Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Global oyuncular yaratmak için önümüzü açın!

Türkiye’nin enerji sektöründe global oyuncular yaratması gerektiğinin altını çizen Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, “Ama bunun için desteğe ihtiyacımız var. Önümüzü açın global oyuncu olalım ve dünyaya açılalım” dedi.




nihat ozdemirElektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) tarafından bu yıl altıncı kez düzenlenen “Sektör Toplantısı” Afyon’da yapıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve EPDK Başkanı Hasan Köktaş’ın da katıldığı toplantının açılışında konuşan ELDER Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Türkiye’nin enerji özelleştirmelerinden 9,5 milyar dolarlık doğrudan bir gelir sağladığını söyledi. Özelleştirmeler sayesinde kayıp kaçak oranlarında yaşanan düşüş sayesinde 10 milyar kWh’lik bir enerji tasarrufu yaratıldığını vurgulayan Özdemir, bunun parasal karşılığının yıllık 2 milyar TL olduğunu belirtti. Özdemir, “İnanıyorum ki 2013 yılı tamamlandığı zaman piyasadaki kamu payı yüzde 30’un altına inecektir. 2013 yılı bu alanda çok önemli bir yıl olacaktır” dedi.
AB ülkeleri ve ABD’ye bakıldığında bütün büyük şirketlerin enerji sektöründen doğduğuna işaret eden Özmedir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzde önemli bir fırsat var. Türkiye dünya elektrik üretim ve tüketiminde Çin’den sonra en fazla büyüyen ikinci ülke konumunda. Önümüzdeki 10 yılda bu konumunu koruyacak ve birinciliği alma ihtimali de bulunuyor. 2020'li yıllarda Türkiye'nin tüketeceği enerji ortada, 500 milyar kWh. Bu rakamın üretilmesi ve tüketilmesi, dünyada enerji anlamında büyük bir ülke olma yolunda olduğumuzun göstergesi. Dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına girecek olan Türkiye’den enerji sektöründe de dünya çapında, global oyuncular olması gerekir. Bu fırsatımız var, bunu görüyoruz. Ama bunun için desteğe ihtiyacımız var. Enerji bakanlığımız ve EPDK’ya önemli görevler düşüyor. Bizleri büyük bir oyuncu yapın. Önümüzü açın, global oyuncu olalım ve dünyaya açılalım.”

LİSANSLAR YATIRIMA DÖNÜŞMEZSE KRİZ KAPIDA
Özdemir, rekabetçi ve liberal bir piyasa için özelleştirmelerin bir an önce tamamlanması ve geçiş döneminin de sona ermesi gerektiğine vurguladı. EPDK’nın enerji üretimi için verdiği 100 bin MW’lık lisans bulunduğunu belirten Özdemir, “Ben diyorum ki, 2016 yılına kadar bunun ancak ’i kurulabilir. Lisans alan yatırımcının önünde finansman ve kanuni zorluklar var. ÇED raporu alamıyor, o kadar doğalgaz yok, bağlantı noktaları yok. Bu yatırımlar yapılmazsa 2016 yılında Türkiye’de enerji sıkıntısı olacağını düşünüyorum. Çünkü nükleer santralin birinci ünitesi, bugünkü hesaplara göre 2020'de devreye giriyor, tamamı ise 2024’te devreye girecek” dedi.   

ABD’DEN GAZ İTHAL EDECEĞİZ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ise, “Biz bu toplantıda sorunları ve beklentileri göz önüne alıyoruz. Özellikle şirket bölünmelerinden doğan ya da doğabilecek kurumlar vergisindeki istisnalar, ÖTV ile ilgili istisnalarla ilgili konu kanun teklifiyle birlikte süreli 4 madde kanunlaştı ve Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün onayına gitti” dedi. Bakan Yıldız, Türkiye’deki arz güvenliği ile ilgili tartışmaların sağlıklı bir süreçte ilerlediğini söyledi. Arz güvenliği ve sıkıntısını karıştırmamak gerektiğinin altını çizen Bakan Yıldız, “Arz sıkıntısı beklemememiz rehavete kapılmamızı getirmemeli. Doğal gaz girişi noktalarını ve LNG girişini artırmamız gerekiyor.  Boru hatlarındaki akışı artırmamız gerekiyor. Irak ve Türkiye’nin yeni kaynak ülkesi olarak farklı LNG ülkeleriyle çalışmamız gerekiyor” diye konuştu.  LNG alımında kaynak çeşitlendirmesi ihtiyacına vurgu yapan Yıldız, ABD ile LNG ticaretinin başlayabileceğinin de sinyallerini verdi. Bakan Yıldız “ABD kaynak çeşitlendirmelerimizden bir tanesidir. 2016-2017 yılına kadar ABD o kapıyı açar ise bizim için yeni bir kaynak anlamına geliyor. ABD’den minimum 6 bcm alım ile süreci başlatabiliriz” dedi.
Yeni bir LNG deposu kurulması ile ilgili de çalışmaların başlayacağını belirten Bakan Yıldız, LNG depolamasında Aliağa tesisinin tam kapasite kullanılmaya başlanacağını da açıklayarak şunları aktardı: “LNG ile ilgili alakalı hususta şimdiye kadar 2.5 milyar metreküpünü kullandığımız İzmir Aliağa tesislerinin tam kapasite 6 milyar metreküpe çıkmasını istiyoruz. Benzer şekilde depolama tesislerinin artışı bizim için önemli. Üçüncü bir LNG tesisini kamunun veya özel sektörün kurmasını istiyoruz. Ha deyince olmuyor bunlar. Karar verdiğinizde beş yıl sonrasında yatırıma dönüyor.  Zaten bizim de amacımız 2020’lerin dizaynını yapmak… LNG ile ilgili bu yeterli olur bir de Irak’tan yeni bir doğalgaz girişi Türkiye’nin ihtiyacını karşılar.”

BOTAŞ İÇERİDE KÜÇÜLÜP DIŞARIDA BÜYÜYECEK
TPIC’in Botaş’a bağlanması ile ilgili yeni bir yapı üzerinde çalışıldığın söyleyen Bakan Yıldız, “TPIC bizim kabiliyetlerimizi artırmayla alakalı önemli bir argümanımız. TPAO, artık kurumsal hafızasını çok iyi oturttu. Ama BOTAŞ’ın da uluslararası aktör olmasıyla alakalı iyice çalışmamız lazım. BOTAŞ konusunda yurtiçinde küçülen, yurtdışında büyüyen bir şirket oluşturacağız. Kontratlarının bazılarını devretmesi BOTAŞ’ın küçüldüğü anlamına gelmiyor, sadece o alanlardaki faaliyetlerde biraz küçülecek. BOTAŞ, yeni boru hattı projelerinde bulunacak TANAP gibi. Bizim için bu karar BOTAŞ’ın kabiliyetlerini kısıtlayan değil, genişletecek bir uygulama” diye konuştu.
10 yılı aşmış sayaçların değiştirileceğini söyleyen Enerji Bakanı Yıldız, sayaçların kamu mülkiyetine geçmesi için de sürecin başladığını söyleyerek “8 milyona yakın sayaç 10 yılını tamamlamış ve değişmiş halde. Ama tamamı 32 -33 milyonlar civarında. Bu değişim sürecine bir yerden başlamak zorundayız. 2023’e kadar birçok yeriyle yenilenmiş bir Türkiye yaratmamız lazım enerji açısından” dedi.

EPDK’DAN DAĞITIM ŞİRKETLERİNE UYARI
EPDK Başkanı Hasan Köktaş ise toplantıda yaptığı konuşmada, dağıtım şirketlerine yönelik toptan ve perakende satışın ayrılması ile ilgili kararlarını hatırlatarak, “Dağıtım şirketleri için perakende şirketler kurulacak. Dağıtım şirketleri bölgedeki monopol gücünü kullanmaya kalkarlarsa diye, mevzuat dönüşümünü sağlamış olmamıza rağmen zihniyet dönüşümünü de bununla birlikte yürütmüş oluruz” dedi. Serbest tüketici limitlerinin düşürülmesinin sektörün liberal yapıya ulaşmasında önemli bir adım olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Köktaş, bu dönüşümün piyasa yapısını geliştireceğine dikkat çekti. Köktaş, “Yerinde üretilip tüketilebilecek olan 500 kWh’lik enerji üretim tesislerinin teknik ve benzeri kayıp kaçağı önlemesi görevimiz değil denilirse, gelir kapısı olabilecek bir alandan vazgeçmiş olurlar.  Bu gelişim ve bilgilenmenin orta ve uzun vadede sizlere gelir sağlayıcı bir unsur olacağını unutmayın” dedi.




















Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz