Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
Engin Kuzucu: Enerjide bağımlılıktan kurtulmanın çözümü Türkiye'nin rüzgarlarında

Türkiye'de kurulan rüzgar enerjisi santrallerinin yarısının taşıma ve montaj operasyonlarını gerçekleştiren Hareket'in Genel Müdürü Engin Kuzucu, rüzgar enerjisinde ülkenin sahip olduğu büyük potansiyelin çok daha hızlı ve verimli bir şekilde değerlendirilmesiyle birlikte enerjide dışa bağımlılığının büyük ölçüde azalacağını kaydediyor. 




engin_kuzucuKuzucu, rüzgar enerjisinin güvenilir olması, zamanla fiyatının artma riski olmaması, bakım ve işletme maliyetlerinin düşük olması, tükenme sorunu olmaması ve istihdam yaratması sayesinde her bakımdan 
kazançlı ve verimli bir yatırım olduğunun altını çiziyor.
Proje taşımacılığı ve yük mühendisliği alanında Türkiye'nin lider kuruluşu Hareket'in Genel Müdürü Engin Kuzucu, ciddi anlamda rüzgar potansiyelini olan Türkiye'nin bu alanda şanslı bir ülke olduğuna değinerek, ülkede en iyi rüzgar kaynağı alanlarının kıyı şeritleri, yüksek bayırlar, açık alanlar ve dağların tepe bölgelerinde bulunduğunu belirtiyor. Açık alan çevrelerinde en şiddetli yıllık ortalama rüzgar hızlarının Batı kıyıları boyunca, Marmara Denizi çevresinde ve Antakya yakınında küçük bir bölgede yer aldığını ifade eden Kuzucu, orta şiddetteki rüzgar hızı ve rüzgar güçlerine sahip olan bölgelerin ise Türkiye'nin orta kesimlerinde yer aldığını belirtiyor. 
Kuzucu, Türkiye'nin rüzgar santralleri atlasına bakıldığında Marmara Bölgesinde Balıkesir, İstanbul ve Çanakkale, Ege Bölgesinde İzmir ve  Manisa, Doğu Akdeniz'de ise Antakya çevresinin öne çıktığını ifade ederek, yer seviyesinden 50 metre yükseklikteki rüzgar potansiyelleri incelendiğinde Ege, Marmara ve Doğu Akdeniz bölgelerinin yüksek potansiyele sahip olduğunu dile getiriyor.
 
Rüzgar santrallerin yarısını taşıdı ve monte etti 
Rüzgar enerjisi başta olmak üzere enerji sektörüne yönelik yoğun çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Kuzucu, şu ana kadar Türkiye’de gerçekleştirilen rüzgar enerji yatırımlarının yaklaşık yüzde 50’sinin Hareket tarafından taşınarak montajının yapıldığını kaydediyor. Rüzgar enerji yatırımcılarına anahtar teslim hizmet sunduklarını ifade eden Kuzucu, mevcut durumda aynı anda yedi rüzgar enerji santrali şantiyesine taşıma, vinç ve montaj hizmeti verebilecek kapasiteye sahip olduklarını belirtiyor. 
 
Diğer yandan, bu alanda elektrik ve mekanik montaj ekiplerini de kurduklarını söyleyen Kuzucu, ağırlıklı olarak Marmara ve Ege Bölgelerinde birçok enerji santrali projesinde görev aldıklarını, ayrıca yurtdışında Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Gürcistan, Ukrayna, Rusya, Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, İran, Katar, Suriye, Libya, Suudi Arabistan, Ürdün ve Yemen‘de önemli projelerde yerli ve yabancı şirketlere hizmetler verdiklerini kaydediyor. 
 
Rüzgar Türkiye için her bakımdan kazanç
Rüzgar enerjisinin Türkiye ve dünya açısından birçok getirisi olduğuna değinen Kuzucu, öncelikle temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olan rüzgarın karbon emisyonu ve çevre kirliliği yaratmaması nedeniyle temiz çevre açısından büyük bir fırsat olduğunu belirtiyor. Kuzucu, rüzgar gücünden elektrik üretiminin ekonomik değer yaratmasının yanı sıra ekolojik dengenin bozulmadan korunmasına da yüzde 100 olumlu katkı sağladığını ifade ediyor.
Rüzgar enerjisi santrallerinin dışa bağımlılığı ortadan kaldıran, hammadde sıkıntısı olmayan, doğaya ve insan sağlığına zarar vermeyen ve kurulum bakımından az yer gerektiren tesisler olduğuna dikkat çeken Kuzucu, bununla birlikte kaynağının güvenilir olması, zamanla fiyatının artma riski olmaması, bakım ve işletme maliyetlerinin düşük olması, tükenme sorunu olmaması ve istihdam yaratması sayesinde her bakımdan kazançlı bir yatırım olduğunun altını çiziyor. Kuzucu ayrıca, rüzgar enerjisi ile üretilen elektrik enerjisinin, yenilenebilir enerji olması nedeniyle Kyoto Protokolü uyarınca desteklendiğini ve teşvik edildiğini de kaydediyor.
 
Türkiye Avrupa'nın en önemli rüzgar pazarı
Türkiye'deki mevcut proje stoğunun 4200 MW olduğu ve ülkenin 2023 ulusal hedefi olan 20 GW rüzgar enerjisi kapasitesiyle Avrupa'nın en önemli rüzgar pazarı olduğuna değinen Kuzucu, Türkiye'nin kendi bölgesinde bir enerji üssü haline gelmiş olmasının ülkedeki yatırım fırsatlarının şekillenmesinde de önemli rol oynacağını belirtiyor. 
Türkiye'de rüzgar enerjisi kurulu gücünün artmasının dışa olan enerji bağımlılığının büyük ölçüde azalması anlamına geldiğini söyleyen Kuzucu, sektörün gelişimiyle aynı zamanda yeni istihdam alanlarının oluşacağını, bu nedenle rüzgar enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji sektörüne yönelik politikaların hız kazanmasının büyük önem taşıdığını da sözlerine ekliyor.   
 

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz