Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Sanayide sürdürülebilirlik enerjide verimlilikle yakalanacak

C.Tanıl Küçük -Yönetim Kurulu Başkanı - İstanbul Sanayi Odası




tanil_kucuk_iso_enerjiGünümüz dünyasında enerji, gündelik hayatın ve üretim başta olmak üzere ekonomik faaliyetlerin aksamadan sürdürülebilmesinin temel şartı haline geldi. Bu çerçevede sanayinin, kesintisiz, kaliteli ve uygun fiyatlarda enerji ihtiyacının karşılanması, üretimin devamlılığı ve rekabet gücü açısından hayati önem taşıyor. Ancak Türk sanayinin enerjiye ilişkin sorunları maalesef henüz çözülemedi. Öncelikle, maliyet sorunu var. Türk sanayicisi üretimde kullandığı enerji için rakiplerinden daha yüksek bedel ödüyor. Özellikle elektrik enerjisinde, kayıp kaçak oranlarının önüne geçilememesi, yüksek vergiler ve katkı payları nedeniyle Türkiye, sanayide kullanılan elektriğin pahalı olduğu ülkeler arasındadır. Diğer taraftan ülkemizde, enerji maliyetleri satış bedellerine konulan ilgisiz eklentiler nedeniyle de yüksektir. TRT payı gibi ekstra maliyetlerin, tamamen kaldırılması yönündeki taleplerimizi devamlı olarak dile getirmemize rağmen maalesef sonuç alınamadı. Ayrıca, ülkemizde elektrik dağıtımında teknik ve ticari kayıp oranının oldukça yüksek olduğu ve dağıtım hatlarındaki verimsizliğin bedelinin faturalara yansıdığı bilinen bir gerçektir.  

YENİLENEBİLİR ENERJİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ

Maliyetin ötesinde sanayimiz açısından bir diğer sorun da enerji arzında devamlılıktır. Türkiye dünyada enerji talebi en hızlı artan ülkelerden biridir. Enerji talebi hızla artarken, iç üretimin yetersiz olması nedeniyle enerjide dışa bağımlılık artırıyor. Dünyada en yaygın kullanılan enerji kaynakları olan petrol ve doğal gaz açısından fakir sayılabilecek Türkiye, enerjide net ithalatçı konumunda bir ülkedir. Enerji tüketimimizin %70’inden fazlası ithalatla karşılanıyor ve enerji ithalatı için ödediğimiz fatura her geçen yıl artıyor.
Akılcı enerji politikaları, enerji üretiminde ve tüketiminde kullanılan kaynakların çeşitlendirilmesini zorunlu kılıyor. İthalatta da kaynaklar mutlaka çeşitlendirilmelidir. Türkiye önümüzdeki dönemde, yurtiçi enerji üretimini geliştirmeye ve enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye yönelik çalışmaları hızlandırmalıdır. Ülkemiz petrol ve doğal gaz açısından fakir olsa da rüzgar, güneş ve jeotermal gibi alternatif enerji kaynakları açısından zengindir. Bu zenginlikten mutlaka daha iyi yararlanılabilmelidir. Bunun için içerde yatırımların artması şart. Fosil yakıtlar; yüksek maliyetleri, tükenme riski taşımaları ve özellikle de küresel ısınmaya olumsuz etkileri nedeniyle tartışmalı hale geldi. Tüm dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına ilgi arttı. Ülkemiz de yenilenebilir kaynakları ihmal etmemelidir. Son dönemde özellikle rüzgar başta olmak üzere, alternatif enerji alanlarındaki yatırımlarda canlanma söz konusu.

KAT EDİLMESİ GEREKEN UZUN BİR YOL VAR

Yapılması gereken bir başka şey ise enerji verimliliği ile ilgili çıkan kanun ve yönetmeliklerin özenle uygulanması ve enerjinin daha verimli kullanılmasının yaygınlık kazanmasıdır. Ülkemizde kullanılan enerji temel olarak, sanayi, konut, ulaşım ve çevrim sektöründe kullanılmakta olup, bunun büyük çoğunluğu sanayi sektöründe kullanılıyor. Dolayısıyla sanayi sektörü, yüksek enerji tüketimi ve maliyeti açısından enerji tasarrufu çalışmalarında öncelikli sektörlerden biridir. Ülkemizde tüketilen toplam enerjinin %35-40 arasında değişen bir oranı, sanayide kullanılıyor.
Bu nedenle enerji tasarrufu ve maliyetler açısından sanayideki yapı önem taşıyor. İyi organize olmuş bir sanayi tesisinde enerjinin verimli kullanılmasıyla satın alınan enerji miktarında önemli ölçüde azalma oluyor, maliyetler düşüyor ve karlılık payı artıyor. Bir birim ürün için Japonya’da 1 birim, AB’de 2 birim, ülkemizde ise 4 birim enerji tüketiliyor. Bu karşılaştırma, sanayide enerjiyi daha verimli kullanmamız gerektiğini ve bu anlamda daha kat etmemiz gereken epey mesafe olduğunu ortaya koyuyor.

MALİYET YÜKÜ TAŞINABİLİR BOYUTLARA ÇEKİLMELİ

Ülkemizde enerjinin verimli kullanılmasına dair ‘Enerji Verimliliği Kanunu’ 2008 yılında çıkarıldı. Ayrıca ‘Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik’ de aynı yıl içerisinde hazırlandı. Bu kanun ve yönetmelik çerçevesinde enerji kullanımına yönelik olarak sanayi sektörünün yapması gerekenler de sıralandı. Sanayide kullanılan enerji türlerinden en önemlileri elektrik ve doğal gazdır.  Elektrik enerjisi üretimde hemen her aşamada kullanılıyor, doğalgaz ise özellikle fırınlarda ve buhar üretiminde tercih ediliyor. Sanayide enerji verimliliğinin artırılması özellikle demir çelik, cam, seramik, çimento, tekstil, petrokimya ve gıda gibi enerji yoğun sektörlerimiz açısından önem taşıyor. Sanayide kullanılan ekipmanlar içerisinde özellikle elektrik motorları kullandıkları elektrik gücü açısından ilk sırada yer alıyor. Bu çerçevede, verimsiz motorların daha verimli olan muadilleri ile değiştirilmesi hem enerji verimliliğini artıracak hem de orta vadede maliyetleri olumlu etkileyecektir.
Sanayide otomasyon dahil olmak üzere enerji verimliliğine giden yolda en büyük engel verimlilik, yatırımlarının sanayiciye ciddi bir maliyet yükü getirmesidir. Bu maliyetleri sanayimiz açısından taşınabilir boyutlara getirecek finansal destek mekanizmaları devreye girdiği takdirde, sanayide enerjiyi daha verimli kullanmaya dönük yatırımlar hız kazanacaktır. Esasen hem Avrupa Birliği Çevre müktesebatına uyum hem de Kyoto Protokolü çerçevesinde bu yönde bir yeniden yapılanma ve dönüşüm süreci kaçınılmaz olarak gündeme gelecektir. Bu dönüşüm sürecinde üstlenilmesi gereken maliyeti rekabet gücünü zayıflatmadan, taşınabilir boyutlara çekecek çalışmaların şimdiden başlatılması gerekiyor.    
Sonuç olarak; büyük bir verimlilik potansiyeli olan sanayi sektöründe en başta yapılması gereken enerjinin daha verimli, dolayısıyla az kullanılmasıdır. Özellikle KOBİ’lerin bu alana ilgisini yönlendirecek, bilgilerini arttıracak ve onlara doğru ve uygun maliyetli finansmana sahip EVD firmalarına yönlendirilmelerini sağlayacak mekanizmanın oturtulması gerekiyor. İstanbul Sanayi Odası’nın özellikle seminer ve eğitimleriyle sanayicilerimize bu hedefler doğrultusunda hizmet vermeye yönelik çalışmaları devam ediyor.


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz