Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Kentsel dönüşüm 15 milyar dolar tasarruf yaratacak

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye genelinde 14 milyon konutun ısı yalıtımı, mantolama ve enerji sertifikası almaları yönünden gözden geçirileceği kentsel dönüşüm projesiyle bir yandan modern ve marka şehirler yaratırken, diğer yandan 15 milyar dolar enerji tasarrufu sağlanacağını söylüyor.




erdogan_bayraktar_enerjiTürkiye’de start verilen kentsel dönüşüm süreci tüm hızıyla sürüyor. Önümüzdeki 20 yıl boyunca devam etmesi planlanan süreçle; şehirleri marka değeri yükselen ve medeni dünya ile bütünleşen bir yapıya kavuşturmanın yanında özellikle enerji tasarrufu alanında da önemli kazanımlar sağlanması hedefleniyor. Bu dönüşüm sürecinde 14 milyon konutun ısı yalıtımı, mantolaması, enerji sertifikası alması yönünden gözden geçirilmesi hedeflenirken, bunun içinde 6,5 milyon konutun 20 yıl içinde yenilenmesi planlanıyor. Bu dönüşüm sürecinin yürütücüsü ve mimarı ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı.
“Türkiye enerjide dışarıya bağımlı bir ülke” diyerek söze başlayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, bu bağımlılığın en aza indirilmesinde tasarruflu ve kendi enerjisini üreten binaların yapılmasının önemine dikkat çekiyor. Türkiye’nin her yıl enerji ithalatına 60 milyar dolarlık para ödediğine dikkat çeken Bakan Bayraktar, “Kentsel dönüşümle oluşturacağımız marka şehirlerde sadece depreme dayanıklı binalar değil; parklarında çocuklarımızın rahat rahat oynadığı, yaşlılarımızın komşuları ile rahat rahat oturup sohbet edebileceği, yolu, kanalizasyonu, çevre düzeni ile eksiksiz bir ortamın yanı sıra yalıtımı uygun, doğal ortamlardan yeterince faydalanan, enerji tasarruflu binalar oluşturacağız. Bunu dönüşümle ’lık bir tasarrufla
enerji tüketiminde 15 milyar dolarlık bir kazanım sağlamayı hedefliyoruz. Bu da her yıl ithalata ödediğimiz 60 milyar doların aşağıya çekilmesine önemli bir katkı sunacak” diyor. Bakan Bayraktar, kentsel dönüşüm sağlanmadan, ülke ekonomisindeki en büyük gediğin kapatılamayacağının da vurgu yapıyor.

64 BİN 275 KONUTA KİMLİK BELGESİ VERİLDİ
5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve buna bağlı olarak çıkartılan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ile getirilen Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğu kapsamında, bu güne kadar kaç binaya EKB verildi ve enerji alanında ne tür kazanımlar sağlandı?
5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ile birçok kurum ve kuruluş gibi Bakanlığımıza da görevler verildi. Kanunla bize verilen görevler; merkezi ısıtma sistemli binaların ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanları kullanımı zorunluluğunda gider paylaşımının nasıl yapılacağı konusunda bir yönetmelik ile bina enerji performansı ve Enerji Kimlik Belgesi uygulaması konusunda yönetmelik yayımlanması ve uygulama etkinliklerinin artırılmasıydı. Bina sektörü, enerji verimliliği potansiyeli ve uygulama zorluğu yüksek bir alan. Bu kapsamda da rol alacak tüm aktörlerin ve değerlendirilen tüm binaların kayıt altına alınması ve izlenmesi çok önemli. Ayrıca bu şekilde kayıt altına alınması bina sahipleri için de fayda sağlayacaktır.
Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ile 1 Ocak 2011 tarihinden sonra yapı ruhsatı alan yönetmelik kapsamındaki binalarda, yapı kullanım izin belgesi aşamasında enerji kimlik belgesi uygulaması zorunlu olarak başladı. Bu tarihten önce yapı ruhsatı alan ve yapımı devam eden binalar ile bu tarihten önce var olan binalarda 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu gereği Mayıs 2017 tarihine kadar zorunluluk bulunmuyor.
Enerji Kimlik Belgesi, Bakanlığımız tarafından yetkilendirilen eğitici kuruluşlardan eğitim alan uzmanlar tarafından BEP-TR programını kullanarak düzenleniyor. Bakanlığımızca bugüne kadar 8 bin 400 enerji kimlik belgesi verebilen uzman yetiştirildi. 22 Şubat 2013 tarihi itibarıyla veri tabanımıza kayıtlı 8 bin 900 EKB uzmanı, 7 bin 850 EKB belgesi düzenleyebilecek firma bulunuyor. Veri tabanında kayıtlı bu uzmanlar tarafından yine aynı tarih itibarıyla 3 bin 750’si mevcut bina olmak üzere toplam 64 bin 275 Enerji Kimlik Belgesi düzenlendi.
Düzenlenen Enerji Kimlik belgeleri üzerinden, EKB alan mevcut binaların %90’ının ısı yalıtımını yaparak EKB aldığı görülüyor. Bu uygulamanın ülke geneline yaygınlaştırıldığı düşünüldüğünde enerji tüketimimizde konforumuzu bozmaksızın 6,75 milyar dolarlık tasarruf yapabileceğimiz görülüyor ki bu hesaplamaya yaratacağı istihdam ve iş gücü dahil değil. Ayrıca, vatandaşlarımız açısından da enerjinin binalarda verimli kullanılması ile ilgili bilinç oluşturması açısından önemli bir argümandır. Yani vatandaşlarımız da binasında verimlilik çalışmalarının ne getireceğini görmek için EKB’yi araç olarak kullanıyor.

Bakanlığınızın önemli bir diğer çalışma alanı da atık yönetimi ve geri dönüşüm. Bu kapsamda yürüttüğünüz çalışmaları anlatarak, elde etiğiniz kazanımları aktarır mısınız?
Ülkemizde başta 2872 sayılı Çevre Kanunu olmak üzere çevre mevzuatını oluşturan bütün hukuki düzenlemelerde, sürdürülebilir çevre için atıkların tekrar kullanılması, materyal ve enerji olarak geri kazanılmasını öncelikli yönetim prensiplerinden birisi olarak ele alınıyor. Yine bu kapsamda geri kazanım faaliyetleri teşvik ediliyor, geri kazanım tesislerinin teknik ve idari yeterliliklerinin arttırılması amacıyla kriterler oluşturuluyor ve bu kriterleri sağlayan tesisler lisanslandırılarak hem ekonomiye hem de çevreye katkıda bulunmaları sağlanıyor. Hızlı ekonomik büyüme, şehirleşme, nüfus artışı ve refah seviyesinin yükselmesi atık türleri ve miktarındaki artış her bir atık türü için ayrı yönetim sistemi kurmak yerine, tüm atıkları içine alan entegre bir yaklaşımı gerekli kılıyor. Entegre atık yönetimi; atıkların geri kazanımı ve nihai bertarafı için gerekli uygun yöntem, teknoloji ve yönetim esaslarının seçilmesi ve uygulanması olarak tanımlanıyor. Entegre atık yönetiminin temeli ise; atık yönetimi, atık önleme, atık azaltma, yeniden kullanım, geri dönüşüm, enerji geri kazanma ve bertaraf hiyerarşisine dayanıyor. Ülkemizde 2003 yılından itibaren çevre mevzuatı ile alakalı büyük bir gelişme sağlandı. Yürürlüğe giren atık yönetimine ilişkin mevzuat sektörel yatırıma ivme kazandırdı, ekonomik anlamda dinamik, güçlü bir yapının oluşmasının yanı sıra ciddi bir istihdam yarattı.
Bakanlığımız atık yönetimi konusundaki çalışmalarını; belediye atıkları, ambalaj atıkları, tehlikeli atıklar, tehlikesiz atıklar ve özel atıklar olmak üzere beş ana başlık altında yürütüyor. Bu atıklardan evsel atıklar ile tıbbi atıkların yönetimiyle ilgili yükümlülükler belediyeler tarafından yerine getirilirken, aralarında ambalaj atıkları, atık yağlar, pil ve aküler ile kullanım ömrü dolmuş lastiklerin bulunduğu atık gruplarının toplanması, geri kazanılması ve bertarafları ile ilgili yükümlülüklerin üretici sorumluluğu ilkesi kapsamında yerine getirilmesi sağlanıyor.

69 KATI ATIK TESİSİ VAR
1991 yılından itibaren belediye atıklarının yönetimi konusunda önemli düzenlemeler ve çalışmalar gerçekleştirildi. Bu kapsamda ülkemizde işletmede olan 69 adet Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi bulunuyor. İşletmede olan düzenli depolama tesisleri ile 44.5 milyon nüfusa hizmet veriliyor. Söz konusu tesisler ile belediyelerin atık hizmeti verdiği nüfusun %74’ünün atıkları düzenli olarak depolanıyor. Oluşan atığın ise  %59,5’i düzenli depolama tesislerinde bertaraf ediliyor. Düzenli depolama tesislerine ek olarak ülkemizde sekiz adet kompost tesisi, Ankara (2), İstanbul (3), Gaziantep, Adana Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere 11 adet metan gazından enerji üreten tesis ve belediye atıklarının hammadde olarak kullanıldığı Pamukova-Sakarya, Ankara ve Adana illerinde toplam üç adet biyometanizasyon tesisi bulunuyor. Bu tesisler ile yıllık 2 milyon 718 bin 226 ton CO2 eşdeğeri sera gazı azaltımı ve 42,18 MW elektrik enerjisi üretimi sağlanıyor. Önümüzdeki süreçte düzenli depolama sahalarının işletmeye alınması ile düzensiz depolama sahalarının rehabilite edilmesi ve depo gazının değerlendirilmesi ile ilgili çalışmaların arttırılması hedefleniyor.
Bakanlığımız tarafından katı atıklar içinde önemli bir yer tutan ambalaj atıklarının yarattığı çevre kirliliğinin azaltılması ve bunların yeniden ekonomik değer haline getirilebilmeleri için gerekli hukuki ve teknik düzenlemeler yapıldı. Ambalaj atıklarının diğer atıklarla karışmadan kaynağında ayrı toplanması ve organize bir yapı içerisinde geri kazanım sürecinin gerçekleştirilmesi esas alınarak, ambalaj üreticisinden (konut, okul, kamu kurum/kuruluşları, sanayi, spor tesisleri, terminaller vs.), ürünlerini ambalajlı olarak piyasaya sürenlere, ambalaj atıklarını toplayan ve geri dönüştüren işletmelerden, belediyelere kadar ilgili tüm taraflara sorumluluk ve yükümlülük verilerek bir sistem oluşturuldu.

Atık toplama konusunda Türkiye’de kaç tane lisanslı firma var? Ülkemizdeki atıkların ne kadarı enerjiye dönüştürülebiliyor?
Ayrı olarak biriktirilen ambalaj atıkları, özel tahsis edilmiş toplama araçları ile toplanıyor ve ayırma tesisine götürülüyor. Buradan ikincil hammadde üretilmek üzere ilgili geri dönüşüm tesisine gönderiliyor. Bakanlığımızdan bugüne kadar lisans alan 300 adet ambalaj atığı toplama ve ayırma tesisi, 280 adet geri dönüşüm tesisi bulunuyor. Yaklaşık olarak yılda 2 milyon tondan fazla ambalaj atığı toplanıyor. Ayrıca bugüne kadar 385 belediyenin ambalaj atığı yönetim planı Bakanlığımızca onaylandı. Bu belediyeler tarafından kaynağında ayrı toplama çalışmaları sürdürülüyor. Öte yandan 26 adet bitkisel atık yağ geri kazanım tesisi ile 100 bin ton bitkisel atık yağ, 38 geri kazanım ve 35 ek yakıt tesisi ile 45 bin ton madeni atık yağ, 19 geri kazanım tesisi ile 59 bin 500 ton atık akü,19 adet geri kazanım tesisi ile 50 bin 795 ton ve 21 enerji geri kazanım tesisinde 40 bin 350 ton ömrünü tamamlamış lastik, 201 adet geri kazanım tesisinde 610 bin 770 ton tehlikeli atığın geri kazanımı sağlanıyor.
Sanayiden kaynaklanan tehlikeli atıklar, “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” çerçevesinde toplanıyor ve geri kazanılıyor. Tehlikeli atıkların geri kazanımı amacıyla toplam kapasitesi 2 milyon 410 bin ton/yıl olan 151 tesise ürün geri kazanımı amacıyla lisans verildi. Bu tesislerde çalışan sayısı 1100. 2009 yılında lisanslı tesislerin faaliyetleri sonucu 236 bin ton ürünün geri kazanımı yapılarak piyasaya sürüldü. Bu faaliyetlerin ekonomiye sağladığı katkı 978 milyon 525 bin TL’dir.
Bunun dışında,  yaklaşık 1 milyon 500 bin ton kapasiteli 28 lisanslı çimento fabrikasında 2009 yılında toplam 138 bin 95 ton atık enerji geri kazanımı amacıyla ek yakıt olarak kullanıldı. Lisanslı 28 çimento fabrikasının toplam ısıl gücü 4 bin 14 MW iken, bu ısıl gücün toplam %2.55’i atıklardan karşılanıyor.
Ülkemizde petrokok ithal edilen bir yakıt türü. Ancak 138 bin 95 ton atığın çimento döner fırınlarında enerji amaçlı olarak kullanımı sonucu 91 bin 668 ton petrokukun sağlayacağı ısıl güç elde edildi. 1 ton petrokokun 80 dolar olduğunu kabul edersek sağlanan ekonomik fayda 10 milyon 996 bin TL’dir. Ayrıca atıkların 2009 yılında enerji amaçlı olarak kullanılması sayesinde 49 milyon 506 bin 671 CO2/yıl azaltım sağlandı, fosil yakıtların yerine atıkların enerji amaçlı kullanılması ile sağlanan azaltım oranı ise %37,13’dür.

BRITSH COUINCIL İLE İŞBİRLİĞİ
Enerji verimliliğine ilişkin önümüzdeki sürece yönelik gündeminizdeki projeleri ve hedefleri öğrenebilir miyiz?
Avrupa Birliği uyum süreciyle birlikte AB direktifleri, 2007 yılında yayımlanan Enerji Verimliliği Kanunu kapsamında Bakanlığımıza verilen yönetmeliklerin hazırlanarak yayımlanması, uygulama ve denetim süreçlerinin oluşturulması, Ulusal Enerji Verimliliği Stratejisi kapsamında farkındalıkların ve kamu bilinçlendirilmesi alanlarında çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda gerekli mevzuat çalışmaları yapılıyor, firmaların yetkilendirilmesi ve denetlenmesi faaliyetleri sürdürülüyor.
Ayrıca, sektörün ve vatandaşların bilinçlenirilmesi amaçlı, kurumsal ve ülke olarak bu alanda daha da ileriye gidebilmemiz için ulusal ve uluslararası projeler üretiliyor. Ulusal projelerimizden, Sağlık Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız gibi diğer kurum ve kuruluşlarımız ile birlikte hareket etmeye çalışıyor, ortak projeler üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, mekez ve taşra teşkilatlarımıza ait binalarımızda da verimlilik ile ilgili çalışma yapılması hedeflerimiz arasında yer alıyor. Uluslararası projelerimiz arasında Britsh Couincil ile birlikte basit internet kullanabilen tüm vatandaşlarımızın cevap verebileceği sorular ile binalarının verimlilik anlamında durumları, neleri yapabilecekleri ile ilgili bilgilendirme programı oluşturduk, bilgilendirme toplantıları ile tüm ülke genelinde tanıtımını yaptık.  “Binanı Gözet, Enerjide Tasarruf Et” projesi binalarda enerji verimliliği konusunda kamuoyunu bilgilendirmeyi ve bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyor.

BİNALARDA VERİMLİLİĞİN KRİTERLERİ
EL KİTABI HAZIRLANIYOR
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Birleşmiş Milletler GEF-4 kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklığında ‘Binalarda Enerji Verimliliğinin Artırılması Projesi’ni başlattıklarını söylüyor. Bu proje kapsamında yapı denetim kuruluşlarının bina ve proje denetimlerinde verimlilik açısından hangi kriterlere dikkat etmeleri gerektiği ile ilgili bir el kitabı hazırlandığını belirten Bakan Bayraktar, “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüze ait bir hizmet binasının bütünleşik bina tasarımı ile maliyet etkin ve sürdürülebilir bina olarak yapına ilişkin projeleri yapılıyor. Bu kapsamda da bütünleşik bina tasarımının el kitabının oluşturulması çalışmaları da yapılacak. Ayrıca, bu proje kapsamında binalarda verimlilik ile ilgili bilinçlendirme de dahil olmak üzere pek çok aktivite planlandı. Yine Avrupa Birliği tarafından onaylanan IPA 2011 kapsamında da bir projemiz bulunuyor. Tüm bu projelerden uygulama, mevzuat, bilinç, kontrol, sürdürülebilirlik gibi kavramların geliştirilmesini amaçlıyoruz.”  

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz