Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Türkiye maden kaynakları ve değerlendirme olanakları

Prof. Dr. Ataç Başçetin
İstanbul Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Maden Mühendisliği Bölümü




maden_ocagi1.jpgEnerji ve maden kaynakları; sosyal, ekonomik ve teknik özellikleri açısından yalnızca iç politika olarak değil aynı zamanda uluslararası ilişkileri de kapsayan stratejik bir konudur. Ülkelerin gelişmeleri için gerekli enerji ve maden türleri, rezervi,  üretim ve tüketim durumları her ülke için ayrı ayrı koşullarda değerlendirilmek durumundadır. Bu parametreler, sürdürülebilir kalkınmayı amaçlayan ülkelerin enerji ve maden politikalarında dikkatle üzerinde durulması gereken konulardır. Sanayi alanında gelişmesini ve büyümesini hızla sürdüren Türkiye’de enerji ve maden kaynakları, tüm dünyada olduğu gibi en önemli stratejik konulardan biridir. Tüm enerji sorunlarının çözümlerini, doğru enerji politikaları ve stratejileri kapsamında kamu-sanayi-üniversite işbirliğinde gerçekleştirilen bilimsel ve yerli teknoloji geliştirmeye yönelik hamlelere dayandırmak gerekiyor.

 

MADEN ÜRETİM VE NİHAİ ÜRÜN TEKNOLOJİSİ GELİŞTİRİLMELİ
prof_dr_atac_bascetin.jpgÜlkemiz, son yıllarda enerji ve maden kaynaklarının araştırılması ve yeni rezervlerin bulunmasında çok hızlı ve önemli gelişmeler sağladı. Bu gelişmeler iç ekonomik canlanmanın yanında cari açığın kapanmasında da önemli rol oynayacak nitelikte olduğu söylenebilir. Madencilik konusunda diğer önemli bir konu ise üretilen hammaddenin uç ürünlere dönüştürülerek daha yüksek bir katma değer elde edilmesidir. Bu konuda da başta bor ürünleri olmak üzere diğer madencilik ürünlerinde de önemli gelişmelerin sağlandığını izliyoruz. Uç ürün eldesinde yapılması gereken çalışmalar, önlemler ve teşvikler neler olmalıdır? Bu soruların cevaplanması, 2023 hedefine sahip ülkemiz için büyük öneme sahiptir. Devlet ve özel sektör kuruluşları ile üniversitelerin ortak projeler üreterek maden üretim ve nihai ürün teknolojisini geliştirecek çalışmalar yapması büyük önem arz ediyor.
Doğal kaynakların insan ve toplum yaşamında vazgeçilmez bir yeri vardır. Madencilik, ekonomik kalkınmayı başlatan ve sanayinin lokomotifi olan öncü bir sektördür. Yaşamı fonksiyonel hâle getiren araç ve gereçlerin büyük bir kısmı madenlerden sağlanmaktadır. Maden Teknik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün  (MTA) verilerine göre dünyada yıllık 1,5 trilyon ABD doları değerinde 10 milyar tonun üzerinde maden üretilmektedir. Bu rakamın % 75’i enerji ham maddeleri, % 10’u metalik madenler ve ’i endüstriyel ham madde üretimine aittir. Verilen değerler madencilik endüstrisinin dünya ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Toplumların refah ve gelişmişlik düzeyleri ile madencilik faaliyetleri arasında çok yakın bir ilişki bulunuyor. Kişi başına düşen maden tüketimi ile yaşam standardı arasında doğrusal bir ilişki bulunuyor. Kişi başına maden tüketimi fazla olan ülkelerde refah düzeyi de daha yüksektir.
Jeolojik yapısının bir sonucu olarak ülkemiz önemli sayıda maden çeşitliliğine sahip ve maden kaynakları yönünden zengin bir ülkedir. Maden rezervlerimizin gerek Türkiye yüzölçümüne gerekse nüfusa oranı diğer ülkelerle kıyaslandığında dünyanın şanslı ülkelerinden biri olduğumuz ortaya çıkıyor.

maden_tuketimi_ulkeler_gelismislik.jpg

 

MADEN ÜRETİMİNDE DÜNYADA 28’İNCİ SIRADAYIZ
Dünyada ticareti yapılan 90 çeşit maden ve mineral bulunuyor. Ülkemiz madencilik sektöründe 60 farklı maden ve mineralin üretimi yapılıyor. MTA verilerine göre, dünyada 132 ülke arasında toplam maden üretim değeri itibarıyla 28’inci sırada yer alan ülkemiz, maden çeşitliliği açısından ise 10’uncu sırada bulunuyor. Madenlerimiz; endüstriyel hammaddeler, metalik madenler ve enerji hammaddeleri olarak gruplandırılıyor.

 

madencilik_faaliyetleri.jpg

 

Dünya endüstriyel ham madde rezervlerinin %2,5’i, kömür rezervlerinin %1’i, jeotermal potansiyelinin %0,8’i ve metalik maden rezervlerinin %0,4’ü ülkemizde bulunuyor. Ülkemizin zengin olduğu madenler arasında ilk sırayı dünya rezervlerinin %72’sini oluşturan bor mineralleri alıyor. Bor dışında trona (doğal soda), kaya tuzu, perlit, ponza, bentonit, zeolit, sepiyolit, mermer ve doğal taşlar, kuvars, kuvarsit, zımpara taşı gibi endüstriyel hammaddeler ile boksit ve krom gibi metalik madenler ve linyit gibi enerji ham maddeleri ülkemizin zengin kaynaklara sahip olduğumuz başlıca madenlerdir. Ülkemizde üretimi yapılan maden kaynaklarından bazılarına detaylı bakmak faydalı olacaktır.

Türkiye’nin İşletilebilir Demir Yatakları
Rezerv Oranları (MTA / 2010)

turkiye_demir_yataklari_rezerv_oranlari.jpg

 

DEMİR VE KROM
Ülkemizin işletilebilir toplam demir rezervi 113 milyon ton (MTA, 2010) ve yıllık demir cevheri ihtiyacımız da 10-13 milyon ton dolayındadır. İşletilebilir yataklarımız dışında, düşük tenörlü cevherlere sahip 40 kadar sorunlu yatağımız vardır. Bugünkü bilgilere göre bu yataklarda -50 Fe arasında değişen tenörlerde toplam 1,37 milyar ton kaynağın varlığı bilinmektedir. Dünya demir cevher rezervi ise 150 milyar ton civarındadır (USGS, 2009). Demir cevherinin tüketildiği iki ana üretim dalı yüksek fırın pik demir üretimi ile direk redüksiyon tesisleridir. Demir cevheri yüksek fırınlara direk şarj cevheri olarak parça cevher halinde, ince tozlar sinterlenerek sinter halinde, çok ince tozların peletlenmesiyle pelet halinde kok kömür ve cüruf yapıcı katkı maddeleriyle birlikte verilerek kullanılıyor.

Ülkemizin işletilebilir toplam krom rezervi 26 milyon ton civarındadır (MTA 2010). Dünya krom cevher rezervi ise 3,6 milyar ton civarındadır (USGS,2009). Metalürjik olarak krom cevherinin en önemli kullanım alanı paslanmaz çelik yapımında kullanılan ferro-krom imalidir. Refrakter alanda ise çok geniş kullanıma sahip olan krom cevheri kimya endüstrisinde renk maddesi, deri tabaklama işleminde ve kuru pil imalinde kullanılıyor. Sınırlı miktarda da döküm sanayinde kullanılmaktadır.

 

Türkiye’nin İşletilebilir Krom Yatakları
Rezerv Oranları (MTA / 2010)

turkiye_krom_yataklari_rezerv_oranlari.jpg

 

ALTIN-KURŞUN-ÇİNKO-BAKIR
turkiye_bakir_rezerv_oranlari.jpgÜlkemizin işletilebilir toplam altın rezervi 328 ton civarındadır (MTA, 2010). Türkiye’nin altın potansiyel kaynağının tahmini 6 bin 500 ton dolayında olduğu düşünülüyor. Dünya altın cevher rezervi ise 4 bin 7000 ton civarındadır (USGS, 2009). Kullanım alanları olarak kuyumculuk, altın kaplama ve süsleme, elektrik/elektronik, diş hekimliği, dekoratif kullanım madalya yapımı, resmi para, külçe stokları gösterilebilir. Ayrıca, gümüş, platin ve paladyum gibi metallerle alaşım halinde uzay endüstrisinde, tekstil sanayinde altın tel ve iplik yapımında, kimya endüstrisinde paslanmaya dayanıklı alet yapımında kullanılmaktadır.
Türkiye, 1 milyon 462 bin 580 ton metal bakır, 795 bin 201 ton metal kurşun ve 1 milyon 659 bin 502 ton metal çinko rezerve sahiptir. Dünya bakır cevher rezervi 550, Kurşun rezervi 79 ve çinko rezervi ise 180 milyon ton civarındadır (USGS, 2009). Bakır, üstün fiziksel ve kimyasal özelliklerinden dolayı endüstride yaygın olarak kullanılmaktadır. Elektrik ve elektronik sanayi, inşaat sanayi, ulaşım sanayi, endüstriyel ekipman, kimya, kuyumculuk, boya sanayi
turistik eşya v.b kullanım alanları olarak gösterilebilir. Kurşun’un en önemli tüketim alanı akü imalatıdır. Yeraltı haberleşme kablolarının kurşunla izolasyonunda kullanılır.  Korozyonu önleyen kurşun oksit boyalar çelik konstrüksiyonlarda kullanılır. Kurşun tetraetil ve tetrametil benzin içinde oktan ayarlayıcı olarak kullanılan kurşun bileşikleridir. Kurşun radyasyonu en az geçiren metal olması nedeniyle bu ışınlardan korunmada, renkli televizyon tüplerinin yapımında ve mühimmat imalinde de önemli miktarlarda kullanılıyor. Çinko en çok galvanizlemede kullanılmaktadır. İnşaat sektöründeki galvanizli saçlar ve konstrüksiyon malzemeleri ile elektrik ve diğer havai hat direkleri galvanizlemenin en çok kullanıldığı alanlardır. Pirinç alaşımı ile bilhassa otomotiv sanayinde döküm kalıpları yapımında kullanılan çinko alaşımları çinko’nun kullanıldığı diğer önemli alanlardır. Çinko oksit yağlı boya ve lastik üretiminde kullanılmaktadır.

turkiye_altin_gumus_sahalari.jpg

ALÜMİNYUM (BOKSİT)-DOĞAL TAŞLAR-MERMER YATAKLARI
komur2.jpgÜlkemiz 68,9 milyon ton boksit rezervine sahiptir (MTA 2010). Dünya boksit cevher rezervi ise 27 milyar ton civarındadır (USGS,2009). Alümina ve alüminyum üretiminde %90 oranında kullanılmaktadır. Boksitten metalik alüminyumun yanında bazen galyum ve vanadyum gibi yan ürünler de elde edilmektedir. Bazı refrakter ürünlerin yapımında, su temizlenmesinde kullanılan alüminyum sülfat, sodyum alüminat, ham petrol tasfiyesinde kullanılan Al-Klorür ve Alüminyum hidrat gibi kimyasal maddelerin yapımında, zımpara kağıdı ve tozu gibi aşındırıcıların yapımında, ham şekerin renginin giderilmesinde, çimento yapımında kullanılmaktadır.
Ülkemizin jeolojik yapısının bir sonucu olarak çeşitli renk, desen ve dokuda iyi kalitede mermer ve doğal taş potansiyeli bulunmaktadır. Türkiye'nin kesilip parlatılabilir nitelikteki doğal taş potansiyeli yaklaşık 5,1 milyar metreküptür. (MTA 2010).
Mermer için binaların iç ve dış kaplamaları, dekorasyon işleri, anıtlar, heykeller ile süs ve hediyelik eşya imalatı önemli tüketim alanlarını oluşturur. Mermer taşlarının kimyasal bileşimi kalsiyum karbonat olduğu için kimya, yem ve gübre alanlarında, karayolu, beton asfalt ve son kat dolgu malzemesi olarak da kullanılır. Parça kırıntılarından paledyen, mozayik ve suni mermer yapılıyor.

BOR- KÖMÜR
turkiye_komur_rezervleri.jpgETİ Maden verilerine göre B2O3 bazlı dünya toplam bor rezervi 1 milyon 201 bin 200 tondur. Bu rezervin % 72’sini oluşturan 866 bin tonu ülkemizdedir. Dünyada toplam 10 ülkede bor madenciliği yapılmaktadır. Toplam işletme sayısı 13’tür. Bunların 4 tanesi ülkemizde bulunuyor. Batı Anadolu’da Eskişehir-Seyitgazi-Kırka boraks yatağı, Kütahya-Emet kolemanit yatağı, Balıkesir-Biğadiç, kolemanit ve üleksit yatağı ve Bursa-Kestelek kolemanit yatağımız bulunuyor.
Bor mineralleri ve ürünlerinin kullanıldığı alanlar cam sanayi, seramik sanayi, temizleme ve beyazlatma sanayi, yanmayı önleyici (geciktirici) maddeler, tarım, metalürji, nükleer uygulamalar olarak sıralanabilir.
Ülkemiz toplam dünya linyit rezervinin yaklaşık %1.6’sını içermektedir ve linyit açısından önemli bir yere sahiptir. Bununla birlikte linyitlerimizin %79’unun, 2500 kcal/kg ısıl değerin altında olması daha çok termik santrallerde kullanımını ön plana çıkartmıştır. Kömür, termik santrallerde ve sanayi amaçlı olarak tüketiliyor.

MADENLERİN EKONOMİDEKİ YERİ
Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre 2003–2008 yılları arası dönemde değişik maden grupları için üretim değerleri aşağıda tablolarda veriliyor. Bu veriler incelendiğinde ülkemiz maden potansiyelinin değerlendirilmesi konusunda son yıllarda üretim artış oranlarında önemli gelişme kaydettiği, yeni maden kaynakları bulunmakla birlikte, mevcut kaynakların rezervlerinde de artışlar sağlandığı görülüyor.

 

turkiye_komur_uretimi.jpg
 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz