Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Atık yönetiminde koordinasyonsuzluk dönüşümü zorluyor!

Yetkili kurum ve kuruluşlar arasında yeterli işbirliği sağlanamadığı için atık yönetiminin standartlara uygun, etkin, istikrarlı ve çevreye zarar vermeyecek şekilde yürütülmesinde sıkıntılar yaşandığını belirten TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya, bu alanda koordinasyonun güçlendirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünün altını çiziyor.




erol_kaya_atik_yonetimiTBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya, Türkiye’de son 10 yılda atık yönetimi ve geri dönüşüm konusunda önemli ilerlemeler sağlandığını söylüyor. Bu ilerlemeye karşın atık yönetimi alanındaki yetki ve sorumlulukların çok sayıda kurum ve kuruluş arasında paylaştırılması nedeniyle bir takım sorunlarla karşılaşıldığının altını çizen Kaya, “Uygulamada kurum ve kuruluşlar arasında yeterli bir işbirliği bulunmadığından, bu hizmetlerin belirli standartlara uygun, etkin, istikrarlı ve çevreye zarar vermeyecek bir şekilde yürütülmesinde sıkıntı yaşanıyor. Bu alanda işbirliği ve koordinasyonun artırılması yönünde çalışmalar devam ediyor” diyor.
Kaya, atık yönetimi alanında bir diğer önemli sorunun da bazı kurum ve kuruluşların, kurumsal ve teknik kapasitelerinin istenilen düzeyde olmaması olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle küçük belediyelerin bu alanda ciddi sıkıntı yaşadığını belirten Kaya, “Belediyeler çoğunlukla atıkların toplanması ve taşınması faaliyetleri ile ilgilendiği, bu hizmetleri ihale yoluyla özel firmalara devrettiği için idari yapılarında atık yönetimine pek yer vermiyorlar. Bu noktada denetim ve izleme faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi, mevcut altyapının geliştirilmesi, rehabilite edilerek çağdaş standartlara kavuşturulmasını sağlayacak bir mekanizmanın kurulmasına ihtiyaç var. Yerel yönetimlerin de bünyelerinde bu konuyla ilgili özel birimler oluşturarak teknik kapasitelerini geliştirmeleri önem taşıyor” diye konuşuyor

Türkiye’nin geri dönüşüm ve atık yönetimi konusundaki stratejisi hakkında bilgi verir misiniz? Bu alanda sağlanan ilerlemelerden söz eder misiniz?
Hükümetimiz geri dönüşüm ve atık yönetimine büyük önem veriyor. Nitekim 61. Hükümet Programında, atık yönetimi hizmetlerinin desteklenmesine devam edileceği, atık azaltma, yeniden kullanım ve geri kazanım uygulamaları ile çevreye verilen tahribatın en aza indirileceği ve atık yönetiminin, geri dönüşüm yoluyla hem enerji üretimini hem de istihdamı artırıcı bir yatırım alanı olması sağlanacağına vurgu yapılıyor. Atık sorununun çözümü amacıyla 2008 yılında Atık Yönetimi Eylem Planı hazırlandı ve uygulanmaya başlandı. Atık ve geri dönüşüm konusunda ülkemizi Avrupa ülkeleriyle ile kıyasladığımızda karşımıza çıkan en önemli husus, ülkemizde bu alandaki toplumsal bilincin yetersiz olmasıdır. Avrupa, atık ve geri dönüşümde istenilen seviyeye neredeyse ulaşmış durumda. Ülkemiz bu konuda 1990’lı yıllara göre önemli mesafe aldı ancak sağlanan ilerlemenin yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak 2003 yılından bu güne geri dönüşüm ve atık yönetimi konusunda merkezi ve yerel idarece önemli ilerlemeler sağlandı.

TESİS SAYISI 10 YILDA DÖRT KAT ARTTI
Türkiye için atıktan enerji üretmenin önemi nedir? Bugün kaç tane atık tesisinde enerji üretiliyor?
2011 yılı rakamlarına göre Türkiye’nin enerji talebi Avrupa ülkelerine oranla üç kat daha hızlı arttı. Enerji talebimiz hızlı bir şekilde artarken ne yazık ki bu alanda dışa bağımlıyız ve ithalat için büyük miktarlarda döviz ödüyoruz. Bunu engellemek için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemiz ve öz kaynaklarımızı harekete geçirmemiz gerekiyor. Bu anlamda geri dönüşümden elde edilecek enerjiye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Özellikle belediyelerin atıklardan elde edecekleri enerjiyi kendi ihtiyaçları için kullanacak seviyeye ulaşmaları önem taşıyor.

Düzenli atık depolama ve bertaraf tesislerimizin sayısı son 10 yılda dört kat arttı. 2003 yılında 15 olan katı atık bertaraf tesisi sayısı 2011’de 59’a çıkarıldı. 2003 yılında katı atık bertaraf tesisleriyle hizmet verilen belediye sayısı 130 iken, 2011 itibariyle bu sayı 756’ya yükseldi. Yine 2003 yılında katı atık bertaraf tesisleriyle hizmet verilen nüfus 23 milyon iken, 2011 yılında bu sayı 41 milyona ulaştı. Bunun yanında 40’ı inşa aşamasında, 35’i proje safhasında olan 75 düzenli depolama tesisi yatırımı bulunuyor. İşletmede olan 7 düzenli depolama tesisinde (İstanbul, Ankara, Kocaeli, Gaziantep) metan gazından elektrik üretimi yapılıyor. Devam etmekte olan projelerin hayata geçmesi ile önümüzdeki yıllarda bu sayının artacağını söyleyebiliriz.
Diğer taraftan atık yağlar konusunda da önemli ilerlemeler kaydedilmiş durumda. Halihazırda ülkemizde 3 milyon tonu benzin tüketimi olmak üzere, toplam 22 milyon ton akaryakıt tüketimi olan 160 bin ton biyoetanol kurulu kapasitesi bulunuyor. Türkiye’nin hayvansal atık potansiyeline karşılık gelen üretilebilecek biyogaz miktarının 1,5-2 MTEP olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye’deki atık sorunun tamamen çözüldüğünü düşünüyor musunuz?
Atık sorununu dört başlıkta değerlendirebiliriz. Atık konusunda mevzuatın bugün için yeterli olduğunu söyleyebiliriz. AB Çevre Faslı’nın gerektirdiği uyum çalışmalarına paralel olarak bu alandaki mevzuat sürekli gözden geçiriliyor ve güncelleniyor. 21 Aralık 2009 tarihinde AB üyelik müzakerelerinde 27. Fasıl olarak çevre faslını açtık. Çevre zor ve kapsamlı bir fasıl olmasına rağmen diğer ülkelerin aksine bu faslı ilk açan ülkelerden biriyiz. 2009 yılında Kyoto Protokolüne taraf olduk. 2003 yılında 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda yapılan değişiklikler çevrenin korunması alanında köklü yenilikler getirdi, ardından Çevre Faslı kapsamında yapılan düzenlemeler çevrenin korunmasını sağlam bir zemine oturttu. Büyükşehir belediyelerimizin büyük çoğunluğunun atık konusunda idari ve teknik kapasitelerinin yeterli olduğunu görüyoruz. Ancak, il, ilçe ve belde belediyelerinin bu noktada eksikleri olduğunu ifade etmek gerekir. Hükümetin mali anlamda atık konusuna gerekli yatırımları yaptığını görüyoruz. Örneğin atık su arıtma tesislerinin elektrik giderlerinin %50’sini Enerji Bakanlığı karşılıyor. Diğer taraftan Avrupa Birliği de IPA kapsamında özellikle belediyelere mali anlamda destek veriliyor.

KAYNAĞINDA AYRIŞTIRMA ÇOK ÖNEMLİ
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya, doğru yönetilmeyen atıkların çevre sorunları yarattığını ve israfa yol açtığını söylüyor. Atıkların geri dönüşümü sağlanarak önemli kazanımlar elde edilebileceğinin altını çizen Kaya, “Örneğin İstanbul Hasdal’da eski bir vahşi depolama alanının dönüştürülmesi ile kurulan geri dönüşüm tesisinden 2012 yılı sonu itibariyle toplam 459 bin 283 MW elektrik enerjisi üretilmektedir ki, bu değer 255 bin 157 hanenin yıllık enerji ihtiyacına karşılık geliyor. Avrupa yakasına kurulacak yeni bir tesiste ise yaklaşık 70 MW saat elektrik enerjisi üretilmesi hedefleniyor. Bununla da 300 bin hanenin elektrik enerjisi ihtiyacı karşılanacak. Bu rakamlar geri dönüşümden elde edilen enerjinin önemini net bir şekilde ortaya koyuyor” diyor.
Atık ve geri dönüşüm sorununun tam olarak çözülmesi için, her paydaşa görevler düşüğünü vurgulayan Kaya şunları aktarıyor: “Devletin de bu teknikleri kullanarak üretim yapanları teşvik etmesi ve ödüllendirmesi oldukça önemli. Sitelerin evsel atıkların toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması noktasında düzenlemeler yapması gerekiyor. Bu konuda sitelere mecburiyet getirilmesi de tartışılabilir. Depolama ve geri kazanmada maalesef arzu edilen seviyede değiliz. Ülkemizde geri dönüşüm için çok önemli olan kaynağında ayrıştırma faaliyetleri düşük düzeyde. Bizim de Avrupa’daki iyi uygulama örneklerinden faydalanarak gerekirse cezai müeyyideler uygulayarak bu konuyu çözmemiz gerekiyor. Bunun için de toplumun desteğine ihtiyaç var. İlkokuldan itibaren çevre bilincinin yerleştirilmesi ve kamu spotları ile bu bilincin oluşturulmasına önem verilmesi gerekiyor. Diğer taraftan atık konusunda uygulayıcı birim olan belediyelerin kendi denetim mekanizmaları yanında merkezi yönetim de denetim yapmalıdır.”

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz