Enerji Dergisi Facebook Enerji Dergisi Twitter Enerji Dergisi RSS
EPDK Başkanı: Sektörün sorunlarını Ar-Ge yatırımlarıyla çözebiliriz

Kurum olarak Ar-Ge alanında yapılan çalışmalara büyük önem verdiklerini, bu alanda atılan her adımı, yapılan her harcamayı Türkiye’nin geleceğine yapılmış yatırım olarak gördüklerini belirten EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, “Elektrik ve doğalgaz sektörlerimizdeki mevcut sorunların çözümü, yeni teknolojilerin kullanılmasını gerektiriyor. Yeni teknolojiler ise Ar-Ge ile geliştirilebiliyor” dedi. 




mustafa_yilmaz_epdkElektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER)’in ilkini Nisan ayında gerçekleştirdiği Ar-Ge Çalıştayı’nın ikincisi, Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği Derneği (GAZBİR) işbirliğiyle 30 Kasım’da Ankara Bilkent Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Üniversiteler ve teknoloji şirketleri ile elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketleri arasında iletişim ve işbirliğini artırmak amacıyla düzenlenen Çalıştay’da her iki taraftan çok sayıda temsilci yanında, kamu kesiminden konuyla ilgili çok sayıda bürokrat da hazır bulundu. Elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinin Ar-Ge projelerine yönelik ihtiyaçlarını somut olarak ortaya koymaları, bu alanda çalışma yapan şirket ve üniversitelerin ise projelerini sektör temsilcilerine doğrudan aktarabilmeleri amacıyla, büyük bölümü “ikili görüşmeler” şeklinde organize edilen Çalıştay’ın açılış oturumunda konuşan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, kurum olarak Ar-Ge alanında yapılan çalışmalara büyük önem verdiklerini, bu alanda atılan her adımı, yapılan her harcamayı Türkiye’nin geleceğine yapılmış yatırım olarak gördüklerini belirterek şunları söyledi: 
“Kriz dönemlerinde bile gelişmiş ülkelerin Ar-Ge alanında yapılan yatırımlarını korumaya çalıştığı hepimizin malumudur. Bu alana gerekli kaynağı aktaran ülkelerin son yıllarda gösterdiği gelişimi de göz ardı etmemek gerekiyor. Ar-Ge çalışmalarından ödün vermeyen ülkelerin refah seviyesinde yaşanan artış; bu alanda yapılan yatırımların israf değil, ülke ekonomilerine değer katan faaliyetler olduğunu ispatlıyor. Bu yüzden Ar-Ge faaliyetlerinden taviz vermek -özellikle de enerji sektörümüz için- gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. Elektrik ve doğalgaz sektörlerimizdeki mevcut sorunların çözümü, yeni teknolojilerin kullanılmasını gerektiriyor. Yeni teknolojiler ise Ar-Ge ile geliştirilebiliyor.”
 
“BİZDE SERBESTLEŞME AR-GE’Yİ GERİLETMEDİ!”
Serbestleşme sürecini yaşayan birçok ülkede Ar-Ge harcamaların düşüş gösterdiğini, aynı şekilde özel şirketlerin Ar-Ge harcamalarında da artış olmadığının araştırma ve istatistiklerden takip edilebileceğini belirten Yılmaz, yeni teknolojilerin geliştirilmesi konusunda kimi endişeler belirmesine neden olan bu durumun Türkiye’de yaşanmadığının altını çizerek, “Ülkemizde Ar-Ge harcamalarıyla serbestleşme süreci arasındaki ilişkiye baktığımızda, biraz daha farklı bir durum olduğunu görüyoruz. Bizde serbestleşme sürecinin, özellikle mal ve hizmet üreten şirketlerde Ar-Ge harcamalarını tetiklediği görülüyor” dedi.  
Elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinin doğal tekel niteliğine sahip olmaları nedeniyle tarifelerinin düzenlemeye tabi olduğunu, dolayısıyla söz konusu şirketlerin yatırım ve işletme harcamalarının tarifeden karşılandığını hatırlatan EPDK Başkanı, “Bu şirketlerin daha iyi, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir faaliyet göstermeleri, yeni teknolojileri kullanmalarıyla mümkün. Bunun için de Ar-Ge yapmaları gerekiyor. Biz de EPDK olarak, dağıtım şirketlerimizin Ar-Ge faaliyetlerini destekliyoruz” diye konuştu. 
 
AKILLI ŞEBEKE PROJELERİ AR-GE BAŞVURULARINDA ÖN SIRADA
Mustafa Yılmaz, 2014 ve 2015 yıllarında Kurum’a yapılan Ar-Ge başvuruları arasında kabul görenlerin önemli bölümünün “akıllı şebeke” uygulamalarına dönük pilot projeler olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu durum yeni taleplerin karşılanabilmesi, yeni şebekelerin yapılabilmesi için daha fazla çaba sarf etmemizi gerektiriyor. Araştırma ve geliştirmeye verebilecek imkânlar ise, zorunlu olarak bağlantı taleplerine ve yenileme yatırımlarına ayrılıyor. Ancak ülkemizin gelişmesi ile birlikte dağıtım sisteminin de daha iyi bir sisteme ulaşmasını, yani büyürken gelişmesini, gelişirken etkin bir sisteme dönüşmesini sağlayabileceğimize inanıyorum. Hedeflerimiz çok nettir: Ülkemiz elektrik ve doğalgaz dağıtım sistemi altyapısının uluslararası kalite standartları düzeyine ulaştırılması, sistemin işletimine yönelik teknoloji geliştirilmesi, bilgi üretilmesi, yenilik yapılması,  yerlilik oranının, verimliliğin ve hizmet kalitesinin artırılması, kayıpların ve maliyetlerinin düşürülmesi. İşte bu hedefler doğrultusunda elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerine Ar-Ge bütçeleri tahsis ettik. 2014 ve 2015 yıllarında yapılan Ar-Ge başvurularından Kurumumuz Ar-Ge Komisyonu tarafından kabul edilen projelere bakıldığında bu hedefler doğrultusunda epey yol aldığımızı görüyoruz. Elektrik dağıtım sektörü ile ilgili Ar-Ge projelerini ele aldığımızda sistemin gelişmesi için kaçınılmaz olan akıllı şebeke uygulamalarına dönük pilot projeleri ön sıralarda görüyoruz. 
Kurum olarak, Ar-Ge kültürünün, Ar-Ge alışkanlığının sektöre kazandırılması için payımıza düşen görevi bu uygulama dönemi içinde yerine getirdik. Temmuz 2015 dönemine kadar geçen süre zarfında elektrik dağıtım şirketlerinin sunduğu 79 projeden 21 proje kabul edilmişken, sadece Temmuz 2015 döneminde 41 proje sunulmuş ve 20 adet proje kabul edilmiştir. Proje kabul oranı %27’den yaklaşık %50’ye yükselmiştir. Aynı şekilde doğalgaz dağıtım şirketlerinin önceki dönemlerde sunduğu toplam 14 projeden 3 tanesi kabul edilmişken, sadece Temmuz 2015 döneminde 10 proje sunulmuş ve 4 adet proje kabul edilmiştir. Proje kabul oranı %21’den %40’a yükselmiştir. Geçtiğimiz dönemde kabul edilen tüm projelerin yaklaşık maliyeti 33 milyon TL iken, bugün toplam miktar yaklaşık 48 milyon TL’ye ulaşmıştır. Proje kabul oranlarındaki artış eğiliminin önümüzdeki dönemlerde de süreceğine eminim. Şüphesiz kabul gören projelere aktarılan bütçeler de ülkemize büyüme olarak katma değer sağlayacaktır. 
Sık sık vurguladığım gibi sektörümüz ile diyalog ve işbirliğine büyük önem veriyoruz. Başkan yardımcılarımız, daire başkanlarımız, grup başkanlarımız ve uzmanlarımız sık sık sektör temsilcileri ile bir araya geliyor. Sorun ve beklentilerini not ediyor. Biz de bu beklentileri Kurul gündemimizi taşıyor ve gerekli kararları alıyoruz.”
Yılmaz, insansız hava araçlarının işletmede kullanılması, akıllı şehir - akıllı bölge pilot uygulaması vb. konularla ilgili Ar-Ge projeleri yanında, Kurum’a ulaştırılan sosyal sorumluluk temelindeki Ar-Ge çalışmalarının kendilerini son derece mutlu ettiğini söyledi. Örneğin göç yolları üzerindeki tesislere yönelik olarak, “hem kuşların hem de tesisin korunmasını” hedefleyen “sosyal sorumluluk” projelerinin Kurum’a ulaştırıldığını belirten EPDK Başkanı Yılmaz, “Bu tür projeleri görmek bizi gerçekten mutlu ediyor. Doğalgaz sektörüne baktığımızda ise deprem riskleri yönetim sistemi, uzaktan gaz kaçağı tespiti, boru hatlarında oluşması muhtemel hat hasarlarının ve boru ömürlerinin önceden tespit edilebilmesini içeren boru hattı bütünsel yönetimi gibi projeleri görüyoruz” dedi. 
 
DÜZENLEYİCİ YAKLAŞIM STRATEJİ BELGESİ’NDE SONA YAKLAŞILDI 
EPDK için yol haritası niteliği taşıyacak olan Düzenleyici Yaklaşım Strateji Belgesi’ne son şekli vermek üzere oldukları bilgisini veren EPDK Başkanı Yılmaz, Ar-Ge çalışmalarına da belgede özel bir yer ayrıldığını belirterek şöyle konuştu: “Ulusal bilim ve teknoloji stratejisi kapsamında ele alınan önceliklerin, enerji piyasalarının gelişimine yön verecek şekilde düzenlemelere uyumunu sağlamayı hedefliyoruz. Piyasa katılımcılarında teknoloji ve inovasyon kapasitesinin oluşturulmasının önünü açacak düzenlemeleri hayata geçireceğiz…Piyasa katılımcılarına operasyonel esneklik ile iş ve ürün geliştirme olanağı sağlayacak düzenlemeler için gerekli adımları atmayı sürdüreceğiz. Kısaca EPDK olarak AR-GE alanında üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz…Yeter ki sektörümüz de bu konuda gerekli adımları atsın… Tüketici memnuniyetini hedefleyen; kaliteli hizmet arayışının vazgeçilmezi olan AR-GE faaliyetlerinden taviz vermesin.” 
 
BİLENLE BİLMEYEN BİR OLUR MU?
Çalıştay’ın açılış oturumu konuşmacılarından bir diğeri de ELDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ceyhan Saldanlı idi. “Bilgi”nin tüm tarih boyunca “bilen insana” güç ve değer kattığını belirten Saldanlı, “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Elbette olmaz. Tarih bilenlerin önde geldiğini gösteriyor. Ülkeler arası yarışmada, savaşlarda, şirketler arası rekabette her zaman bilenler önde gelmiştir. İnsanoğlu 100 milyar hücreye sahip olan beyniyle dünyayı da yönetmektedir. Bu 100 milyar hücre birbirleriyle sürekli haberleşiyor ve yeni eserler yaratıyor. İnsanın diğer canlılardan farkı budur” dedi. 
Saldanlı şöyle konuştu: “İnsanoğlu haberleşmeyle birlikte beyinlerini de birbiriyle haberleştiriyor. Artık tek bir beyin değil, milyarlarca beyin, haberleşme sistemlerini kullanarak yeni ürünler yaratıyor. Sanki evren, sanki dünya, gelişmiş bir beyinle yönetiliyor. Ve bu beyin gittikçe daha da gelişiyor. Bu beyin geliştikçe bilim ilerliyor, internet bu beynin gelişmesini sağlayan harika bir haberleşme aracı... Ar-Ge faaliyetleri geliştikçe yeni eserler ortaya çıkıyor. Sektörümüz de üzerinde en fazla Ar-Ge yapılan alanlardan biri. Esasen kendisi Ar-Ge’nin bir ürünü. Ama gelişerek her gün yeni yetkinlikler ortaya koyuyor. Elektrik dağıtım sektörü olarak bu sektörde en fazla Ar-Ge’ye ihtiyacımız olan alanlardan birindeyiz. Paydaşların bir araya gelmesi, beyinlerin birleşmesi, uygun bir platform yaratıyor. Bugün burada yapmaya çalıştığımız şey de, beyinlerimizi, imkânlarımızı birleştirmek, yeni eserler ortaya koymak için gerekli platformu oluşturmaktır.”
Türkiye’nin Ar-Ge konusuna giderek daha çok önem verir hale geldiğini söyleyen Saldanlı, “Önde gelen ülkeler arasına girmek, hatta onları geçmek bizim için önemli bir hedeftir. Şahsen yönetimini yaptığımız şirkette de ben buna çok önem veriyorum. Sadece yurtiçinde değil, yurtdışında da Ar-Ge’ler yapıyoruz. ABD’deki bir üniversitede depolama üzerine çalışmamız devam ediyor. Bütün bunlar bize mutluluk veriyor, yolumuzu açıyor” diye konuştu. EPDK’nın da Ar-Ge konusuna büyük önem verdiğini hatırlatan Ceyhan Saldanlı, Avrupa’da bu konuya kaynak ayıran iki düzenleyici kurumdan birinin EPDK olduğunu vurgulayarak, “Ayrıca yönettiğimiz dernekler de bu işin bilincinde. Halen ELDER olarak uluslararası kaynak kullanarak iki tane proje yürütüyoruz. Biz bilincinde olduğumuz sürece başarıya ulaşacağımızdan şüphem yok. Herkesin de bu konuda elinden geleni yapması gerekir” dedi. 
 
İLK 10 EKONOMİ ARASINA GİRMEK İÇİN…
GAZ-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Arslan ise Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılına yönelik konmuş hedefleri yakalamak için ciddi çalışma yapmak gerektiğini belirterek, Ar-Ge çalışmalarının bu hedeflere ulaşmayı sağlayacak en önemli alan olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın ilk on ülkesi arasına girmek istiyorsa Ar-Ge’ye büyük önem vermesi gerektiğini söyleyen GAZ-BİR Başkanı Arslan, “Bu anlayışın temeli, yenilikçi, verimli ve rekabetçi yeni anlayışları ortaya koymaktır” dedi ve şöyle sürdürdü: 
“Dünyada Ar-Ge ve inovasyona büyük bütçe ayıran ülkeler, %3.5 gibi bir orana ulaşmış durumdalar. Örneğin Finlandiya ve Güney Kore bu orandaki harcamaları neticesinde bir refah payı yakalamış durumda. Ülkemizde ise 2004’ten yılında kişi başı 50 dolar olan Ar-Ge harcamaları bugün 200 dolarlara geldi, yani dört katlık bir artış söz konusu… Ar-Genin ve inovasyonun ne kadar önemli olduğunun anlaşılması üzerine ülkemizde bununla ilgili TÜBİTAK ve KOSGEB gibi enstrümanlar kullanılmaya başlandı. Ayrıca üniversitelerde öncelikli olmak üzere teknoparklar ve teknoloji transfer odaları teşvik edildi. Bu alanlar aslında bizler için yeterli olmamalı. Özellikle özel sektörün bunu yaygınlaştırmak için büyük çaba sarf etmesi gerekiyor. Dünyada GSMH’ları yüksek ülkelere baktığımızda, bunların son 15 yılda Ar-Ge harcamalarını üç kat dolayında artıran ülkeler olduğunu görüyoruz. Bizde de 2023 hedefi kapsamında özellikle özel sektörün ciddi çalışmalar yapması gerekmektedir. EPDK’mız 2023 hedefleriyle ilgili olarak 2011’de alınan karar sonrası enerji sektöründe düzenlemeye tabi olan dağıtım sektörü için birtakım çalışmalar yaptı ve iki yıldır uygulanan Ar-Ge bütçeleri oluşturuldu ve çalışmalar başlatıldı. Bu kültürü oluşturmadan bu tür çalışmalar yapmaya başlamanız hakikaten zor. Ona rağmen sektörümüz geçen yıl yavaş yavaş başladığı çalışmalara bu yıl biraz daha ivme kazandırarak devam edecektir.”
Doğalgaz dağıtım sektörü olarak “zaman” ve “veri yönetimi” konularının kendileri için son derece önemli olduğunu dile getiren Arslan, “Özelleştirmeyle birlikte zamanın önemi, tüketicinin zaman açısından daha hızlı hizmet istemesi ve buna dayalı olarak veri yönetimi çok önemli bir hal aldı. Bununla ilgili olarak dağıtım şirketlerimizin çok yoğun çalışmaları var. Bunları da Ar-Ge kapsamında değerlendirmemiz gerekiyor” diye konuştu. Doğalgaz sektöründe halen 46 adet tarifeli sisteme girmiş dağıtım şirketi olduğunu hatırlatan Arslan, “Bu şirketlerin şu andaki ortak ar-ge bütçesi 4.5 milyon TL/yıl gibi bir seviyededir ve bu şu an için yeterli seviye değildir. Ama önümüzdeki süreçte biz bu kültürü oluşturduğumuzda daha iyi şeyler yaşayacağımıza inanıyorum.” dedi.
Türkiye’de Ar-Ge’ye bakış açısında belirsizliğin egemen olduğunu da söyleyen Yaşar Arslan, bu konudaki değerlendirmelerini şöyle aktardı: “Ar-GE’yi genelde ‘yeni icat’ olarak görüyoruz. Bu bakış açısı, tek başına doğru bir bakış açısı değildir. Bazıları da Ar-Ge’yi sadece bilimsel çalışma olarak görüyor. Bu da tek başına doğru bir tanımlama değil. Kimileri ise bilimsel ve teknik bilgi birikimini artırmak için uygulamalar geliştirmek olarak bakıyor. Biz Ar-Ge’ye yeni ürün geliştirmek veya gelişmesine bilimsel altyapı oluşturmak anlamında katkı sağlamak olarak bakıyoruz. Bilgiyi ya da ürünü geliştirmek veya yenilemek olarak algılarsak, çok daha doğru olacağına, bu durumda çok daha iyi şeyler ortaya koyabileceğimize inanıyorum. Ar-Ge’nin insan yaşamıyla doğrudan ilgisi var, o yüzden bunu temel almamızda yarar var. Ülkemizin de gelişmesi, kalkınması, krizlerden etkilenmemesi ve verimlilik konusunda geliştireceği işlerde Ar-Ge’nin çok büyük önemi var. Dağıtım sektörü olarak bizler de ortak sistemler konusunda yürüteceğimiz çalışmalarda kaynakların israf edilmesinin önüne geçmeliyiz. Daha çok ortak Ar-Ge çalışması gerçekleştirmeliyiz. İyileştirmelerimizde, enerji verimliliği, tek tip şartname kullanımı konularında; teknik kayıplar, emisyonla/karbonla ilgili çalışmalar, talep tahmin yönetimleri, şebeke yönetimleri, varlık yönetimi ve ölçüm yönetimi gibi konularda ortak yürütülecek alanları bulup şirketler bazında birlikte yürütmeliyiz. Bu çalışmalar tabii ki üretkenliği artıracak, ürün geliştirme anlamında örnek işler ortaya konmasına vesile olacaktır. Öte taraftan, Ar-Ge yönetimi için Ar-Ge liderleri yetiştirmek çok önemlidir. Ayrıca ölçme, izleme ve değerlendirme konuları da Ar-Ge’de özellikle geliştirmemiz gereken konuların başında geliyor. Ölçme, izleme ve değerlendirme yapamayacağımız konularla uğraşmamamız gerekiyor.”
 
 

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz