Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
TÜREB: Rüzgarda 2023 için mevzuat değişikliği şart!

Rüzgar enerjisine ilişkin mevcut mevzuat değişmezse 2023 yılında ancak 10 bin MW’lık bir kurula güce ulaşılacağının altını çizen Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Mustafa Serdar Ataseven, “Bunun üstüne çıkmamız için kamu, yatırımcılar, türbin üreticileri, uluslararası bağımsız danışmanlık firmaları, üniversiteler ve bireyler olarak rüzgar sektörünü desteklememiz gerekiyor. Rüzgarın önündeki küçük engellerin süratle kaldırılması lazım” dedi.




mustafa serdar atasevenTürkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Mustafa Serdar Ataseven, rüzgar enerjisinde 2012’nin başında 1800 MW olan kurulu gücünün gerçekleştirilen 500 MW’lık ek yatırımla 2 bin 300 MW’a çıkarıldığını söyledi. Rüzgar enerjisi alanında süreç yavaş ilerse de 2012 yılında sevindirici gelişmelerin de yaşandığını vurgulayan Ataseven, “TEİAŞ 2013 yılından sonra her yıl 1000 MW ilave kapasite açıklayacağını duyurdu. Hatta hayata geçmeyen projelerin kapasitelerini de bu rakama ilave edeceğini belirtti. Yerli katkının uygulanmasında karşılaştığımız ‘0 yerli’ ifadesi %55 alt sınır getirilerek revize edildi. Artık daha uygulanabilir bir teşvikten söz edebiliriz” dedi.
2012 yılının Kasım ayında dernek olarak iki yılı aşkın bir süredir üzerinde çalıştıkları “Rüzgar Yol Haritası”  raporunu tamamlayarak kamuoyuna açıkladıklarını belirten Ataseven, “Sektörde olanlara ve yeni yatırım yapacaklara yol göstereceğine inandığımız bu haritada; mevcut düzenlemelerle nereye varırız, öneriler dikkate alındığında hedeflerimizin neresinde oluruz, bunu değerlendirdik. Bu raporda bugünkü düzenlemeler devam ederse 2023 yılında ancak 10 bin 620 MW kurulu güce ulaşacağımızı ortaya koyduk. Önerdiğimiz düzenlemelerin gerçekleşmesi halinde belirlenen 20 bin MW’lık hedefe ulaşabileceğimizin altını çizdik” diye konuştu.
ruzgar_enejisi.jpg

‘YERLİ TEŞVİK SÜRESİ 2023’E KADAR UZATILMALI’
Rüzgar enerjisi alanında yakalanan büyümenin olumlu olmakla birlikte yeterli olmadığının altını çizen Ataseven, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azatlamak için yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin artırılması gerektiğini belirtti. Özellikle rüzgar enerjisi alanında yatırımların artırılması için yönetmeliklerde çeşitli değişikler beklediklerini söyledi. Rüzgar enerjisi yatırımları için atılması gereken öncelikli adımlardan birisinin 1,5-2 yıl kadar süren inşaat izin süreleri olduğunu vurgulayan Ataseven, “Bu sürelerin kısalması gerekiyor. Tek bir kurumdan maksimum 3 ay içinde inşaat izinlerinin verilebiliyor olması lazım” dedi.
RES yatırımları için diğer önemli bir konunun da yerli katkı payları olduğunu belirten Ataseven, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yerli katkının uygulanmasında karşılaştığımız  ‘0 yerli’ ifadesi %55 alt sınır getirilerek revize edildi. Fakat 2015 yılı sonuna kadar işletmeye alınan rüzgar santralleri bu teşvikten yararlanıyor. Bir santralin işletmeye alınması için 4-5 yıl kadar süre geçiyor. Bugün yatırım kararı alacak yatırımcılar bu teşvikten yararlanamayacakları için yatırımlarından vazgeçiyorlar. Bunun için bu tarihin 2023 yılı sonuna kadar uzatılmasının doğru olacağını düşünüyoruz.”  

ORMAN VE HAZİNE ARAZİLERİNDE İZİNLER KİLİTLENİYOR
Ataseven rüzgar enerjisi alanında orman ve hazine arazi izinlerinin de önemli bir gündem oluşturduğunu söyledi. Bu izinlerin yetkisinin Başbakanlıkta olduğunu hatırlatan Ataseven, “Bütün sektörlerden Başbakanlığa talep gittiği için bir yoğunluk oluşuyor. Oysa ki rüzgar santrallerinin bir an önce hayata geçirilmesi lazım. Bu nedenle yetkinin başka bir kuruma devredilmesini ya da Başbakanlıkta enerji sektörü taleplerini değerlendiren ayrı bir birim oluşturulmasının uygun olacağını düşünüyoruz” dedi.  
Atasaven, rüzgar enerjisi yatırımlarında rüzgar ölçümleri konusunu da değerlendiren Ataseven şunları aktardı: “1 Kasım 2007 projelerinde ve daha önceki projelerde bir bariyerdi. Bu yeni bir yönetmelikle aşıldı. Bundan sonraki müracaatlarda uluslararası standartlarda ölçüm yapılması ve bu ölçümden sonra müracaat yapılması öngörülüyor. Ama öncesindeki projelerde ölçüm sıkıntısı devam ediyor. Ayrıca gün öncesi piyasası var. Rüzgarı bir gün önceden doğru tahmin etmek çok mümkün değil. Büyük sapmalarla tahminler yapılıyor. Dolayısıyla firmalar garanti fiyattan faydalanıyor. Ya da ikili anlaşmalarla rüzgardan ürettiği elektriği satıyor. Piyasa fiyatlarına baktığınızda yukarda, garanti fiyata baktığınızda aşağıda kalıyor. Garanti fiyatı kullanan yatırımcı cezalandırılmış gibi oluyor. Yerli katkı teşviği de alamadığı için neredeyse zarar ediyor. Yerli katkı ile ilgili mekanizmaları biraz daha düzenleyerek, bu kaybın önüne geçmek lazım. Bu da önerilerimiz arasında yer alıyor.”

yesil_enerji1.jpg‘KÜÇÜK ENGELLER SÜRATLE KALDIRILMALI’
Türkiye’de iyimser senaryo göre yılda 800-1000 MW, kötümser senaryoya göre ise yılda 600-800 MW rüzgar santralinin devreye alınacağının öngörüldüğünü belirten Ataseven, “2013 yılı sonuna geldiğimizde, 3 bin 300 MW, 2015 yılı sonunda ise en az 5 bin MW’lık santralin işletmeye alınması öngörülüyor. 2023 yılına geldiğimizde bugünkü mevzuatlar değişmezse 10 bin MW düzeyinde işletmeye alınmış santral olacağını tahmin ediyoruz. Bunun üstüne çıkmamız için kamu, yatırımcılar, türbin üreticileri, uluslararası bağımsız danışmanlık firmaları, üniversiteler ve bireyler olarak rüzgar sektörünü desteklememiz lazım. Rüzgarın önündeki küçük engellerin süratle kaldırılması lazım.
Rüzgar kullanımının çoğalması demek, daha temiz bir çevre ve daha güçlü bir ekonomi demek” diyor.  

EWEA KONGRESİ 2015’TE TÜRKİYE’DE YAPILACAK
2012’nin sonuna doğru sektör adına en sevindirici haberin ise uzun zamandır uğraş verilen Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (EWEA) Kongresi adaylık başvurusunun sonuçlanması olduğunu vurgulayan Ataseven sözlerini şöyle sürdürdü: “12 Aralık’ta Brüksel’de yapılan, EWEA Yönetim Kurulu toplantısında EWEA 2015’ in Türkiye’de yapılması yönünde karar çıktı. Rüzgarın olimpiyatları olarak görülen bu kongrenin ülkemizde yapılması ile sektörün büyük bir çıkış yapacağını düşünüyoruz. Kısacası önümüzdeki dönem için atılan tohumlar yavaş yavaş yeşermeye başladı. 2013 yılında rüzgarın önünü kesen bazı konularla ilgili, bir iki düzenleme yapılmasını bekliyoruz, sonrasında önümüz açık.”

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz