Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Doğal gazda sübvansiyona son verilsin

Türkiye’de CNG ve LNG pazarının göz ardı edilemeyecek bir büyüklüğe ulaştığını belirten Sıvılaştırılmış ve Sıkıştırılmış Doğal Gazcılar Derneği Başkanı Eyüp Aratay, daha rekabetçi ve dengeli bir yatırım ortamı için doğal gaz piyasasında çapraz sübvansiyona son verilmesi gerektiğini söylüyor.




eyup_aratayDünyada olduğu gibi Türkiye’de LNG ve CNG pazarı hızlı büyüme trendini sürdürüyor. Sıvılaştırılmış ve Sıkıştırılmış Doğal Gazcılar Derneği (SSDGD) Başkanı Eyüp Aratay, 2012 yılında yaklaşık 700 milyon m3 LNG, 50 milyon m3 civarında da CNG satışı gerçekleştirildiğini söylüyor. Alternatif yakıt fiyatlarıyla karşılaştırma yapıldığında LNG’nin sanayicilere toplam 2,5 milyar dolarlık bir fon yarattığını, bunun yeni iş ve istihdam alanları oluşturmak için kullanıldığının altını çizen Aratay, “Bir noktada ihmal edilemeyecek büyüklükteki bu küçük segment gerek kanun yapıcı, gerekse de piyasayı düzenleyici otoriteler tarafından gözetilmesi gerekecek büyüklüğe ulaştı” diyor.
Türkiye’de 2012 yılında yaklaşık %7 oranında büyüyen doğal gaza olan talebin her geçen gün arttığına dikkat çeken
Aratay, “Her geçen yıl artan talebin karşılanabilmesi, ülke arz güvenliği ve esnekliğinin sağlanabilmesi açısından yeni LNG terminallerinin yapılması gerekiyor. Bunların gerçekleşebilmesi için ise piyasanın bir an önce serbestleşmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve her şeyden önemlisi çapraz sübvansiyona son verilerek, tıpkı akaryakıt piyasasındaki gibi fiyatlara müdahale edilmeksizin, global fiyatlara göre piyasanın kendiliğinden arz ve talebi baz alarak oluşmasına izin verilmelidir” diyor.

LNG TİCARETİ 331 MİLYAR METREKÜPE ULAŞTI
LNG ve CNG pazarının dünyadaki görünümü hakkında bilgi verir misiniz? Sektörün geleceğine ilişkin öngörüleriniz neler?
2011 yılı sonu itibariyle dünya üzerinde kanıtlanmış 208 trilyon m3 doğal gaz rezervi bulunuyor. Yıllık doğal gaz tüketimi ise 3,2 trilyon m3 mertebesindedir. Bugün Katar 102,6 milyar m3 üretimiyle LNG ticaretinde en büyük paya sahip ülke konumunda iken üretim miktarını her geçen yıl artırmaya devam ediyor. Doğal gazın rezerv kapasitesi ve üretiminin büyüklüğü paralelinde ticareti de her geçen gün artarak devam ediyor. Gelinen bu noktada dünyada LNG ticareti yaklaşık 331 milyar m3’lük büyüklüğü ile doğal gaz ticareti içerisinde çok büyük bir yere sahip. Dünyadaki doğal gazın %68’i ise üretildiği yerde tüketiliyor. Ülkeler arası sınır ticaretine tabi olan %32’lik payın %22’si boru hatlarıyla, geri kalan ’luk bölümü ise LNG ticareti şeklinde tüketiciyle buluşuyor. Önümüzdeki süreçte doğal gazın öneminin daha da artması bekleniyor. Bunun başlıca sebebi; var olan rezervlerinin birincil enerji kaynağı olarak petrol rezervlerinden daha fazla kullanılabilecek olmasıdır. Bu durumda dünya doğal gaz talebinin yıllık %1,7’lik artış hızı ile 2035’te yaklaşık 4 trilyon m3’e yükselmesi ve dünya kömür talebi ile başa baş seviyeye gelmesi öngörülüyor.
Şu hali ile LNG, enerjide arz çeşitliliği açısından pek çok ülke için oldukça stratejik bir ürün olarak görülüyor. Bu anlamda her geçen gün dünya doğal gaz ticareti içerisindeki payı da artıyor. Şu anda dünya üzerinde faal 48 adet sıvılaştırma tesisi ve 76 adet gazlaştırma terminali bulunuyor. Bunların yanı sıra, proje aşamasında 31 adet sıvılaştırma ve 59 adet gazlaştırma terminali bulunuyor. Dünya genelinde özellikle araçlarda, gemilerde ve hatta uçaklarda kullanımı artış gösteren ve gelecekte ülkemizde de bu yönde büyük kullanım olanağı bulacağı tahmin edilen LNG’nin, sanayi tüketiminin yanı sıra yeni segmentlerde de önemli bir pazar payına sahip olacağını düşünüyoruz. Bu ürüne yatırım yapılmaya devam edilmesi, bizleri de sektörün geleceği açısından umutlandırıyor.

LNG ve CNG açısından Türkiye’deki durum nedir? Pazarın bugünkü büyüklüğü, firma sayısı, cirosu ve ulaştığı düzey hakkında bilgiler verir misiniz?
Türkiye’de Marmara Ereğlisi ve Aliağa’da bulunan LNG terminalleri vasıtası ile farklı noktalardan sağlanan ürün tedariği ile LNG toptan satış şirketleri, her geçen yıl LNG’nin kullanım alanlarının yaygınlaşmasına destek oluyor ve pazardaki rekabet sayesinde tüketiciye ulaşan hizmetin kalitesi de sürekli artıyor. LNG ve CNG dağıtım faaliyetlerinde bulunan şirketlerin sayısı 2012 yılı sonunda 10’a yükseldi. Bu şirketler iki LNG terminalinden ikmal yaparak dökme LNG’yi yaklaşık 350 adet dorse ve 1500 çalışan ile tüketicilere ulaştırıyor. Bugüne kadar yapılan tank, tanker, ekipman vs. yatırımı yaklaşık 400 milyon TL seviyesine ulaştı. Önümüzdeki yıllarda da müşteri sayısı artışına paralel olarak bu yatırım miktarının da artması bekleniyor.
2002 yılında yıllık sadece 10 milyon m3’lük bir CNG pazar büyüklüğünden bahsederken, bugün boru hatları ile doğal gaz ulaştırılamayan tüketicilere yönelik olarak kara tankerleri ile yapılan LNG satışı yaklaşık olarak 700 milyon m3, CNG satışı ise 50 milyon m3 civarında gerçekleşti. Bu haliyle dökme LNG, toplam doğal gaz tüketiminin yaklaşık %2’lik kısmını oluştururken, endüstriyel pazar içinde %7’lik bir büyüklüğe ulaştı. Alternatif yakıtlar içerisinde taşınabilir özelliklerinden dolayı LNG ve CNG her geçen gün daha fazla talep görmekte ve geçtiğimiz yıl için yaklaşık 800 milyon TL büyüklüğünde bir ciro elde edildi. Sadece CNG pazarına bakıldığında ise mevcut ürünün %40’ının endüstriyel, %60’ının ise oto doğal gaz olarak tüketildiği görülüyor. 42 adet satış, 19 adet iletim ve dağıtım kanalı ile 50 milyon m3 tüketim rakamına ulaşıldı.

ÜÇÜNCÜ TARAF ZORUNLULUĞU YATIRIMLARA KET VURUYOR
LNG’nin depolanmasına ilişkin yapılan düzenlemeler sektörü nasıl etkiledi?
LNG terminallerine üçüncü taraf erişimine ilişkin yönetmeliğin EPDK tarafından 2009 yılında yayımlanması, 2010 yılında ise BOTAŞ Marmara Ereğlisi LNG Terminali ile EGEGAZ Aliağa LNG Terminali’nin üçüncü taraflarca kullanımına ilişkin usul ve esasların EPDK tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesi ile LNG terminal kapasitesinin tamamı zorunlu olarak üçüncü tarafların kullanımına açık hale getirildi.  Bu düzenleme ile yatırımcının kendi tesisinden serbestçe yararlanma hakkı kalmadı, ayrıca yatırımcının terminal kullanım hakkı üçüncü tarafların kullanım hakkı ile bir tutuldu. Bugün baktığımızda, büyük bir yatırım gerektiren LNG tesisleri için kapasitesinin tamamını zorunlu olarak üçüncü taraflara açmak zorunda olan, yani başka bir deyişle kendi tesisinden serbestçe yararlanamayacağını bilen bir yatırımcı, bu alana yatırım yapmak istemiyor. Nitekim ülkemizde bu güne kadar özel sektörde faaliyet gösteren yerli ve yabancı yatırımcılar, mevcut LNG terminali dışında ne yeraltı depolama tesisi ne de LNG terminali gibi büyük yatırımlara girmiyor. Bu kapsamda, ülkemizin arz güvenliği ve enerjide arz çeşitliliğinin sağlanmasının gerekliliği düşünülerek, yatırımcının kendi tesisinden serbestçe yaralanabilmesine imkân tanıyan büyük altyapı yatırımlarını teşvik edici ve yatırım ortamını iyileştirici düzenlemeler yapılmalıdır.

LNG ve CNG ‘ye yönelik yatırımların daha da cazip hale getirilmesi için kamudan ne tür düzenlemeler bekliyorsunuz?
CNG satışı açısından birincil ve ikincil mevzuata baktığımızda, bugün piyasada gerçekleştirilen faaliyetlerle mevzuatta tanımlanmış içeriklerin uygun olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla LNG’ye baktığımızda gerek birincil gerekse ikincil mevzuatta satış faaliyetlerine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığını tespit etmekteyiz. Buna karşı bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerin, toptan satış lisansı anlamında LNG satışı yapabildiklerini görüyoruz. Özellikle dökme LNG faaliyetinin diğer pazar faaliyetlerine benzerliğini değerlendirdiğimizde bu faaliyetin bir iletimden ziyade satış olarak gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Bu çerçevede CNG satış ve iletimi, tanımlı olması nedeniyle mevcut pazarların mevzuat gerçeklerinde herhangi bir sıkıntı olmadan uygun yürütülürken, LNG satış ve iletiminin aslında buradaki durumu mevcut olarak yansıtmadığını düşünmekteyiz. Bu anlamda da önümüzdeki günlerde de elimizden geldiğince sektörle ilgili sıkıntılarımızı paylaşıp, bu konuda destek arama çalışmalarında bulunmaya devam edeceğiz. Yine önümüzdeki günlerde en önemli gördüğümüz çalışma 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası kanunundaki değişiklikler olacaktır. Bu çerçevede de tüm paydaşlarımızla birlikte tüm ihtiyaçları karşılayan bir kanun oluşturulmasına katkıda bulunmaya çalışacağız.

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz