Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Tıbbi atıkta ayrıştırma düğümü çözüm bekliyor

Tıbbi atıkların doğru ayrıştırılmasının bertaraf edilmesinden daha önemli bir konu olduğunu belirten Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çevre Yönetim Birimi Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bağdatlı, nelerin tıbbi atık kapsamına alınıp alınmayacağının belirlenmesi için Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve uzman öğretim üyelerinden oluşan bir komisyon kurulması gerektiğini söylüyor. Bağdatlı, ayrıca Çevre Yönetim Birimi kurmanın tüm sağlık kuruluşları için zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.




yasar_bagdatli_cerrahpasaTürkiye’nin en eski eğitim kurumu olan İstanbul Üniversitesi’nin ilk tıp fakültesi olma özelliğini taşıyan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, şimdilerde ise modernize edilmesiyle gündemde. Yeniden yapılarak daha modern ve çağdaş bir yapıya kavuşturulacak olan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, aynı zamanda Türkiye’nin en önemli araştırma ve tıp merkezlerinden biri. Hem Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin hem de Türkiye’deki sağlık kuruluşlarının enerji stratejileri ve atık yönetimlerine ilişkin sorularımızı cevaplandıran Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çevre Yönetim Birimi Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bağdatlı, sağlık kuruluşları açısından enerji verimliliği alanında kat edilmesi gereken daha çok yol olduğunu söylüyor. Tıbbi atıkların ise, tehlikeli ve tehlikeli olmayan şeklinde incelenmesi gerektiğini vurgulayan Bağdatlı, bu kapsamda Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile konusunda uzman üniversite öğretim üyelerinden oluşacak bir komisyon kurulması gerektiğinin altını çiziyor. Bağdatlı, “Dünya Sağlık Örgütü ve İnsan Hakları Komisyonu 2011 yılı verilerinde sağlık kuruluşları için en riskli atık oranını -20 olarak bildiriliyor. Şimdi düşünelim; mühendislik, eczacılık, kimya, orman ve veterinerlik fakülteleri, Adli Tıp Kurumu daha mı az tehlikeli atık üretiyor? Bu kapsamda sadece sağlık kuruluşlarını tehlikeli atık kapsamı içine almak büyük bir eksikliktir. Eğer çevreyi korumak istiyorsak, mutlaka bu tanımlamaların yeniden gözden geçirilmesi gerekir” diyor.
Yine Çevre Kanunu kapsamında kurulması zorunlu hale getirilen Çevre Yönetim Birimi tanımının yeniden gözden geçirilerek kapsamının genişletilmesi gerektiğine işaret eden Bağdatlı, “Yalnızca 20 yatak ve üzeri sağlık kuruluşları tanımlaması çok eksik kalmaktadır. Bunun yerine; laboratuvarı olan ve atık üreten tüm kuruluşlara Çevre Yönetim Birimi kurma zorunluluğu getirilmelidir” diyor.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin yıllık veya aylık enerji tüketim miktarı hakkında bilgi verir misiniz?
Her alanda olduğu gibi sağlık kuruluşlarının da olmazsa olmazlarından birisi enerjidir. Hastanelerde enerjinin başlıca kullanım alanları; tanı ve tedavi amaçlı olarak kullanılan cihazlar, ısıtma ve soğutma sistemleri, jeneratörler, asansörler, aydınlatma, temizlik işleri, otoklav ve güvenlik kabinleridir. 2012 yıllında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin elektrik tüketimi 17 milyon 786 bin 823,170 kWh olarak gerçekleşti. Yine aynı dönem için 3 milyon 195 bin 24 m3 doğal gaz tüketildi. 2012 yıllında ambulans ve jeneratörler için kullanılan mazotun tüketiminin rakamsal karşılığı ise 40 bin TL’dir. Fakültemizin tüm birimlerinde tüketilen su miktarı 2012’de 564 bin 787 m3 oldu.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi de dahil sağlık kuruluşlarımızın mimari projesi uzmanlar tarafından değil, genel inşaat kriterlerine uygun olarak yapılmıştır. Son birkaç yıldır yapılar yeşil bina kriterlerine göre plan ve dizayn ediliyor olsa da, hastane mimarisinde uzman elemanların denetimde yer almadığını görüyoruz. Bu alanda yapılması gereken en önemli iş, kentsel dönüşüm sürecinde sağlık kuruluşlarının mutlaka hastane mimarisi uzmanlarınca planlanması ve denetimden geçirilmesidir.

VERİMLİLİK DEĞİL UCUZLUK ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye’deki hastane ve sağlık kuruluşları enerji verimliliği konusunda nasıl bir noktada? Enerji tasarrufunun artırılması için hangi adımlar atılmalıdır?
Enerji tasarrufu konusunda bireylerin veya STK’ların çabasından öte, devletin sağlık kuruluşlarının dizayn ve mimarisine bazı mecburiyetler getirmesi gerekir. Sağlık Bakanlığı’nın yeni yapılan ve halen yapılmakta olan birçok hastanelerinde bürokratik engeller ve ihale sürecinde yüklenici firmaların keyfi uygulamalarına muhatap kaldığını görüyoruz. Bu noktada Maliye Bakanlığı, fiyat ucuzluğu kriteri yerine, çevre ve insan sağlığına uygun alanlardan seçilme şartını getirmelidir.
A’dan G’ye kadar sıralanan sağlık kuruluşlarında enerji kullanım alanları arasında ön sırada ameliyathane, yoğun bakım ünitesi ile radyolojik tanı ve tedavilerin yapıldığı alanlar yer alıyor. Bu alanlarda aynı zamanda buhar jeneratörleri aracılığıyla otaklavlama yöntemi kullanılarak sterilizasyon yapılmaktadır. Yeşil bina kriterlerine uygun projelendirme ve yapılaşma olmaması, kışın ve yazın aşırı enerji kayıplarına sebep olmaktadır.
Sağlık kuruluşlarında kullanılan tüm cihazlar A sınıfı ve ekonomik olanlardan seçilmelidir. Biyomedikal kurumunun oluşturulmasındaki esas amaç, çalışanı ve çevreyi koruyan türden cihazları seçmek veya mevcut cihazları bu özelliğe kavuşturmaktır. Oysa bugün uygulanan satın alma kriterlerinde ucuzluk ilkesi öne çıkmaktadır. Sağlık kuruluşlarında ısınma merkezi olmalı, yerine göre kuru hava oluşması da engellenmelidir. Soğutma işlemi mümkün olduğunca lokal ünitelerden oluşmalıdır. Laboratuarlarda kullanılan güvenlik kabinleri enerji tasarrufu yanında, çalışanı ve çevreyi korumak açısından A sınıfı Class II olanlardan seçilmelidir. Temizlik için kullanılacak cihazlar filtratif ve emici olmalıdır, üfleyici olanlar kesinlikle kullanılmamalıdır.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde satın alınacak cihazlar veya kitler Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çevre Yönetim Birimi’ndeki uzmanların onayından geçirilerek alınıyor. CTF ve İstanbul Tıp Fakülteleri binalarının yeniden yapılanma sürecinde enerji tasarrufu konusuna büyük önem veriliyor. Mevcut hastane binalarına strafor ile giydirme yapılması çevre mühendisliğince hasta bina sendromu açısından önemle üzerinde durulan bir konu.

Hastanelerde atıkların doğru bertarafı ve geri kazanımının önemi nedir? Türkiye’deki hastaneler atıklarını nasıl yönetiyor?
Hastanede atıkların doğru bertarafı değil, doğru ayrıştırılması önemlidir. Ülkemizde her hastanenin kendi atıklarını kendi alanları içinde bertarafa kalkışmaları oldukça tehlikeli bir iştir. Yerleşim merkezleri içinde yer alan 300-500 yataklı bir hastaneyi düşünecek olursak, yakma sonucu oluşacak baca gazları ve oluşacak kokular gerek çalışan ve gerekse çevre açısından son derece rahatsız edici hatta sağlığı tehdit edici olabilir. En uygun olanı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan lisanslı bertaraf firmalarından hizmet almaktır. Kurulacak bertaraf tesislerinin bakımı ve yönetimi özel eğitim gerektiren bir iştir. Bir diğer önemli konu da atıkların bertarafında birinci derecede muhatap olarak belediyelerin gösterilmesidir. Bu doğru bir uygulama değildir. Çünkü her belediye evsel, tıbbi ve tehlikeli atığı bertaraf edecek güç ve kapasiteye sahip değildir. Kanımca atık bertaraf ihalelerine nasıl ki, birçok kuruluş katılıyor, belediyeler de ihaleye katılmalı ve taraf olarak yer almalıdır. Yani belediyeler de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırma zorunluluğuna tabi tutulmadır. Atıkların enerjiye dönüşümü ancak sözleşme ile verilen lisanslı firmalar aracılığıyla yapılabilmektedir. Firmaların bu amaca yönelik çalışıp çalışmadıkları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilgili kuruluşlarınca kontrol edilmelidir.
Türkiye’de tıbbi atık yönetimi gün geçtikçe iyiye doğru gidiyor. Bunun en önemli sebebi ise sağlık çalışanları ile çevre görevlilerinin oluşturduğu birlikteliktir. Bu konuda eğitimler sıklaştırılmış çevre görevlileri ile sağlıkçıların diyaloğu düzenlenen çeşitli toplantılarla seviyeli bir hale getirilmiş durumda. Öncelikle bu iki farklı grubun aynı
amaca yönelik farklılıkları düzenlemeleri ister istemez bir zaman almaktadır. Biz CTF olarak genel ve nokta eğitimleri vermek suretiyle tıbbi atık yönetimini Çevre Yönetim Birimi aracılığıyla disipline etmiş durumdayız. Ayrıca tıp fakültelerinde 1. ve 5. sınıflarında müfredat programında 4 saatlik sağlık kuruluşlarında çevre yönetimi başlığı altında zorunlu dersler koymayı planlıyoruz. Hastalar, hasta refakatçileri ve ziyaretçilere yönelik afişler bastırmak suretiyle el kitapçıkları hazırlıyoruz.

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz