız bulunuyor. 2012 yılı başında Hayat Ar-Ge Merkezi’ni kurduk. Ar-Ge projelerimizin içinde sıfır emisyonlu (karbondioksit salınımı) bir temizlik kağıt tesisi kurmayı planlıyoruz. Bu tesis içinde kendi enerjisini üreten bir gaz türbini bulunacak.

TBMM’ye sunulan Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı’nda ‘otoprodüktör ve otoprodüktör grupları’ ifadesi çıkarılıyor. Bu düzenleme otoprodüktörleri nasıl etkileyecek?

262 otoprodüktör üretici tedirgin günler yaşıyor. Bu tedirginliğin nedeni, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanun Tasarısı Taslağı.” Taslak, otoprodüktörlerin önüne iki seçenek koyuyor: Ya otoprodüktör olarak kalırsınız, bu takdirde enerji fazlanızı sisteme satamazsınız, ya da eğer satmak istiyorsanız ‘üretim lisansı’ alırsınız, bu takdirde ürettiğiniz elektriği kullanamaz, tamamını sisteme satar, ihtiyacınızı da sistemden alırsınız! 8 bin MW’den fazla üretim gücündeki 262 otoprodüktörü kara kara düşündüren de bu. Bu tesisler otoprodüktör olarak kalsalar, ürettikleri elektriğin kendi ihtiyaçlarından fazla kısmını sisteme satamayacaklar, zarar edecekler. ‘Üretim lisansı’ alsalar, bu kez kendi ürettikleri ucuz elektrik yerine, ihtiyaçlarını sistemden, dağıtıcı şirketlerden karşılayacak ve daha yüksek bir fatura ödeyecekler.

Otoprodüktörlükte sistemi kökünden değiştiren karar, 262 yatırımı ilgilendiriyor. Dahası, gündemde olan yatırımlar da bekliyor. Eğer tasarı yasalaşırsa otoprodüktör lisansı yerine üretim lisansı almak zorunda kalan yatırımcılar, iletim ve dağıtım sistemi, yatırım ve işletme bedeli, belediye tüketim vergisi (yüzde 1), enerji fonu (yüzde 1), TRT payı (yüzde 2) vb. ödemek zorunda kalacaklar. Bu da kendi ürettikleri enerji yerine enerji satın almaları anlamına geliyor. Yapılan hesaplamalara göre bu da enerji faturalarının toplamda %28 artması demektir.

 

3.75 milyon m3 doğal gaz tasarrufu mümkün!

Zaten doğal gaza yapılan zamlar nedeniyle üretim maliyetleri normal TEDAŞ fiyatlarına yakın olduğundan (belki üretim maliyetleri daha düşük, ancak overhaul, bakım ve işçilik maliyetleri ile birlikte düşünüldüğünde yaklaşık olarak aynı oluyor) firmalar mevcut kojenerasyon tesislerini ucuz fiyatla elden çıkaracaklar veya şebekeden ayrılarak bağımsız olarak çalışacaklardır. Kojenerasyon teknolojisi tekstil, kâğıt, kimya, gıda, seramik, ağaç-mdf gibi pek çok sektörde kullanıyor. Kojenerasyon teknolojisinden yararlanarak, hem elektriği ve hem de buharı aynı anda ve birlikte üreten otoprodüktörler, ürettikleri elektriği kendi sistemlerinden alıyor, elektrik faturaları üzerindeki ek yüklerden muaf olabiliyorlar. Bu güne kadar kurulu olan 8 bin MW’lik ( 2011 yılı ) kojenerasyon tesisi ile 3 milyar metreküp doğal gaz tasarrufu ve 10 milyon ton karbondioksit salımı azalması sağlanmıştır. Otoprodüktörlük sisteminin, bütün dünyada kojenerasyon uygulamalarının lokomotifidir. Eğer bu sistem kaldırılmazsa 2023 yılına kadar Türkiye’de, sanayi ve konut sektöründe uygulanan kojenerasyon teknolojisi ile 10 bin MW’lik kojenerasyon tesisi daha kurulacağını ve bu tesislerin, 3.75 milyon metreküp doğal gaz tasarrufu ve 12.5 milyon ton karbondioksit salımı tasarrufu gerçekleşecektir.

 

Mali yükler ve çözüm bekleyen sorunlar artıyor

Enerji sektöründe yaşanan sorunlara da değinen Hayat Kimya Genel Koordinatörü Orhan İdil, “Enerji piyasasında esas katılımcısı olması gereken ÜEAŞ ve bağlı ortaklıkları, Yap-İşlet ve Yap-İşlet-Devret üretim şirketleri, görev verilmiş üretim şirketleri ile TEDAŞ ve görevli dağıtım şirketleri piyasa mali uzlaştırma kapsamında değildir. Piyasadan doğrudan etkilenen PMUM katılımcıları;  her zaman olduğu gibi son on yıl içinde 2000’ne yakın sanayi kuruluşunun elektrik ve ısı enerjilerini indirimli olarak sağlayan otoprodüktörler, otoprodüktör grupları ve otoprodüktör grubu orijinli üretim kuruluşları ile tüketici olarak sanayi kuruluşlarıdır. Ayrıca piyasa yükünü taşıyan katılımcıların maddi yükleri gittikçe arttığı gibi, çözüm bekleyen sorunlar da artıyor. Ümit ediyoruz ki sorunlara bulunacak çözümlerle ve çıkarılacak yasalar ile ihracat ağırlıklı çalışan sanayi kuruluşlarımız daha önce elde etmiş oldukları ucuz ve kaliteli enerji avantajına tekrar sahip olacaklardır” diyor.

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz