Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Yerli PV modül üreticileri yerli katkı payında revizyon bekliyor

Yerli fotovoltaik (PV) güneş modülü üreticileri, Uzakdoğu menşeli kalitesiz ürünlere karşı yerli sanayinin korunmasını ve ‘yerli katkı payı’ teşvikinin işlevsel hale getirilmesini istiyor.




gunderPV modül üreticisi yedi yerli firmanın sahip ve üst düzey yöneticileri, 5 Haziran günü Ankara’da önce Bakanlık yetkililerine, daha sonra da Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) ile birlikte düzenledikleri basın toplantısında beklentilerini aktardılar.
Solar Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Özberk, basın toplantısındaki konuşmasında, güneş enerjisi alanında yatırımların 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden uzun süre sonra da olsa başlamak üzere olduğunu anımsatarak, “Güneş santralleri, önümüzdeki süreçte giderek artan sayılarıyla ülkemizde önemli bir sektör yaratacaktır. Buna yönelik gündemde olan gerek ‘lisanssız üretim’ yatırımlarında, gerekse de 600 MW’lık lisanslı yatırımlarda yerli PV modüllerin kullanımının teşvik edilmesi; hem kalite standartlarının tutturulması, hem de ilerde oluşabilecek sorunları çözecek muhatap bulunması bakımından önemli faydalar sağlayacaktır” dedi.
Güneş enerjisinden elektrik üretimine gelecek üç yıl içerisinde 2 milyar Avro’luk bir yatırım beklendiğini, bu yatırımların ülkeye hiçbir engelle karşılaşmadan girmeye devam eden niteliksiz Uzakdoğu modülleriyle yapılmasının onarımı olanaksız sorunlar yaratacağını belirten Özberk, “Şu an bu niteliksiz ürünlerin ülkeye girişini önleyecek hiçbir kontrol mekanizması,  hiçbir kısıtlama, hiçbir standart bulunmuyor. İstenilen ürün gümrüklerimizden çok rahatlıkla geçirilebiliyor. Hatta daha önce Avrupa’da monte edilmiş, fakat gerekli garantiyi karşılamadığı için sökülmüş paneller dahi ülkemize giriyor. Beklentimiz, GES yatırımcıları ve toplum sıkıntıya düşmeden gerekli önlemlerin bir an önce alınmasıdır” diye konuştu.

ÇİNLİ ÜRETİCİLERİN TEK PAZARI OLACAĞIZ!  
Konuyla ilgili beklentilerini Bakanlık yetkililerine aktardıklarını ve ümitli olduklarını belirten Özberk şöyle konuştu: “GES projelerinde kullanılan ürün için dünyada yaklaşık 25 yıllık bir performans garantisi veriliyor. Bizde de aynı garantinin geçerli olması lazım. Ancak 5-10 yıl sonra bir sıkıntı doğduğunda bu Uzakdoğu firmasının yerinde olup olmayacağı dahi belli değil. EPS (Mühendislik, Temin ve İnşaat) Sözleşmesi kapsamında iş yapan bir müteahhit veya bir uygulayıcı firma, kullanacağı Çin malı modülde ilerde bir sorun çıktığında bu nasıl onarılacak, yaşanabilecek ihtilaf nerede ve nasıl giderilecek? Ve bu bedeli kim ödeyecek? Avrupa bu sıkıntıyı yaşadı, bedelini de ağır ödedi. 100’e yakın Avrupalı firma bu yüzden batmış durumda. O nedenle Avrupa ülkeleri - DTÖ’ye üye olmalarına rağmen – Çin ürünlerine Ağustos ayına dek 11.8 euro cent,  Ağustos’tan itibaren de 47 euro cent gümrük vergisi koydular. Benzer bir önlemi ABD de aldı. Biz ise bunu yapmıyor, yapamıyoruz. Türkiye Gümrük Birliği’ne dahil ama Avrupa Birliği üyesi değil. Bu durumda Avrupa’nın engellediği Çin ürünlerinin tek pazarı biz olacağız. Avrupa geç de olsa önlem almaya yönelirken biz Türkiye olarak bırakın o tür bir önlemi, gelen paneli nasıl kontrol edeceğimize dahi karar vermiş değiliz. Şu günlerde GES’lerle ilgili ihaleler başlayacak ve özel satışlar da söz konusu olacak. Hayata geçirilecek bu yatırımlarda, eğer Uzakdoğu çıkışlı modüllere karşı hala önlem alınmamışsa,  sırf maliyet avantajına bakılarak onlar tercih edilecek. Bugün bu alanda sayısı 12-13’ü bulmuş ve ürünlerine kalite güvencesi verebilecek durumda olan yerli üreticiler olarak, konuyla ilgili beklentilerimizi Bakanlık yetkililerine ayrıntılı olarak aktardık.”

YERLİ İŞÇİLİK VE YATIRIM DA HESABA KATILSIN!
Elektrik üretim tesislerinde kullanılan ürünlerdeki “yerli katkı payı” oranları hesaplanırken tüm hammadde girdileri hesaplandığı halde, PV modül üretimindeki en temel iki girdi olan işçilik ve yatırım maliyetinin hesaba dahil edilmediğini, o nedenle üretmekte oldukları PV güneş modüllerinin “yerli” sayılmadığını, dolayısıyla yerli katkı teşvikinden yararlanamadığını belirten Özberk, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Yusuf Yazar ile görüşmelerinde bu konuyu da gündeme getirdiklerini söyledi. Sektörün Türkiye’de yeni olmasından dolayı üretimde kullanılan hammadde kaynakları bakımından şu an %45 dolayında “yerli” olduğunu ifade eden Osman Özberk, Türkiye’de halen üretimi yapılmayan hammaddelerin birkaç yıl sonra üretilir hale geleceğini, o güne dek yerli sanayiyi destekleyecek bir düzenleme beklentisi içinde olduklarını kaydetti ve şöyle konuştu:
“Sektörümüz yeni olduğu için hammaddelerde yerli üretim yok, ama birkaç yıl içinde oluşacak. Fakat yasada öngörülen yerli katkı payı teşviki, yerlilik oranının 0 olmasıyla mümkün. Sıkıntımız, ürünlerimizin şu anda 0 ‘yerli’ ürün olmaması. Oysa yapılan ilk düzenlemede eğer bir ürün burada yapılıyorsa ‘yerli’ sınıfta kabul ediliyordu. Daha sonra yapılan düzenlemeyle, ürün içindeki bileşenlerle ilgili yüzde oranları verildi. Yerli katkı payının hesaplanmasında, üründe kullanılmış olan cam, alimünyum çerçeve, arka örtü, kablo, bağlantı kutusu gibi ekipmanlar esas alındı ve bunların oranları belirlendi. Bunlardan cam ve alimünyumu Türkiye’den temin edebiliyoruz. Ama diğer üçünün Türkiye’de üretimi olmadığı için benim panelim ‘yerli’ sınıfına girmiyor. Modül üretiminin ‘yerli’ işçilik ve yatırım bedeli de hesaplamaya dahil edilmediğinden, GES yatırımlarında yerli modül kullanacak yatırımcıların hiçbiri ‘yerli katkı payı’ için gerekli oranı tutturamıyor. O nedenle, yatırımcının makine hattını kurmuş olması ve işçilik katkısını da dikkate alan yeni bir düzenlemenin acil olarak yapılmasını, böylelikle yerli modül üreticileri ve kullanıcılarının mağduriyetinin giderilmesini bekliyoruz.”

TEST SONUÇLARI İBRET VERİCİ
Gazioğlu Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gazioğlu da “yerli” katkı payı oranı hesaplanırken yerli işçilik ve yatırım bedelinin hesaplamaya dahil edilmesini istediklerini, bu durumda yerli katkı payı teşvikinin işlevsel hale geleceğini dile getirdi. Gazioğlu, ürünü oluşturan bileşenlerin tümünün Türkiye’de üretileceği güne dek, laminasyon ve montajın “Türkiye’de kurulu bir tesiste”, “yerli işgücüyle” yapılmasının ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi. Türk modül üreticisi firmaların Uzakdoğu şirketlerinin ciddi baskısı altında olduğunu yineleyen Gazioğlu, Çin menşeli modüller üzerinde yaptıkları testlerde bunların kalite düzeyiyle ilgili ibret verici sonuçlar elde ettiklerini belirterek şunları söyledi: “100 watt diyerek satılmış Çin’den gelme bir panelin gerçek gücünün, yaptığımız testte 84 watt olduğunu görüyoruz. 100 watt parasıyla alıyorsunuz, 84 watt çıkıyor; yani panelin ederi o değil. Düşünebiliyor musunuz, bizim Türkiye’de ürettiğimiz panelin fiyatı  %20 yüksek diye tercih edilmiyor, ama Çin çıkışlı 84 watt’lık bu panel, 100 watt bedeli ödenerek ithal ediliyor!”
Selim Gazioğlu, Uzakdoğu ürünü bir başka panelin iç görünüşü ile ilgili ‘röntgen’ görüntüsü göstererek, güneş hücresi üzerindeki yoğun lekelere işaret ediyor ve şunları söylüyor: “Screen printing işlemi çok kötü yapıldığı için oluşmuş bu gölgelenmeler. Bu modül söz konusu gölgelenmelerin olduğu noktalarda hiç elektrik üretmez. Hücrenin %8.5’i bu şekilde olursa bütün panelde %2.5 elektrik kaybı olur.”

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz