Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Türkiye tarımında enerji tüketimi

Tarım sektörü, bütün dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de nüfusun gıda maddeleri gereksinimini karşılaması, tarıma dayalı sanayi için hammadde kaynağı oluşturması, belirli bir kesime istihdam olanağı sağlaması, dışa bağımlılığın önlenmesi ve ödemeler dengesi üzerinde önemli etkilerinin olması vb. nedenlerle, ekonomide stratejik rol ve işlevini korumayı sürdürmektedir.





tarimda_enerji.jpg

Bu çalışmada, ülkemiz tarımında enerji tüketimi incelenmiştir. Tarımda enerji tüketiminin değerlendirilebilmesi için, bazı etkinlik ölçütleri tanımlanmış ve bu ölçütler dikkate alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Tarım sektöründe enerji kullanımı ve enerji korunumu önlemlerine ilişkin öneriler verilmiştir.

 

Tarımda üretim artıyor

Tarım; bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, bunların kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, bu ürünlerin uygun koşullarda saklanması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması ile ilgili bir bilim ve üretim dalıdır. Tarım, daha çok doğal nedenlerden, bir başka deyişle; zengin toprak kaynakları, biyolojik çeşitlilik, elverişli iklim ve jeolojik koşullardan dolayı, Türkiye için her zaman önde gelen bir sektör olmuştur. Zengin toprak yapısı, tarıma elverişli arazi varlığı ve uygun iklimiyle Türkiye, hububatlar, baklagiller, meyveler, sebzeler ve hayvancılıktan oluşan geniş bir tarımsal ürün yelpazesine sahiptir. Son dönemlerde, özel girişimcilerin tarım sektöründe yatırım yapmaya olan ilgileri artmaktadır. Tarım sektörü, gerek hammadde üretmesi ve gerekse tarımı ilgilendiren sanayisi ile birlikte ülkemizde hala ekonomiye diğer sektörlere göre daha fazla katkı sağlamakta ve ekonomik öneme sahip durumdadır.

Tarım sektörünün genel ekonomi içerisindeki önem ve derecesini belirlemek amacıyla genellikle; mili gelir, nüfus ve aktif nüfus ile iç ve dış ticaretteki paylar dikkate alınmaktadır. Türkiye’de 2000 yılında, ,1 olan tarımsal üretimin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’daki payı 2009 yılında, %8,3’e gerilemiştir (Çizelge 1.1). Bu dönemde, Türkiye tarım sektöründen endüstri ve hizmet sektörüne doğru gerçekleşmekte olan ekonomik dönüşümünü sürdürmüştür. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’daki payı düşmesine rağmen, tarımsal üretim 2000 yılından beri artış göstermektedir. 2007 yılında kuraklığa bağlı olarak azalan üretim miktarı, 2008 başından itibaren tekrar artışa geçmiştir. 2008 yılında, 73 milyar TL olan tarımsal üretim, 2009 yılında 79 milyar TL seviyesine ulaşmıştır (Çizelge 1.1). Türkiye’de TÜİK verilerine göre uyumlaştırılmış, 2000-2010 yılları arasındaki dönemde tarımın GSYİH içindeki payı Çizelge 1.1’de verilmiştir. Cari fiyatlarla 2000 yılında tarımsal üretim değeri, 16,832 milyar TL iken, 2010 yılında 88,299 milyar TL değerine yükselmiştir. Bu artışa rağmen, tarımın GSYİH içindeki payı 2000 yılında .1 oranından %8 oranına azalmıştır. 2000-2010 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde, tarımın GSYİH içindeki payı ortalama %8.89 olarak belirlenmiştir.

 

Çizelge 1.1. Türkiye’de Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ve Tarımın GSYİH İçindeki Payı

YILLAR

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla

(Milyar TL)

Tarımın GSYH İçindeki Payı Cari Fiyatlarla (%)

Tarımsal Üretim

(Milyar TL)

Tarımda Tüketilen Enerji/ Tarımsal Üretim (TEP/TL)

2000

166,658

10,10

16,832

5477,53

2001

240,224

8,80

21,139

7132,15

2002

350,476

10,30

36,099

11913,87

2003

454,780

9,90

45,023

14589,52

2004

559,033

9,50

53,108

16025,38

2005

648,931

9,40

60,999

18263,34

2006

758,390

8,30

62,946

17446,35

2007

843,178

7,60

64,081

16247,86

2008

950,534

7,60

72,240

13962,23

2009

952,558

8,30

79,062

15584,93

2010

1103,749

8,00

88,299

17351,14

Ortalama

 

8,89

 

14000

 

 

Tarımın mili gelire olan oranının oransal olarak azalması, ekonomik gelişme sürecinin doğal bir sonucudur. Ancak, kişilerin geçimini tarımdan sağlayan ülkelerde, bu sektör ekonomi için önemidir. Türkiye tarım sektöründe bölgesel ve ülke genelinde, üretim sistemleri ile ürün bazında ve toplam enerji kullanımına ilişkin ayrıntılı çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmada, ülkemiz tarımında enerji tüketimi incelenmiştir. Tarımda enerji tüketiminin değerlendirilebilmesi için, bazı etkinlik ölçütleri tanımlanmış ve bu ölçütler dikkate alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Tarım sektöründe enerji kullanımı ve enerji korunumu önlemlerine ilişkin öneriler verilmiştir.

 

Enerji kullanımının analiz edilmesi gerekir

Dünyanın batı bölgelerinde yaklaşık 1945 yılından bu yana tarım, büyük ölçüde mekanize olmuş ve gübre, tarım ilaçları yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Fosil yakıtların kullanıldığı mekanizasyon araçları, tarımda insan gücünün kullanımını sınırlandırmıştır. Tarımda doğrudan veya dolaylı olarak fosil yakıt enerjilerinin kullanılması, üreticiler açısından ekonomik olarak kazançlı duruma gelmiştir. Gelişmekte olan ülkelerde, başta gübre üretimi ve makina kullanımı olmak üzere, tarımsal üretimde fazla miktarda fosil yakıt kullanılmaktadır. Modern tarımsal üretim işlemlerinin fosil yakıt kullanılmadan gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

Modern tarımsal üretim sistemlerinde, verimi arttırıcı yapay yöntemler uygulanmaktadır. Dünyanın batı bölgelerinde 1950’li yıllarda tarımsal üretimde yoğun bir şekilde mekanizasyon uygulaması ve pestisit kullanımı başlamıştır. Tarımda mekanizasyon uygulamaları sonucunda, tarımsal üretim artmış ve yeni alanlar tarımsal üretime açılmıştır. Diğer taraftan, tarımdaki modern teknolojik uygulamalar için enerji tüketimi artmıştır. Tarım alet/makinaları ve pestisit kullanımı, en önemli enerji kaynağı olan fosil yakıtların tüketimini gerektirmektedir. Ek enerji kullanımı, doğal sistemler ile karşılaştırıldığında, tarımsal ekosistemlerin enerji etkinliğini önemli düzeyde azaltmaktadır. Özellikle pestisit üretimi için yoğun bir şekilde enerji tüketilir. Tarımsal sistemler, doğal işlemleri de kapsadığından, doğal kaynakların yönetiminde enerji etkinliğinin değerlendirilebilmesi için, enerji kullanımının analiz edilmesi gerekir.

 

Tarımın enerji tüketimi içindeki payı ortalama %5.35

Türkiye’de, 1990-2011 yılları arasındaki dönemde, sanayi ve tarım sektörlerinde toplam enerji tüketimi değerleri ve bu sektörün toplam enerji tüketimindeki payları Çizelge 2.1’de verilmiştir. Türkiye’de 1990’lı yıllarda, tarım sektörünün toplam enerji tüketimindeki payı % 5 düzeylerinde iken, 2008 yılından sonra %6’dan daha yüksek düzeylere ulaşmıştır. Belirtilen dönemde sanayi sektörünün toplam enerji tüketimindeki payı ortalama %37.85 iken, tarım sektörünün payı ise %5.35 olarak gerçekleşmiştir (Çizelge 2.1). Tarımda enerji tüketiminin değerlendirilebilmesi için, Çizelge 2.2’de verilen, etkinlik ölçütleri tanımlanmıştır.

 

Çizelge 2.1. Türkiye’de Sanayi ve Tarım Sektörlerinde Enerji Tüketimi

YILLAR

ENERJİ TÜKETİMİ (Bin TEP)

TOPLAM ENERJİ TÜKETİMİNDE PAYI (%)

Toplam

Sanayi

Tarım

Sanayi

Tarım

2006

77441

30996

3608

40

4,66

2007

82747

32466

3944

39

4,77

2008

79559

25677

5174

32

6,50

2009

80574

25966

5073

32

6,30

2010

83372

30628

5089

37

6,10

2011

86952

30830

5755

35

6,62

Ortalama

 

 

 

37,85

5,35

 

Türkiye’de tarımsal üretim değeri başına tarımda tüketilen enerji miktarı, tarımsal üretim değerinin artışına paralel bir seyir izlemiş olup, 2000 yılında 5477,53 TEP/TL iken, 2010 yılında 17351,14 TEP/TL değerine yükselmiştir. 2000-2010 yılları arasında tarımsal üretim başına tarımda tüketilen enerji değeri ortalama 14000 TEP/TL olarak hesaplanmıştır (Çizelge 1.1).

Türkiye’de 1990–2000 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde işlenen ve ekilen tarım alanları başına tüketilen toplam enerji değeri ortalama olarak sırasıyla 0.072 TEP/ha ve 0.136 TEP/ha olarak gerçekleşmiştir. İşlenen ve ekilen tarım alanları başına tüketilen toplam enerji değeri, 2005 yılından sonra, 2011 yılına kadar düzenli olarak artış göstermiş olup, belirtilen dönemde ortalama olarak sırasıyla 0,209 TEP/ha ve 0,275 TEP/ha olarak gerçekleşmiştir. 1990–2011 yılları arasındaki 21 yıllık dönemde İşlenen ve ekilen tarım alanları başına tüketilen toplam enerji değeri ortalama olarak sırasıyla 0,164 TEP/ha ve 0,216 TEP/ha olarak hesaplanmıştır.

 

Çizelge 2.2. Türkiye’de Tarım Sektöründe İşlenen ve Ekilen Alan Başına Enerji Tüketimi

YILLAR

Tarımda Toplam Enerji Tüketimi

(Bin TEP)

İşlenen

Tarım Alanı

(Bin ha)

Ekilen

Tarım Alanı

(Bin ha)

Tarımda Tüketilen Toplam Enerji/İşlenen Tarım Alanı

(TEP/ha)

Tarımda Tüketilen Toplam Enerji/Ekilen Tarım Alanı

(TEP/ha)

2006

3608

22981

17440

0,156

0,206

2007

3944

21979

16945

0,179

0,232

2008

5174

21555

16460

0,240

0,314

2009

5073

21351

16217

0,237

0,312

2010

5089

21384

16333

0,237

0,311

2011

5755

20539

15712

0,280

0,366

Ortalama

3711,571

22977,29

17476,93

0,164

0,216

 

 

Çizelge 2.4. Türkiye’de Tarımda Enerji Tüketimi

TARIM

Petrol (Bin TEP)

Elektrik (GWh)

İşlenen Alan

(Bin ha)

Ekilen

Alan

(Bin ha)

Petrol Tüketimi/İşlenen Alan

(TEP/ha)

Elektrik Tüketimi/İşlenen Alan

(MWh/ha)

2006

3119,00

4411,00

22981,00

17440,00

0,135

0,252

2007

3397,00

4981,00

21979,00

16945,00

0,154

0,293

2008

4304,00

5806,00

21555,00

16460,00

0,199

0,352

2009

4218,00

4879,00

21351,00

16217,00

0,197

0,300

2010

4134,00

5509,00

21384,00

16333,00

0,193

0,337

2011

4809,00

4360,00

20539,00

15712,00

0,234

0,277

Ortalama

3996,83

4991

21631,50

16517,83

0,185

0,302

 

Dört temel enerji kaynağı tüketiliyor

Türkiye tarımında tüketilen başlıca birincil enerjiler; petrol, elektrik, doğal gaz ve jeotermal ve diğer ısılardan oluşmaktadır. Tarımda işlenen tarım alanı başına petrol tüketimi değeri 2006 yılında 0,135 TEP/ha düzeyinde iken, 2011 yılında 0,234 TEP/ha düzeyine yükselmiştir (Çizelge 2.4). Benzer şekilde, traktör ve biçerdöver sayıları da sırasıyla, 2006 yılında 1037383 adet traktör ve 12359 adet biçerdöver iken, 2011 yılında 112500 adet traktör ve 14313 adet biçerdöver olarak gerçekleşmiştir. Belirtilen dönemde, işlenen tarım alanı başına elektrik tüketimi değişken bir şekilde gerçekleşmiştir. Türkiye tarımında, 2006–2011 yılları arasındaki dönemde, işlenen tarım alanı başına petrol ve elektrik tüketimi ortalama olarak sırasıyla 3996,83 bin TEP ve 4991 GWh olarak belirlenmiştir. Bu dönemde işlenen tarım alanı başına petrol ve elektrik tüketimi ortalama olarak sırasıyla, 0,185 TEP/ha ve 0.302 MWh/ha olarak hesaplanmıştır.

 

Gübre üretiminde en çok doğal gaz kullanılıyor

Tarımsal üretimde önemli enerji girdilerinden birisini de gübre üretimi için kullanılan dolaylı enerji tüketimi oluşturmaktadır. Türkiye’de gübre üretim işlemlerinde çoğunlukla doğal gaz kullanılmaktadır. Türkiye’de gübre üretiminde tüketilen toplam enerji 2006 yılında 201,4 bin TEP değerinde iken, 2011 yılında 650,4 bin TEP değerine yükselmiştir. Belirtilen dönemde, işlenen tarım alanı başına gübre üretimi amacıyla tüketilen toplam enerji miktarı ortalama 0.01 TEP/ha olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizdeki gübre fabrikalarının toplam üretim kapasiteleri gübre tüketimimize yetecek düzeyde olmasına rağmen, gübre fabrikalarının bazı ekonomik nedenlerle (enerji-ham madde-maliyet) tam üretim kapasitesi ile çalışmayıp, ortalama %60 kapasite ile çalışmaları ham madde ithalatı yerine, gübre ithal edilerek ülkemizin gübre ihtiyacı karşılanmaktadır.

 

Enerjide doğru yönetim  geleceği belirleyecek

Son yıllarda; enerji kullanımı, sera gazı emisyonları ve bunların küresel iklim değişikliklerine olan potansiyel etkileri en çok tartışılan konulardan birisidir. Enerji kullanımı ile ilgili sorunlar, sadece küresel ısınma ile sınırlı değildir. Hava kirliliği, asit yağmurları ve ozon azalımı gibi çevresel konular enerji kullanımı ile yakından ilişkilidir. Enerji kullanımının yarattığı çevresel etkilerin en düşük düzeyde olabilmesi için, belirtilen konuların tamamının birlikte dikkate alınması gerekir. Enerji etkinliğinin artırılması, enerji kaynaklarının çevresel etki değerlendirmesi açısından önemlidir. Daha az enerji kullanmak ve çevreye en düşük düzeyde zarar vermek için, sistem etkinliğinin artırılması gerekir. Enerji kaynaklarının kıtlığı ve dikkatsiz kullanılması sonucunda oluşan istenilmeyen yan etkiler, enerji tüketimini doğru bir şekilde planlanma ve dikkatli bir şekilde değerlendirmeyi gerektirmektedir.

Endüstri, ulaştırma, ticaret, konut ve tarım sektörlerinde enerji kullanımını azaltmanın en etkin yöntemlerinden birisi de, enerji kullanma etkinliğini artırmaktır. Günümüz endüstri dünyasında, enerji ve diğer kaynaklarının kullanımı önemli düzeye ulaşmıştır. Bu nedenle, bir taraftan doğal kaynakların temini azalmaya başlamış, diğer taraftan da çevre kirliliği gibi doğal ortama verilen zararlar artarak devam etmektedir. Bununla birlikte, enerji dönüşümüne ilişkin teknik iyileştirmeler yeterince etkin bir şekilde gerçekleştirilememektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, gelecekteki enerji üretim ve tüketim düzeylerinin belirlenebilmesi için; nüfus artışı, ekonomik üretkenlik, tüketici alışkanlıkları ve teknolojik gelişmeler gibi dikkate alınması gereken birçok etmen vardır. Enerji sektörüne ilişkin yönetim biçimleri, gelecekteki enerji üretim ve tüketim düzeyi ve dağılımında önemli rol oynayacaktır.

 

H. Hüseyin Öztürk / H. Kaan Küçükerdem

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü

 

KAYNAKLAR

Yrd. Doç. Dr. H. Naci Bayraç / Arş. Grv. Dr. Füsun Yenilmez, Tarım Sektörünün Yapısal Analizi ve Avrupa Ortak Tarım Politikası. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü,

Çolakoğlu H., Çokuysal B., Çakıcı H., Türkiye’de Gübre Üretimi ve Tüketimi.

Eraslan F., İnal A., Güneş A., Erdal İ., Coskan A., Türkiye’de Kimyasal Gübre Üretim ve Tüketim Durumu, Sorunlar, Çözüm Önerileri ve Yenilikler. http://www.zmo.org.tr/

Ege, H. Tarım sektörünün ekonomideki yeri. Tarımsal ekonomi ve politika geliştirme enstitüsü. TEPGE Bakış, ISSN: 1303-8346.

Öztürk, H.H., Tarımda Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımı. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü 01330 Balcalı, Adana.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık, 2010. Türkiye Tarım Sektörü Raporu, Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı.


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz