Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
BP Raporu’na göre; Enerjide iklim değişiyor

BP, enerjide yeni trendler hakkında önemli ipuçları veren Enerji Görünümü 2030 Raporu’nu yayımladı.




bp_enerji_raporDünyada enerji arz ve talep dengelerinin önümüzdeki yıllarda büyük değişiklik göstereceğini gösteren rapora göre, enerji talebi 2030’a kadar %36 oranında artacak. Enerji verimliliğinde artış ve yenilenebilir enerjide güçlü bir büyüme öngörülen rapora göre, ABD 2013'te petrol üretiminde ilk sıraya yerleşecek, Çin Avrupa ile eşitlenecek, Rusya dünyanın en büyük ihracatçısı olacak.
BP, uzman analistler ve akademisyenler işbirliğinde hazırladığı 2030 Yılı Enerji Görünümü (Energy Outlook 2030),  raporunu yayımladı. Rapora göre dünyada enerji talebi, 2030’a kadar %36 oranında artacak. Talep edilen enerji miktarının, 12 milyar ton petrolden 16.6 milyar tona ulaşması bekleniyor. Bu artışın, neredeyse tamamına yakınının, gelişmekte olan ülkelerin talebindeki yükselişinden kaynaklanacağı öngörülüyor. OECD üyesi ülkelerin enerji talebi 5.6 milyar ton petrolden, 5.8 milyar tona yükselmesi beklenirken, OECD dışında yer alan ülkelerde ise 6.4 milyar tondan, 10.9 milyar tona çıkacağı tahmin ediliyor. Rapora göre küresel enerji talebi, yıllık artış oranı yavaşlamakla birlikte, OECD dışındaki ülkelerde ekonomik büyüme 2030 yılında küresel enerji talebinin %81’ini oluşturması beklenen fosil yakıtların küresel enerjideki ağırlığı devam ederken, BP bu talebin şimdiki seviyeye kıyasla %6 oranında düşeceğini öngörüyor. Ayrıca bu dönemde kömür ve petrol yerine doğal gaz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanılmasıyla yakıt türünde değişimin artması bekleniyor.
Nüfus ve gelir artışı, artan enerji talebinin temel nedeni olacak. 2030’a kadar dünya nüfusu 8.3 milyara ulaşacak, enerji ihtiyacı duyan insan sayısı 1.3 milyar artacak. 2030’daki dünya geliri ise 2011’in iki katı olacak. OECD dışında yer alan düşük ve orta seviyedeki ekonomilerin 2030’daki nüfus artışındaki payı %90 olacak. Hızlı sanayileşme ve kentleşmeden dolayı, bu ülkelerin dünyadaki gelir artışında %70, enerji talebindeki artışta %90 payı olacak.

YENİLENEBİLİR HIZLI BÜYÜYECEK
Rapora göre söz konusu kademeli yakıt türü değişim sürecinde, biyolojik yakıtları da içeren yenilenebilir enerji kaynaklarının küresel düzeyde en hızlı talep artışının yaşandığı kaynak olmaya devam etmesi bekleniyor. Buna göre en hızlı talep artışının görüldüğü fosil yakıt olan doğal gazın, 2030 yılına kadar yılda yaklaşık %2 oranında artması öngörülürken, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik talebin yılda %8’in üzerinde artışla çok daha hızlı büyüyeceği tahmin ediliyor. Nükleer yakıtta, söz konusu dönemde yıllık %2,6, hidro enerjide ise %2’lik artış bekleniyor. Hidro ve nükleer enerji 2030’daki toplam enerji arzında 'lik payı olacağı tahmin ediliyor. Fosil yakıtlar arasında en hızlı artması beklenen ise %2’lik oranla gaz, bunu ise %1,2’lik oranla kömür ve %0,8'lik oranla da petrolün takip etmesi bekleniyor. Kaya petrolünün ise 2011’den 2030’a kadar toplam global enerji arzında beşinci sırada yer alması öngörülüyor. Kaya petrolü ve yenilenebilir enerjideki artışa rağmen, fosil yakıtların söz konusu dönemde yine de enerji arzının yarısını oluşturacağına dikkati çekiliyor.
Amerika’nın petrol arzının, kaya petrolü üretiminin etkisiyle 2030’da dünyada toplam büyümedeki oranının %65 olacağı tahmin ediliyor. Bölgesel olarak artışta en ön sırada gelmesi beklenen ABD’nin, 2013'te ham petrol arzında, OPEC ülkelerinin üretimdeki kesintilerinin de etkisiyle, Suudi Arabistan ve Rusya’yı geçeceği öngörülüyor. ABD'nin enerjide artan üretiminin, 2030'da kendi kendine yeterli seviyeye ulaşması öngörülüyor. ABD’nin 2030’da küçük petrol ithalatçısı olacağı, net ithalatının %70 azalacağı tahmin ediliyor. Enerji üretiminin tüketimi karşılama oranı %99’a ulaşacak. ABD, Suudi Arabistan ve Rusya’nın, dünyada petrol arzının 3’te 1’ini karşılayacağı ifade ediliyor.
Raporda, enerji üretiminde kullanılan kaynak türlerinin geleceğine ilişkin de tahminler yer alıyor. Petrolde artan fiyatlar ve teknolojik yenilikler, global enerji dengelerini değiştirecek. 2011’de daha da daralan petrol pazar payının, önümüzdeki 20 yılda %28’e düşmesi tahmin ediliyor. Petrolün sektörlere göre kullanımına ilişkin, 2011’de %4 olarak gerçekleşen elektrik üretimindeki payının %2’ye düşmesi bekleniyor.

ULAŞIMDA BİOYAKITLARIN PAYI ARTACAK
Sanayide, konut ve ticari amaçlı kullanılan petrolün payının ise önümüzdeki dönemde azalmasının daha yavaş olacağı belirtilirken, ulaşımda da yüksek fiyatlara karşılık karlı olması nedeniyle en çok kullanılan enerji türü olmaya devam edecek. Ancak ulaşımda da petrolün payının 2011’deki %94’lük payının, 2030’da %5 oranında azalacağı kaydediliyor. Bioyakıtlar ve doğal gazın, ulaşım sektöründeki kullanım oranının ise 2030’a kadar %5’e ulaşacağı, gazın 2030’a kadar ulaşımda payı en hızlı artan alternatif enerji türü olacağı ve büyük ihtimalle bioyakıtları geçeceği ifade ediliyor.
Ulaşımda enerji tüketimindeki artış hızının azalacağı bekleniyor. Ulaşımdaki enerji talebindeki artışın, 1990-2010 yıllarındaki oran olan yıllık 1.9’luk artışın 1.2’ye düşmesi bekleniyor. Bu artış hızının azalmasında, yakıt tasarrufu sağlayan yeni nesil araçların kullanımı, ayrıca petrol fiyatlarındaki yükselmenin sürücü davranışlarına yansıması, OECD ülkelerindeki araç doygunluğunun etkisi olacağı vurgulanıyor.
İçinde bulunduğumuz on yıllık dönemde kömürün pazar payının artmaya devam etmesi beklenirken, bu artış 2020-2030 döneminde zayıflayacak. Doğal gaz talebindeki artış ise istikrarını sürdürmeye devam edecek. 2020 yılından sonra meydana gelecek artışın yaklaşık yarısını ise yüksek olasılıkla fosil dışı yakıtlar oluşturacak.
Elektrik üretimi, enerji tüketimindeki toplam artışın yarısından fazlasını temsil edecek. 2030 yılına kadar en hızla büyüyen enerji kullanıcısının elektrik olması bekleniyor. Yakıt karışımındaki en büyük değişikliklerin de yine elektrik sektöründe olması tahmin ediliyor. Yenilenebilir, nükleer ve hidroelektrik enerji kaynaklarının elektrik üretimi alanındaki artışın yarısından fazlasını oluşturacağı düşünülüyor.

ASYA’DA ÇİN VE HİNDİSTAN YARIŞI
BP tarafından yayınlanan 2030 Yılı Enerji Görünümü’nde, Çin ve Hindistan’daki ekonomik kalkınma ve enerji talebine yönelik süreçler, Ortadoğu’daki enerji ihracatını etkileyen faktörler yanısıra karayolu ulaşımında enerji tüketimine “yön veren etmenler” gibi küresel enerji alanındaki önemli konular ayrıntılı bir şekilde inceleniyor. Çin’in 2030’da en fazla enerji ithal eden konumda olacağı yönünde tahminlere yer verilen raporda, bu ülkenin enerji ithalat oranının tüm Avrupa ülkelerine denk düşecek. 2017’ye kadar en büyük petrol ithalatına sahip ülke olarak ABD ile yer değiştireceği öngörülen Çin’in, enerji ithalatındaki artışın, ekonomik büyümeye bağlı gerçekleşeceğinin altı çiziliyor.
Rusya’nın da tüm fosil yakıtlarındaki ihracatıyla dünyanın en büyük enerji ihracatçısı konumunda olacağı, net enerji ihracatının %25 oranında artacağı belirtiliyor. Rusya’nın da 2013’yılının ikinci diliminde, Suudi Arabistan’ı petrol üretiminde geçeceği, ancak Suudi Arabistan’ın 2027’de yeniden en fazla petrol üreten ülke konumuna geleceği öngörülüyor. Suudi Arabistan’ın 2030'da petrol ihracatı, tahmini olarak 2010 seviyesinin yukarısında olacak. Afrika da artan bir şekilde önemli fosil yakıtı ihracatının kaynağı olacak.

ASYA PASİFİK EN BÜYÜK ENERJİ ÜRETİCİSİ OLACAK
Dünyada birincil enerji üretiminin, yıllık %1.6 artarak tüketim artış hızına 2030’da denk düşmesi bekleniyor. Üretimdeki artışın, ağırlıklı olarak OECD üyesi olmayan ülkeler tarafından gerçekleştirileceği kaydediliyor. Asya Pasifik Bölgesi, en büyük bölgesel enerji üreticisi olarak, üretimde en hızlı artış trendini göstereceği öngörülüyor. Büyük yerli kömür üretiminden dolayı yıllık artış hızının %2.2 olması beklenen bu bölge, global enerji üretiminde %35'lik bir paya sahip olacak. Ortadoğu ve Kuzey Amerika ise Asya Pasifik’ten sonra, birincil enerji üretiminde ikinci en büyük artış trendini gösterecek. Enerji üretiminin hemen hemen tüm bölgelerde artacağı Avrupa’da ise azalacağı belirtiliyor. BP’nin yayımladığı rapora göre, küresel karbon emisyonlarının 2030 yılına gelindiğinde yaklaşık %28 oranında artması bekleniyor.
 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz